Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/4676 E., 2025/4410 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4676 E., 2025/4410 K. (06.03.2025) – Tescil

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4676
Karar No
2025/4410
Karar Tarihi
06.03.2025
Konu
Tescil, Çek

8. Hukuk Dairesi 2023/4676 E. , 2025/4410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/919 E., 2023/495 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/721 E., 2018/551 K. Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili ... ilçesi ... köyü, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun değişik hükümlerine göre orman kadastrosu ve 2/B maddesi çalışmalarının 26/11/1991 tarihinde ilan edildiğini ve 26.05.1992 tarihinde kesinleştiğini, orman kadastrosu kesinleşmiş olan ... köyünde Sakarya Kadastro Müdürlüğü ekiplerince 3402 sayılı Kanun'un 22/a madde gereğince uygulama çalışmalarının tamamlandığını, arsa vasfı ile askıya çıkan 6921,05 metrekare alana sahip 122 ada 56 nolu taşınmazın kısmen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, 1958 yılı gizli memleket haritasında tarım alanları dışında kalıp orman vasfında olduğunun tespit edildiğini belirterek, kadastro tespitinin iptali ile ... ilçesi ... köyü, 122 ada 56 nolu parselin orman tahdit sınırları içinde kalan kısmının orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, 22.05.2015 tarihli ve 2014/14 Esas, 2015/11 Karar sayılı kararla, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği İlk Derece (... Asliye Hukuk) Mahkemesince, 23/12/2015 tarihli ve 2015/443 Esas, 2015/555 Karar sayılı kararla, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi durumunda olumsuz görev uyuşmazlığının halli ve görevli mahkemenin tayini için dosyanın Yargıtaya gönderilmesine karar verilmiş olup, dava dosyasının yargı yerinin belirlenmesi bakımından Yargıtaya gönderilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk (Kapatılan) Dairesinin 14.11.2016 tarihli ve 2016/7459 Esas, 2016/10714 Karar sayılı ilamıyla, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine, karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... bilirkişi raporuna ekli kroki ve hava fotoğraflarının incelenmesinden dava konusu yerin orman sınırları içerisinde bulunduğunun açık olduğu, orman arazilerinin kişisel mülkiyete konu edilemeyeceği, zaman aşımı ve zilyetlik iddiasında bulunulamayacağı, yıllar içerisinde taşınmazın kadastro çalışmaları ve tapulama işlemlerine tabi tutularak orman sınırları içerisinde olduğu halde arsa vasfı ile tapuya tescil edildiği ..." gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulü ile Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi 122 ada 56 parsel sayılı taşınmazın davalılar murisi adına olan tapu kaydının, harita mühendisi Murat Köksal’ın 13.06.2017 havale tarihli raporuna ekli EK-2B de (A) harfi ile gösterilen 2.966,62 metrekarelik bölümünün iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye 3.954,43 metrekarelik bölümün davalılar murisi uhdesinde bırakılmasına karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... davacı ... İdaresi tarafından 26.05.1992 tarihinde kesinleşen orman kadastro haritasına dayalı tapu iptal ve tescil davası açıldığı, dava dilekçesine ekli orman tahdit haritasında ve dosyaya CD ortamında gönderilen orman tahdit haritasına göre dava konusu taşınmazın güney batı kısmında küçük bir kısmının kesinleşen orman kadastro haritası içerisinde kaldığı, İlk Derece Mahkemesince bu kısımlara yönelik davanın kabulü ile bu kısmın tapusunun iptaline karar verilmesi gerekirken, hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulaması yapılarak hava fotoğrafı ile desteklenmeyen 1982 tarihli memleket haritası esas alınarak taşınmazın 2.966,62 metrekarelik kısmının tapusunun iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu, yine dosya içerisinde orman kadastrosuna ait işe başlama, iş bitirme ve sonuçlandırma tutanaklarının yer almadığı, ancak Mahkemece zaten kesinleşen orman kadastro çalışmalarının dikkate alınmadan karar verildiği, verilen kararın sadece davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edildiği, davalılar tarafından istinaf edilmediğinden Mahkemece her ne kadar Orman İdaresinin talebini aşar şekilde kesinleşen tahdit sınırları dışında kalan kısımların da tapusunun iptaline karar vermiş ise de, davacı ... lehine usulü kazanılmış hak oluştuğundan söz konusu eksik belgelerin dosyaya getirtilmesinin yargılamanın seyrini değiştirmeyeceğinin anlaşıldığı, davacı ... İdaresinin kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısımların iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince davacının talebini aşar şekilde karar verildiğinden ve reddolunan kısım kesinleşen tahdit sınırları dışında kaldığından davacı ... İdaresi vekilinin davanın reddedilen kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerektiği, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince davacının yargılama giderlerine yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı ..." gerekçesiyle, davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda kroki ve hava fotoğrafları incelemesinden yerin orman sınırları içerisinde bulunduğunun açık olduğunu, orman arazilerinin kişisel mülkiyete konu edilemeyeceğini, zamanaşımı ve zilyetlik iddiasında bulunulamayacağını, orman arazilerinin Anayasa tarafından koruma ve güvence altında bulunduğunu, yıllar içerisinde taşınmazın kadastro çalışmaları ve tapulama işlemlerine tabi tutularak orman sınırları içerisinde olduğu halde arsa vasfı ile tapuya tescil edildiğini, taşınmazın 2.966,62 metrekarelik alandan fazlası orman vasfında iken Mahkemece yapılan eksik inceleme sonucu kısmen kabul kısmen ret kararı verilerek taşınmazın 2.966,62 metrekarelik bölümünün orman vasfı ile Hazine adına tescili diğer kısmın davalılar uhdesine bırakılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yapılacak yeni bir inceleme ile taşınmazın 2966 metrekare den fazlasının orman vasfı niteliği taşıdığını, yapılan yargılama neticesinde vekalet ücreti hususunda hüküm kurulmasına yer olmadığına ve tarafımızca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına dair karar verilmesine itiraz ettiklerini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince hatalı karar verildiği belirlenmesine rağmen, istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlık kesinleşmiş orman kadastrosuna göre çözülmeyerek delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüş olup, sonuç olarak İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince varılan sonucun dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 26.11.1991 tarihinde ilan edilen ve 26.05.1992 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Dava konusu taşınmaz, eski tarihli belgelerde orman sayılmayan yerlerden olsa dahi kesinleşen orman sınırı içinde kalmış ve Orman İdaresi de davasını kesinleşen orman kadastrosuna dayalı olarak açmış ise, artık uyuşmazlığın kesinleşen orman kadastro harita ve tutanakları uygulanarak çözülmesi gerekmektedir. Somut olayda; 13.04.2017 tarihli keşif sonucu düzenlenen 13.09.2017 tarihli orman mühendisi bilirkişi raporu ekinde bulunan krokiye göre taşınmazın (A), (B) ve (C) harfi ile belirlenen kısımlarının orman tahdit sınırları içinde kaldığı yönünde görüş bildirilmiş ve İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde harita mühendisinin 13.06.2017 havale tarihli raporuna ekli EK-2B de (A) harfi ile gösterilen ve tapusunun iptaline karar verilen 2.966,62 metrekarelik bölümünün orman mühendisi raporunda (A) harfi ile belirlenen kısmı kapsamına aldığı anlaşılmakta ise de, (C) harfi ile belirtilen kısmın iptal edilen tapu kapsamında bulunmadığı, (B) harfi ile belirtilen kısmın ise iptal edilen kısım içinde kalıp kalmadığı da dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Öte yandan, orman kadastrosuna ilişkin bilgi ve belgelerin dosya kapsamında bulunmaması nedeniyle orman mühendisi bilirkişinin düzenlendiği raporun denetimini yapmak da mümkün bulunmamakatdır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, komşu taşınmaz kayıtları, yörede yapılan ve kesinleşen uygulama kadastrosuna ilişkin bilgi ve belgeler ile orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, işi bitirme, çalışma tutanakları ile askı ilân tutanaklarının ve orman tahdit haritalarının orjinalinden çekilmiş renkli fotokopi örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli; orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı tespit edilerek, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı ve bundan sonra, hükmün davalı tarafça temyiz edilmemesi nedeniyle oluşan usulü kazanılmış hak durumu da dikkate alınarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6cacdc9d33b138b9 c1850ce0bafcfbd2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı