8. Hukuk Dairesi 2024/6847 E. , 2025/5473 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/616 E., 2024/1867 K. Taraflar arasındaki kullanıcı şerhi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında 1 20... parsel sayılı 675,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine; “6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, İş bu parsel üzerindeki bina ve bahçe 2000 yılından beri ...'nün kullanımındadır” şerhleri yazılıp bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; taşınmazın davacı tarafından 1993 yılında satın alındığı ve o tarihten beridir davacı tarafından kullanılıp vergisinin ödendiğini, aynı zamanda kardeşi olan davalının sahte belge tanzim ederek belediyeye beyanname verdiğini ve kadastrocular geldiğini bu sahte belgeleri kullanarak adına kullanıcı şerhi yazdırdığını belirterek çekişmeli taşınmazın tamamında kullanıcı olarak davalı adına olan şerhin iptalini ve davacı adına tapuda kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...somut olayda; dinlenen tanıklar, keşif, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında davacının çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen kullandığını ispat edemediği, her ne kadar devre ilişkin sözleşmenin davacı tarafından imzalanmadığı sabit ise de bu hususun zilyetlik hususunu ispatlayamadığı, davacı vekilinin davalı tanık beyanlarına ve sunduğu emlak vergisi beyanlarına üstün tutulacak bir delil sunamadığı.." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince; "...Somut olayda, davacı tarafın dava konusu edilen 17 parsel sayılı taşınmazın dava dışı 3. kişiden 1993 yılında harici satış ve zilyetlik yolu ile satın alındığı ve zilyet olduğu iddiası ile eldeki davayı açtığı, davalılarca davanın reddinin savunulduğu, mahkemece davanın ispat edilemediği gerekçesi ile reddine karar verildiği, dairemiz kaldırma ilamı ile fiili kullanım yönünden yeterli araştırma yapılmadığı gerekçesi ile kararın kaldırıldığı, mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda yine davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edildiği anlaşılmakta ise de, kaldırma ilamı doğrultusunda yerel mahkemece mahallinde keşif yapıldığı ve taraf tanıklarının beyanlarının alındığı, tüm dosya kapsamına göre davacının fiili kullanımının ispat edilemediği anlaşıldığına göre, yazılı gerekçe ile verilen kararda isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, kamu düzenine ilişkin aykırılık halleri de bulunmadığından..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 67551d21c8e97e22 9ddbb3cc1d6a44aa
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6847 E., 2025/5473 K. (10.09.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6847
- Karar No
- 2025/5473
- Karar Tarihi
- 10.09.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1530 E., 2025/5470 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4406 E., 2025/5471 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6294 E., 2025/5472 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6850 E., 2025/5474 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5500 E., 2025/5476 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1352 E., 2025/5477 K. 10.09.2025