8. Hukuk Dairesi 2024/1005 E. , 2025/3100 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1378 E., 2023/1246 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/427 E., 2023/453 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 220 ada 1 parsel sayılı 6,069,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, tarla niteliğiyle davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın taşınmazın öncesinin ham toprak olduğunu, tarımsal amaçla kullanılmadığını, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığını ve davalılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek tespitin iptali ile çekişmeli taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın 60-70 yıldan bu yana davalıların murisleri ve sonrasında davalılar tarafından kullanıldığını, zilyetlikle kazanma koşullarının davalılar yararına oluştuğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazın kısmen çalılık, taşlık ve ham toprak görünümünde, yoğun miktarda taşlı yapıya sahip, toprak derinliği az, ortalama %40 eğimli VII. sınıf kuru tarım arazisi vasfında olduğu, tespit tarihinden önce arazi üzerinde tarım yapılmadığı, tarımsal amaçla kullanıldığını destekleyecek tarımsal üretim emaresi görülmediği, tarla olarak kullanım için gerekli olan taş toplama ve toprak tesviye faaliyetlerinin yapılmadığı, humus tabakasının oluşmadığı, bir hududunun yol ve üç hududunun orman parseli ile çevrili olduğu, bitişiğinde tarım arazisi vasıflı taşınmaz bulunmadığı, en yakın mesafedeki tarım arazileri ile toprak yapısının benzerlik göstermediği, davalı tarafça kadastro tespitinden sonra etrafının çevrilerek sahiplenildiği, bir kısım davalıların da kabulünde olduğu üzere öncesinde köy halkı tarafından hayvan otlatmak amacıyla kullanılan yerlerden olduğu, bilimsel verilerle desteklenmeyen zilyetlik iddiasına ve bu yöndeki anlatımlara itibar edilemeyeceği gibi davalı tarafça mülkiyet iddiasına yönelik herhangi bir kayıt ve belge de ibraz edilmediği, bu haliyle taşınmazın tespit tarihinden önce kazanmayı sağlayan nitelikte 20 yıl süre ile aralıksız ve malik sıfatıyla ekonomik amaca uygun şekilde davalılar tarafından kullanılmadığı, davalılar lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "... keşif sırasında alınan beyanlara, ziraat bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davalılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğinin belirlendiği" gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e5b44f6858378253 00ceb9635d51f506
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1005 E., 2025/3100 K. (17.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1005
- Karar No
- 2025/3100
- Karar Tarihi
- 17.04.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1567 E., 2025/3097 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6507 E., 2025/3098 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/684 E., 2025/3099 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6653 E., 2025/3102 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2759 E., 2025/3104 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1255 E., 2025/3105 K. 17.04.2025