8. Hukuk Dairesi 2024/6850 E. , 2025/5474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1315 E., 2024/1667 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/54 E., 2024/219 K. Taraflar arasındaki kullanıcı şerhi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında 1 06... parsel sayılı, 1 14... ve 11 parsel sayılı taşınmazlar beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır, ... ve ... kullanımındadır” şerhleri yazılıp tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; taşınmazların tarafların ortak murisi olan babaları ...'den intikal ettiğini belirterek çekişmeli taşınmazların tamamında kullanıcı olarak davalılar adına olan şerhlerin iptalini ve ... mirasçıları adına tapuda kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...Davacı tarafın keşif sırasındaki beyanı göz önünde bulundurularak kadastro çalışmalarından önce dava konusu taşınmazlar muris tarafından davalılara bağışlanmıştır.Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda bu bağış işlemi herhangi bir şekle tabi olmayıp geçerli bir işlem olduğundan ve taşınmazların tapusuz olduğu için tasarrufun mülkiyetinin değiştirilmesi için gerekli olan zilyetliğin devrinin yeterli olması ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince; "...Dava, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazların müşterek muristen geldiğini ileri sürerek miras payı oranında kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmış, 24/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile de taşınmazların terekeye iadesi ile miras payları oranında denkleştirmeye tabi tutulmasını, 1 06... ve 1 14... parseller yönünden miras payına isabet eden 29.900 TL, 1 14... parsel yönünden 34.943 TL'nin ödenmesi, mümkün olmaması halinde davalılar tarafından temellük edilen mal varlığının tenkisine karar verilmesi gerektiğini belirterek harç yatırmaksızın davasını ıslah ettiğini bildirmesine rağmen mahkemece, ıslah harcının ikmal edilmesi için davacı tarafa süre verilmemiş ve dolayısı ile ıslah talebi hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Hal böyle olunca, öncelikle, ıslah harcının ikmal edilmesi için davacı tarafa süre verilmeli, ıslah harcının ikmal edilmesi halinde davacı taraf ıslah dilekçesinde dava dilekçesindeki taleplerini saklı tutup tutmadığı açıklatılarak, saklı tutması halinde öncelikli olarak davacı tarafın kullanım kadastrosuna itiraz iddiasına yönelik talebi hakkında, bu talepleri yerinde görülmez ise ıslah dilekçesinde davacı tarafın öne sürdüğü diğer hukuki nedenlere dayalı talepleri hakkında; ıslah harcının ikmal edilmemesi halinde ise davacı tarafın dava dilekçesinde öne sürdüğü kullanım kadastrosuna itiraza yönelik talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeli, belirsiz görülen hususlar bulunması halinde 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında bu hususlar açıklığa kavuşturulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren İlk Derece Mahkemesince gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince gönderme kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde; "...Davacı tarafa noksan ıslah harcını yatırması bakımından 1 haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde harç yatırılmamıştır. Verilen kesin süre içerisinde harç yatırılmadığından HMK 181 uyarınca ıslah hiç yapılamamış gibi davaya devam edilmiştir. Davacı taraf mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle dava konusu yapmış olduğu taşınmazların öncesinde muris ...'e kaldığını ve bu taşınmazlar üzerinde miras payı oranında hakkı olduğunu belirtilerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu taşınmazların kadastro tutanakları ile güncel tapu kayıtları istenilmiştir. Dava konusu taşınmazların kadastro tutunakları incelendiğinde bu parsellerin hepsinin senetsizden tespit gördüğü ve kök kayıtlarının olmadığı anlaşılmıştır. Yine davanın tarafları da dava konusu parsellere ilişkin olarak herhangi bir kadastro öncesine ait tapu kaydı sunmamıştır. Bu sebeple mahkememizce dava konusu taşınmazlar kadastro öncesi tapusuz taşınmaz olarak değerlendirilmiştir. TMK hükümlerine göre tapusuz taşınmazlar menkul hükmünde olup devir halinde mülkiyet teslim ile karşı tarafa geçer. Davaya konu taşınmazların 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, kullanım kadastrosu sonucunda, ... İli ... İlçesi ... Mah.1 06... parsel sayılı taşınmazın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ve 1960 yılından beri ... kullanımında iken 1990 yılında ...'e sattığı, taşınmazı halende satın alan kişinin kullanımında olduğu, ... İli ... İlçesi ... Mah.1 14... parsel sayılı taşınmazın 1981 yılından beri ...'in kullanımında olduğu, ... İli ... İlçesi ... Mah.1 14... parsel sayılı taşınmazın 1960 yılından beri ... kullanımında iken 1987 yılında ...'e sattığı, taşınmazı halende satın alan kişinin kullanımında olduğu, şerhleri verilmek suretiyle Hazine adına tespit edildiği, askı ilanlarının 28/06/2017-10/07/2017 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kullarım kadastrosu tespitlerinin kesinleşerek taşınmazların tapuya tescil edildikleri anlaşılmıştır. 3402 sayılı Yasa'nın Ek-4. maddesi ile 6831 sayılı Yasa'nın 20.6.1973 tarihli kanunla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun'un 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceği hükme bağlanmıştır. Bu maddenin amacı kadastro sırasında taşınmazın fiili kullanıcısının tespit edilmesidir. Diğer bir anlatımla, kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişiler, kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen zilyet olarak kullanan kişilerdir. Mahkememizce yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, tanıkların çelişkisiz beyanlarından anlaşılacağı üzere; dava konusu yer kadastro tespit tarihi itibari ile davalıların zilyetliğinde olduğu, muris ...'in dava konusu parselde zilyetliğinin olmadığı çelişkisiz beyanlardan anlaşıldığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince; "...Dava, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazların müşterek muristen geldiğini ileri sürerek miras payı oranında kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece yöntemince verilen kesin süre içerisinde davacının ıslah harcını yatırmadığının anlaşılmasına, mahallinde icra edilen keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları bir arada değerlendirildiğinde çekişmeli taşınmazların ortak muris ...'in kullanımında iken sağlığında davalılara bağışlamak sureti ili zilyetliğini devir ettiği anlaşıldığından davacının terekeden kalma bir hakkı kalmadığı ve nihayetinde de davanın red sebeplerinin ortak olmasına göre takdir edilen vekalet ücretinde de bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f1e602569dea01cf 478e31fa2d2ddf8b
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6850 E., 2025/5474 K. (10.09.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6850
- Karar No
- 2025/5474
- Karar Tarihi
- 10.09.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4406 E., 2025/5471 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6294 E., 2025/5472 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6847 E., 2025/5473 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5500 E., 2025/5476 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1352 E., 2025/5477 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/609 E., 2025/5479 K. 10.09.2025