Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/6507 E., 2025/3098 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6507 E., 2025/3098 K. (17.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6507
Karar No
2025/3098
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/6507 E. , 2025/3098 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1463 E., 2023/1775 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/329 E., 2022/428 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili ile davalılardan Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 441 ve 442 parsel sayılı taşınmazların 2018 yılında yapılan Orman Kadastro çalışmaları neticesinde Hallı Devlet Orman sınırları içerisinde yer aldığını ileri sürerek çekişmeli 441 ve 442 sayılı taşınmazların mera olarak sınırlandırılmalarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava 441 ve 442 parsel sayılı taşınmazların üzerinde yer yer sık vaziyette sedir ağaçlarının bulunduğu, eğimli bir yapıya sahip olduğu, komşu parsellerin de orman vasfında olduğunun keşif sırasında gözlemlendiği, orman ve ziraat mühendisi bilirkişiler tarafından yapılan uygulama ve incelemede de, çekişmeli parsellerin toprak yapısı itibariyle orman vasfına haiz olduğu, 1990 yılından itibaren ağaçlandırma çalışmalarının yapıldığı ve halihazırda ağaçlık alanların yoğun olduğu, mera olarak kullanımının üzerindeki bitki çeşitliliği ve eğim de dikkate alınarak uygun olmadığının belirlendiği" gerekçesi ile, davanın kabulüne, 441 ile 442 parsel sayılı taşınmazların "mera" vasfının iptali ile "orman" vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılardan Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "dava konusu tapulama parsellerinin, orman kadastro sınırlandırma tutanakları ile uyumlu olarak sınırlandırma kapsamında kaldığı, sınırlandırma tarihine yakın tarihli uydu görüntüleri ile orman sınırlandırma tutanaklarında yapılan vasıflandırmanın, okunan noktaların yer ve yönünün uyumlu olduğu anlaşıldığından mahkemece belirlenen alanın orman vasıflı olduğunun kabulünde ve 3402 sayılı Kanun'ın 36/A maddesi uyarınca yargılama giderlerinin sonuç itibariyle davacı üzerinde bırakılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, ne var ki, mera vasıflı taşınmaz sınırlandırılarak özel siciline kaydedildiğine göre mera sicil kaydının iptali ile orman vasfı ile tapuya tesciline karar verilmemesi ve davacı harçtan muaf olduğu halde harcın yüklenmesi ile yasal dayanağı olmamasına rağmen kesinleşme şerhli hükmün kendiliğinden Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesi ile davalılardan Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu 441 ve 442 parsel sayılı taşınmazların mera sicil kaydının iptali ile, orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, bu kez davalılardan Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ile tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp, 18.11.2015 ilâ 18.12.2015 tarihleri arasında ilanı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile 18.12.2018 ilâ 17.01.2019 tarihleri arasında ilanı yapılarak kesinleşen orman kadastrosunun aplikasyonu ve (2/B) uygulaması çalışması bulunmaktadır. Dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 441 ve 442 parsel sayılı, sırasıyla 38.600 ve 32.400 m² yüzölçümlü taşınmazlar, yörede 1963 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında mera vasfıyla kamu orta malı olarak tespit edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılardan Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5d3ee7e52f43898f 0a2c537a472b8761 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2023/6507 E. , 2025/3098 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1463 E., 2023/1775 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/329 E., 2022/428 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili ile davalılardan Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 441 ve 442 parsel sayılı taşınmazların 2018 yılında yapılan Orman Kadastro çalışmaları neticesinde Hallı Devlet Orman sınırları içerisinde yer aldığını ileri sürerek çekişmeli 441 ve 442 sayılı taşınmazların mera olarak sınırlandırılmalarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava 441 ve 442 parsel sayılı taşınmazların üzerinde yer yer sık vaziyette sedir ağaçlarının bulunduğu, eğimli bir yapıya sahip olduğu, komşu parsellerin de orman vasfında olduğunun keşif sırasında gözlemlendiği, orman ve ziraat mühendisi bilirkişiler tarafından yapılan uygulama ve incelemede de, çekişmeli parsellerin toprak yapısı itibariyle orman vasfına haiz olduğu, 1990 yılından itibaren ağaçlandırma çalışmalarının yapıldığı ve halihazırda ağaçlık alanların yoğun olduğu, mera olarak kullanımının üzerindeki bitki çeşitliliği ve eğim de dikkate alınarak uygun olmadığının belirlendiği" gerekçesi ile, davanın kabulüne, 441 ile 442 parsel sayılı taşınmazların "mera" vasfının iptali ile "orman" vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılardan Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "dava konusu tapulama parsellerinin, orman kadastro sınırlandırma tutanakları ile uyumlu olarak sınırlandırma kapsamında kaldığı, sınırlandırma tarihine yakın tarihli uydu görüntüleri ile orman sınırlandırma tutanaklarında yapılan vasıflandırmanın, okunan noktaların yer ve yönünün uyumlu olduğu anlaşıldığından mahkemece belirlenen alanın orman vasıflı olduğunun kabulünde ve 3402 sayılı Kanun'ın 36/A maddesi uyarınca yargılama giderlerinin sonuç itibariyle davacı üzerinde bırakılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, ne var ki, mera vasıflı taşınmaz sınırlandırılarak özel siciline kaydedildiğine göre mera sicil kaydının iptali ile orman vasfı ile tapuya tesciline karar verilmemesi ve davacı harçtan muaf olduğu halde harcın yüklenmesi ile yasal dayanağı olmamasına rağmen kesinleşme şerhli hükmün kendiliğinden Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesi ile davalılardan Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu 441 ve 442 parsel sayılı taşınmazların mera sicil kaydının iptali ile, orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, bu kez davalılardan Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ile tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp, 18.11.2015 ilâ 18.12.2015 tarihleri arasında ilanı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile 18.12.2018 ilâ 17.01.2019 tarihleri arasında ilanı yapılarak kesinleşen orman kadastrosunun aplikasyonu ve (2/B) uygulaması çalışması bulunmaktadır. Dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 441 ve 442 parsel sayılı, sırasıyla 38.600 ve 32.400 m² yüzölçümlü taşınmazlar, yörede 1963 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında mera vasfıyla kamu orta malı olarak tespit edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılardan Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5d3ee7e52f43898f 0a2c537a472b8761 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı