Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/945 E., 2025/3096 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/945 E., 2025/3096 K. (17.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/945
Karar No
2025/3096
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/945 E. , 2025/3096 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/106 E., 2022/247 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, .. köyü çalışma alanında bulunan ve 1986 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 2. maddesi gereği tespit harici bırakılan çekişmeli taşınmaz hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine vekili, dava konusu parselin zilyedlikle kazanılamayacak, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; verilen davanın reddine dair karar, davacının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.04.2019 tarihli ve 2016/7313 Esas, 2019/2478 Karar sayılı ilamıyla; "TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca açılan davalarda Hazineye ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine husumet yöneltilmesinin gerektiği, Hazine hasım gösterilerek açılan eldeki davada, karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince çekişmeli taşınmazın bulunduğu İlçe Belediyesi ile birlikte Büyükşehir Belediyesine de (yasal hasım olarak) davanın yöneltilmesi gerektiği, taraf teşkili dava şartlarından olup, bu şart sağlanmadan davanın esasına girilemeyeceği, öte yandan bu nitelikteki davalarda TMK'nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerekirken, mahkemece yasal ilanlar yapılmadan yazılı olduğu şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi de isabetsiz olduğuna" değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulup davaya Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı da dahil edilerek yapılan yargılama neticesinde; "dava konusu taşınmazın kadastro sırasında özel mülkiyete konu olamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altında bir yer olması nedeni ile tescil harici bırakıldığı, mahalli bilirkişilerin beyanlarında davacının kullanımında olduğu belirtilen yerin bir kısmının dava dışı üçüncü kişiye ait olan tapulu taşınmaz olduğu ve davacının bu taşınmaza ilişkin herhangi bir talebinin bulunmadığı, tapulama harici taşınmaza ilişkin olarak ise; yapılan keşif ve denetime elverişli olduğu kabul edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca dava konusu taşınmaz üzerinde imar ihyanın henüz tamamlanmadığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 08c3c8912137000c b2e1f88b349a3d4f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı