Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1530 E., 2025/5470 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1530 E., 2025/5470 K. (10.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1530
Karar No
2025/5470
Karar Tarihi
10.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/1530 E. , 2025/5470 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/353 E., 2024/362 K. Taraflar arasında görülen uygulama kadastrosuna itiraz davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında davalı tarafça yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına dair ilama karşı direnme kararı verilmiş, bu karar hakkında davalı tarafça yapılan temyiz itirazı üzerine Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme neticesinde direnme kararının özel daire kararında belirtilen nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan, eski 447 parsel sayılı 5273 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2 84... parsel numarasıyla ve 4.538,10 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı adına tapuda kayıtlı bulunan eski 448 parsel sayılı 6.407 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 2 84... parsel numarasıyla ve 7.313,40 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait taşınmaz ile davalıya ait komşu taşınmaz arasındaki sınırın hatalı tespit edilmesi nedeniyle davacıya ait taşınmazın yüzölçümünün azaldığını açıklayarak, davalıya ait taşınmazdan 735 metrekarelik kısmın iptalini, davacı adına kayıtlı taşınmaza eklenmek suretiyle tescilini talep etmiştir. Davacının vefatı üzerine davaya mirasçıları tarafından devam edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, "...Davacı kadastro yenilemesi sırasında davalı taşınmazının kendi taşınmazı aleyhine genişletecek şekilde ortak sınırda değişiklik yapıldığı iddiasıyla düzeltme isteğinde bulunmuş, taraf teşkili sağlanmış, kanıtlar toplanmış, temel kadastro ve yenilemeye ilişkin tutanaklar ve tapu kayıtları getirilmiş, keşif icra edilmiş, alınan fen bilirkişisi ek raporunda belirlenen 777,53 m²lik kısmın davacı taşınmaz aleyhine davalı taşınmazı lehine olmak üzere ilk tesis kadastrosuna farklı olarak düzenlendiği belirlenmiş ve bu şekilde oluşan alan değişiklikleri gösterilmiş olup dosya kapsamından Kadastro Kanun'un 22. maddesi ve Tapulama ve Kadastro Paftaların Yenilenmesi Hakkındaki Kanunu'nun 4. maddesinde yenileme esasları belirlenmiş, buna göre maliklerin ve sınırların değiştirilemeyeceği esası getirtilmiş olmakla..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2 84... parselde tapuya kayıtlı taşınmazın 20.11.2013 havale tarihli fen bilirkişi ek raporunda belirlenen 777,53 metrekarelik kısmının ifrazı ile bu kısmın davalı ... adına olan tapu kaydının iptaline, davacı adına kayıtlı 2 84... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine ve davacı ... adına bu şekilde tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2014/19463 Esas ve 2014/14043 Karar sayılı ilamla "...Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu, Mahkemece eksikliğin ne sebeple doğduğu konusunda fen bilirkişisinden rapor alınmış ise de, bilirkişinin 27.09.2013 tarihli raporunda tesis kadastrosu sırasında zeminde doğru okunan poligonların yanlış tersimi sonucu hatanın meydana geldiği, uygulama kadastrosu ile yapılan ölçümün doğru olduğu belirtildiği halde ek raporunda taşınmazın miktarındaki 777,53 metrekarelik eksikliğin, tesis kadastrosu sırasında davacıya ait eski 447 (yeni 2 84... sayılı) parsel içinde kaldığı belirtilmiş, mahkemece de bilirkişi raporları arasındaki aykırılık giderilip uyuşmazlığın mülkiyete yönelik mi olduğu, uygulama kadastrosundan mı kaynaklandığı belirlenmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olduğundan yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı.." gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince; "...Davacı kadastro yenilemesi sırasında davalı taşınmazının kendi taşınmazı aleyhine genişletecek şekilde ortak sınırda değişiklik yapıldığı iddiasıyla düzeltme isteğinde bulunmuş, taraf teşkili sağlanmış, kanıtlar toplanmış, temel kadastro ve yenilemeye ilişkin tutanaklar ve tapu kayıtları getirilmiş, keşif icra edilmiş, alınan fen bilirkişisi ek raporunda belirlenen 777,53 m²lik kısmın davacı taşınmaz aleyhine davalı taşınmazı lehine olmak üzere ilk tesis kadastrosuna farklı olarak düzenlendiği belirlenmiş ve bu şekilde oluşan alan değişiklikleri gösterilmiş olup dosya kapsamından Kadastro Kanunu'nun 22. maddesi ve Tapulama ve Kadastro Paftaların Yenilenmesi Hakkındaki Kanunu'nun 4. maddesinde yenileme esasları belirlenmiş, buna göre maliklerin ve sınırların değiştirilemeyeceği esası getirtilmiş olmakla, yenileme ile oluşan dava konusu taşınmaza ilişkin sınırların dava konusu olan davacı parseli aleyhine davalı parseli lehine olan fen bilirkişi raporunda gösterilen 777,53 m²lik alanın davacı parseline katılarak tapu kaydının düzeltilmesine karar vermek gerektiğinden mahkememizin 26.12.2013 tarihli ve 2013/34 Esas, 2013/664 karar sayılı kararında bir isabetsizlik olmadığı.." gerekçesiyle direnme kararı verilmiş; direnme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 2017/(16)8-2743 Esas ve 2021/990 Karar numaralı ilamıyla "...Somut olaya gelince; davacı ... ..., uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği iddiasına dayanarak dava açtığı, Mahkemece eksikliğin ne sebeple doğduğu konusunda fen bilirkişisinden rapor alınmış ise de, fen bilirkişi tarafından düzenlenen 27.09.2013 tarihli raporda tesis kadastrosu sırasında zeminde doğru okunan poligonların yanlış tersimi sonucu hatanın meydana geldiği, uygulama kadastrosu ile yapılan ölçümün doğru olduğu belirtildiği hâlde, 20.11.2013 tarihli ek raporda, taşınmazın miktarındaki 777,53 m²lik eksikliğin, tesis kadastrosu sırasında davacıya ait eski 447 (yeni 2 84... sayılı) parsel içinde kaldığının ifade edildiğinin görüldüğü bu durumda davacı parselinde meydana gelen yüzölçümü eksikliğinin uygulama kadastrosundan mı, mülkiyete ilişkin bir ihtilaftan mı kaynaklandığı hususunda tereddüt hasıl olduğundan bu durumun açıklığa kavuşturulması gerektiği..." gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı sonrası yapılan yargılama neticesinde; "...Direnme üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/09/2021 tarihli ve 2017/(16)8-2743 Esas, 2021/990 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; harita mühendisi bilirkişilerinden aldırılan 26.04.2024 tarihli ek raporda; 1973, 1976, 20 12... tarihli hava fotoğraflarındaki 2 84... ve 6 parsellerin müşterek sınırındaki bitki örtüsü ve sınırda bulunan ağaçlar incelendiğinde; 1973 yılından tesis kadastrosu çalışmalarına en yakın tarih olan 1976 yılı hava fotoğrafı da dahil 2022 yılına kadar kullanım olarak büyük sayılabilecek bir değişikliğin olmadığı, kot farkının ve ağaçların görüldüğü iki parsel arasındaki sınırın yenileme kadastrosunda belirlenen sınır ile uyumlu ve kadimden beri değişmeyen sabit sınır niteliğinde olduğu, keşif sırasında hazırda bulunan bilirkişilerinde yenileme kadastrosunda belirlenen sınırların iki parsel arasındaki sınırı oluşturduğunu beyan ettiklerinden yapılan ölçümlerin büroda değerlendirilmesi sonucu arazide ölçülen kazık ve kaş sınırları ile yenileme kadastrosunda belirlenen sınırların uyumlu olduğunun anlaşıldığı, uygulama kadastrosu (22/a) çalışmalarının doğru yapıldığının bildirildiği anlaşılmakla, bilirkişi ek raporunun verilecek hükme esas alındığı, bilirkişi ek raporu doğrultusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozma ilamında açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapılmakla, ek raporla tüm çelişkiler giderilerek uyuşmazlığın uygulama kadastrosundan kaynaklanmadığının belirlendiği, bu haliyle uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı, mülkiyet ihtilafına ilişkin uyuşmazlığın da uygulama kadastrosuna ilişkin davada görülemeyeceği " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ab7b4d282329339e 71cd18a3681ec973

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı