Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/4524 E., 2025/4412 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4524 E., 2025/4412 K. (06.03.2025) – 6100 sayılı Kanun

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4524
Karar No
2025/4412
Karar Tarihi
06.03.2025
Konu
6100 sayılı Kanun, 6831 sayılı Kanun

8. Hukuk Dairesi 2023/4524 E. , 2025/4412 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/297 E., 2023/610 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/149 E., 2022/590 K. Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... San. Tic. A.Ş. vekili, davalı ... vekili ile davalı ... Un San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... San. Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... Un San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili 09.01.2019 havale tarihli dilekçesinde; Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi 1614 ada 2 parselle ilgili orman kadastrosu ve 2/B uygulamasının yapılıp 04.10.2012 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazın dava dilekçesine ekli krokide belirtilen kısımlarının orman tahdit sınırları içerisinde kalıp özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek, taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısmının tespiti ve tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmaz üzerindeki 3. kişi lehine olan şerhlerin terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sanayi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; öncelikle dava dilekçesindeki tüm taleplerin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve mezkur davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde kalmadığını, şayet davanın esasına geçilir ise keşif yapılarak söz konusu durumun açığa çıkarılacağını, ayrıca dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları şartlarını taşımadığını, orman kadastrosunun ilgili taşınmaza bu anlamda etkisi bulunmadığını, orman kadastrosunun ilgili taşınmaza bu anlamda etkisi bulunmadığını, kaldı ki müvekkilinin mevut haklarının koruması gerektiğini belirterek söz konusu davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kaydında hacizlerinin bulunması nedeniyle davanın müvekkili bankaya ihbar edildiğini, banka yönünden haksız olan davanın reddinin talep ettiklerini, iyiniyetli 3. şahıs konumundaki müvekkili bankanın alacağının tahsili amacıyla yapmış olduğu icra takip dosyasından gönderilen haciz müzekkeresi uyarınca konulan haczin tapu kaydına güven esasına dayalı olarak tesis edildiğini, dava konusu uyuşmazlığın müvekkiline yöneltilmesinin yerinde olmadığını, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığından reddinin gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatle davanın esasına girilerek tapu kaydının iptaline karar verilmesi halinde tapu kaydının iptali nedeniyle bir tazmin yapılması durumunda öncelikle müvekkili bankanın haczinin dikkate alınmasını belirterek söz konusu davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı ... Un Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, taşınmazın orman tahdit sınırlarında kaldığı iddiasını kabul etmediklerini, müvekkilinin ipotek hakkının korunması gerektiğini, davaya müvekkili şirketin sebebiyet vermediğini belirterek söz konusu davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı ... Türk Anonim Ortaklığı vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkili Banka'ya yönlendirilmesinin yerinde olmadığını, müvekkili yönünden haksız olan davanın reddini talep ettiklerini, iyiniyetli 3. şahıs konumundaki müvekkilinin, alacağının tahsili amacıyla yapmış olduğu icra takip dosyasından gönderilen haciz müzekkeresi uyarınca konulan haciz tapu kaydına güven esasına dayalı olarak tesis edilmiş olduğunu, talep zamanaşımına uğrağından reddinin gerektiğini, davanın esasına girilerek tapu kaydının iptaline kararı verilmesi halinde, tapu kaydının iptali nedeniyle bir tazmin/ödeme yapılması durumunda öncelikle bankalarının haczinin dikkate alınarak bankalarının zararının giderilmesini gerektiğini ileri sürmüştür. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, dava konusu taşınmaz kaydı üzerine haciz konulduğunu, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olduğunu, tapu kütüğünde davalı şirket adına kayıtlı taşınmaz üzerine haciz konulmasında müvekkili bankanın herhangi bir kusurunun söz konusu olamayacağını, müvekkil bankanın haczini etkileyecek bir karara varılsa bile müvekkil banka aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, zira davanın açılmasına müvekkili bankanın sebebiyet vermediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince 26.06.2019 tarihli ve 2019/47 Esas, 2019/296 Karar sayılı kararla verilen, davanın kabulüne dair kararın, davalı ... Sanayii Ticaret A.Ş vekili, ihbar olunan ... vekili ve ihbar olunan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ihbar olunan ... ve ... vekillerinin istinaf dilekçelerinin ayrı ayrı reddine, davalı ... Sanayii Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a.4 üncü maddesi gereği dava şartlarında görülen eksiklik nedeniyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin iade karar sonrası yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2020/177 Esas, 2020/264 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; hükme karşı, dahili davalı ... vekili, dahili davalı ... vekili ile dahili davalı ... Un San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2021/23 Esas, 2021/255 Karar sayılı ilamı ile davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Un Ticaret vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-a.6 ncı maddesi uyarınca ayrı ayrı kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ikinci iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... hükme esas alınan 03.03.2022 tarihli raporda, dava konusu Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi Kesecik mevkinde 1614 ada 2 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle işaretli 18.847,95 m²’lik ve B harfiyle işaretli 4.837,75 m²’lik kısımlarının orman sayılan arazilerden olduğunun anlaşıldığı, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağı, ormanlar üzerinde herhangi bir şerh konulamayacağı ..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi Kesecik mevkinde 1614 ada 2 parselde davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı taşınmazın 03.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle işaretli 18.847,95 m²’lik ve (B) harfiyle işaretli 4.837,75 m²’lik kısımlarının vaki tapu kayıtlarının iptali ile iptal edilen kısma dair tüm haciz-ipotek takyidatların terkini ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ... Sanayi Ticaret A.Ş vekili, dahili davalı ... vekili ile dahili davalı ... Un San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... çekişmeli 1614 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kaldırma sonrası yapılan keşif sonrası alınarak hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda (A) ve (B) rumuzuyla gösterilen kısımlarının kesinleşen tahdit içinde kaldığının yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporlarından anlaşıldığı, davanın kabulüne karar verilmesinde bir usul kanuna aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle, 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... Sanayi Ticaret A.Ş. vekili ile dahili davalı ... Un San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı ... Sanayii Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde: Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini, hakkaniyete ve maddi gerçekliğe aykırı hüküm tesis edildiğini, 03.03.2022 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve hükme esas alınabilecek mahiyette olmadığını, taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un aradığı orman tahdit sınırları şartlarını taşımadığını, müvekkilinin mevcut haklarının korunması gerektiğini, taşınmazın dört tarafının yol ve şahıs arazilerinden oluştuğunu, dört tarafının orman sayılmayan yerlerden olduğu için bu taşınmazın orman sayılmasının bilirkişi raporunu kendi içinde çelişkili hale getirdiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. Dahili davalı ... Un San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde: davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığını kabul etmediklerini ve taşınmazın orman vasfı taşımadığını, taşınmazın dört tarafının yol ve şahıs arazilerinden oluştuğunu, dört tarafı orman sayılmayan yerlerden olan taşınmazın orman sayılmasının bilirkişi raporunu kendi içerisinde çelişkili hale getirdiğini, bilirkişi raporunda davalı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmının en eski tarihli hava fotoğraflarında orman sayılmayan arazilerden olduğu kanaatine varıldığını ancak aynı bilirkişi raporunun sonuç ve kanaat kısmında ise kesinleşmiş orman kadastro haritasına göre davalı taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısmının orman sayılan yerlerden olduğu kanaatine varıldığını, davacı tarafından hazırlanan kadastro haritasına göre bilirkişilerce rapor hazırlanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ipotek ve haciz haklarının 1023 üncü madde gereği korunması gerektiğini ileri sürerek temyiz, hükmün bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm vermek için yeterli olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmaktadır. Şöyle ki; UYAP TAKBİS sisteminden yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli kararından önce dava konu taşınmazın tapu kaydı üzerine 25.07.2022 tarihinde; “İhtiyati Haciz: Samsun İcra Dairesinin 22/07/2022 tarih 2015/96074 sayılı Haciz Yazısı sayılı yazıları ile. Borç: 2953522.65TL (Alacaklı: ....)” açıklaması ile .... lehine haciz şerhi konulduğu ve İlk Derece Mahkemesince şerh sahibinin davaya katılımı sağlanmaksızın, husumet yaygınlaştırılmadan yokluğunda davanın görülüp sonuçlandırılmış olduğu anlaşılmaktadır. Taraf teşkili, davanın görülebilme koşullarından olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen (kendiliğinden) gözetilmesi gereken işlemlerdendir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın takyidatlı güncel tapu kaydında bulunan icra dosyalarındaki haciz alacaklıları belirlenerek davaya katılımları sağlanarak husumet yaygınlaştırılmalı, kendilerinden davaya ilişkin savunma ve delilleri sorulmalı, bildirmeleri halinde delilleri toplanmalı ve bundan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, açıklanan hususlar gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan sair yönler incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 34f1b5806276f8d1 99df09e930431a69

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı