Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/5500 E., 2025/5476 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5500 E., 2025/5476 K. (10.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5500
Karar No
2025/5476
Karar Tarihi
10.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/5500 E. , 2025/5476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1972 E., 2024/1326 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/491 E., 2022/27 K. Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 6/10 maddesinde düzenlenen muvafakatnamenin iptali ile kullanıcı şerhi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında 82 32... parsel sayılı 11.723, 06... taşınmaz beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır, üzerindeki zeytin ağaçları ...'a aittir ve onun kullanımındadır” şerhleri yazılıp tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; taşınmazın tarafların ortak murisi ...'a ait olduğu ancak gerek muris muvazaası nedeniyle gerçek bir para karşılığı şatış ve zilyetlik fiilen devir olmaksızın gerekse yasadan aranan şekli koşulları sağlanmadan 6292 sayılı Kanun'un 6/10. maddesince 16.07.2013 tarihli ve ... yevmiye no.lu ... Noterliğince düzenlenen muvafakatname ile taşınmazın Hazineden doğrudan satın alma hakkının davalılara devredildiğini belirterek öncelikle söz konusu muvafakatnamenin iptalini ve tapuda ...'un tüm mirasçıları lehine olacak şekilde kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...Dava zilyetlik devrine ilişkin muvafakatnamenin iptali ile muris ... mirasçıları olan davacılar adına zilyetlik haklarının miras payları oranında tespitine yöneliktir. Davacılar vekili ıslah ile zilyetliğin devredilmemiş olması ve bedel olması sebebiyle ve muvafakatnamenin geçersiz olduğu iddiasında bulunmuştur. Dava konusu taşınmaz Hazine kayıtlı olup miras payları oranında zilyetliğin davacılar adına tespiti de talep edildiğinden Hazine dahili davalı olarak davaya dahil edilmiştir. ... 17. Noterliğinin 16/07/2013 tarihli ... yevmiye sayılı muvafakatnamenin incelenmesinde; muvafakat edenin ... olduğu, 8332 ada, 1 parsel sayılı 2B niteliğindeki taşınmazın 1/2'şer oranda dosyamız davalılarına devrinin düzenlendiği, davacı yanın muvafakatname düzenlendiği tarihte muvafakat eden ...'un hukuki işlem ehliyeti bulunmadığı yönündeki savunması doğrultusunda gerekli araştırmaların yapıldığı, muvafakatnamenin verildiği tarih itibariyle ...'un ehliyeti olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı anlaşılmış olup Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu’nun 09.04.2021 tarihli ve 2950 sayılı raporu ile muris ...’un muvafakatnamenin düzenlendiği tarih olan 16.07.2013 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce davaya konu taşınmaz başında 05.11.2021 tarihinde keşif yapılmış olup 18.05.2021 tarihli gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi ve ziraat mühendisi bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle metrekare zemin değerinin 63,22 TL/metrekare ve toplam değerin ise 741.131,85 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Davacı yan muvafakatnamenin düzenlendiği tarihte murisin ehliyetsiz olduğunu iddia etmiş ise de yukarıda ayrıntısı açıklanan ATK raporunda da belirtildiği üzere ...'un muvafakatnamenin düzenlendiği tarihte ehliyetli olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan davacı yan muvafakatnamenin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, bedelsiz olduğunu bu nedenle de muris muvazaası nedeniyle de iptalini talep etmiş ise de davaya konu taşınmazda murisin mülkiyet hakkı bulunmamakta olup dava konusu taşınmazın 2/B kullanım kadastrosu sonucu Hazine adına tescil edildiği, beyanlar hanesinde muris ...'un kullanımında olduğuna yönelik şerh bulunduğu bu nedenle muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı taleplerin kabulüne karar verilemeyeceği, ayrıca davalı yanın ıslah dilekçesi ile muvafakatname yapılmış ise de zilyetlik devredilmediğinden ve bedelde alınmadığından muvafakatnamenin geçersizliği iddiasında bulunduğu anlaşılmış ise de 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan Noter muvafakatnamesi ile hak sahipliğine devri işleminde zilyetliğinde devri zorunluğu bulunmadığından davacı yanın bu iddiasınında kabulü mümkün görülmemiş olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince; "...İleri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle 6292 sayılı Kanun'un 6/10 maddesi uyarınca düzenlenen hak sahipliği olunmasında kanuni halefiyet, hak sahibinin veya mirasçılarının anılan Kanunun yürürlüğe girdiği 26.04.2012 tarihinden sonra noter tarafından düzenlenecek muvafakatname vermeleri hâlinde geçerli olduğu, muris tarafından verilen muvafaktanamenin tek taraflı irade beyanı ile düzenlendiği ve geçerli bulunduğunun ve şahsi hakka ilişkin eldeki dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Üücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinin anlaşılmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde verilen karar usul ve kanuna uygun olup istinaf dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği..." gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187, 80 TL'nin temyiz eden davacılar ve davalılardan ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı