Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/6781 E., 2025/6047 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6781 E., 2025/6047 K. (30.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6781
Karar No
2025/6047
Karar Tarihi
30.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/6781 E. , 2025/6047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/203 E., 2024/1043 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2005/3 E., 2018/29 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... ... mirasçıları ... ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 1957 yılında yapılan kadastro sırasında, 21 parsel sayılı 113.000,00 m², 31 parsel sayılı 12.595,00 m², 34 parsel sayılı 215.000,00 m² ve 38 parsel sayılı 46.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarında 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 959/634 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu oldukları belirtilmek suretiyle, ayrı ayrı tapu kaydına ve harici satışa dayalı olarak ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... adlarına tespit edilmiş ve Kadastro Komisyonunun 20.01.1965 tarihli kararı ile, ..., ... ve diğer kişiler tarafından 1957 yılında tapulamasına başlanarak tahdit ve tespit ikmal edilen 1 ila 99 parsellere itiraz edildiği, ... köyü 1 ila 99 parsellerden 12, 13, 14, 15, 16, 17, 44, 45, 60... parsellerin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 958/861 Esas sayılı dava dosyasında; 21, 23, 31, 32, 33, 34... parsellerin 959/634 Esas sayılı dava dosyasında tezyidi dönüm ve tescil davasında; 42, 66... parsellerin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 962/468 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu olduğundan ilgili tutanakların ekleriyle birlikte Tapuluma Mahkemesine verildiği, devir için bilgi verildiği, diğer parsel tutanakları üzerindeki itirazların bir hakka müstenit bulunmadığı belirtilerek, tespit gereğince tescillerinin yapılmasına ve itirazların reddine karar verilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1959/634 Esas sayılı dava dosyasına sundukları dava dilekçelerinde; Haziran 1289 tarihli ve 14, 15, 19, 21, 22, 25, 26, 100, 101, 102, 1 03... Kanuni Evvel 1310 tarihli ve 290, 291, 292, 2 93... sıra numaralı tapu kayıtları kapsamındaki taşınmazların 40 yılı aşkın süredir davacıların zilyetliklerinde bulunduğunu öne sürerek, belirtilen tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların adlarına tapuya teciline karar verilmesini talep etmişler ve Asliye Hukuk Mahkemesince, tescili talep edilen 21, 23, 31, 32, 34, 38... parsel sayılı taşınmazların kadastroca tahdit ve tespitlerinin yapıldığından bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ve dava dosyası Tapulama Mahkemesine gönderilerek bu mahkemenin 1966/81 Esas sırasına kaydedilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; davacıların murisleri ..., ... ..., ... ..., ..., .../.../... adlarına kayıtlı ... köyü, Haziran 1289 tarihli ve 1, 2, 7, 8, 9, 12, 13, 14, 15, 24... , Kanuni Evvel 13 10... tarihli ve 290, 291 numaralarda olmak üzere 13 parça arazinin tapulu olduğunu, davalı ... ve müştereklerinin ... 1. Asliye Hukuk Hakimliğinde 1959/634 Esas sayısı ile açtıkları tescil davasıyla bu yerleri Hazine ve köy muhtarını hasım göstermek suretiyle kendi adlarına tescil ettirmek için açtıkları davaya müdahil olarak katıldıklarını, mahkemece vazife yönünden davalarının reddedildiğini, yine davalıların aynı Mahkemede 1959/861 Esas numarasıyla açtıkları tezyidi dönüm davasının aynı sebepten dolayı vazife noktasından reddedildiğini belirterek, yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazların (istinafa konu 21, 31, 34... parsel sayılı taşınmazlar ile diğer tefrik edilen dava dosyalarında dava konusu 12, 13, 14, 15, 16, 17, 44, 45, 60, 85, 23, 32, 33 parsellerin müvekkilleri adına tapuya tescilini talep etmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; ... köyü dahilinde 20 parça arazilerinin bulunduğunu, dayanaklarının Haziran 1289 tarihli ve 12 parça ve K.evvel 310 tarihli ve 5 parça arazinin murisleri ..., ... ..., ... ..., ... ... mahdumları ..., ... ve ... ve ... ......olduğunu belirterek, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. Davacı ... ... dava dilekçesinde; ... köyünde yapılan kadastro tespitine itiraz ettiğini, dava konusu yerde iki parça arazisinin bulunduğunu, 20 seneden fazla bir zamanda kendi zilyetliklerinde olduğunu beyanla, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; ... köyünde yapılan kadastro tespitine itiraz ettiğini, dava konusu yerde iki parça arazisinin bulunduğunu, 20 seneden fazla bir zamanda kendi zilyetliklerinde olduğunu beyanla, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. Davacı ...... dava dilekçesinde; ... köyünde yapılan kadastro tespitine itiraz ettiğini, dava konusu yerde üç parça arazisinin bulunduğunu, 20 seneden fazla bir zamanda kendi zilyetliklerinde olduğunu beyanla, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. Davacı ... dava dilekçesnde; ... köyünde yapılan kadastro tespitine itiraz ettiğini, dava konusu yerde iki parça arazisinin bulunduğunu, 20 seneden fazla bir zamanda kendi zilyetliklerinde olduğunu beyanla, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; ... köyünde yapılan kadastro tespitine itiraz ettiğini, dava konusu yerde 4 parça arazisinin bulunduğunu, 20 seneden fazla bir zamanda kendi zilyetliklerinde olduğunu beyanla, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. Müdahale talebinde bulunan ... müdahale dilekçesinde; davacılar tarafından açılan ve Asliye Hukuk Mahkemesince vazifesizlik kararı verilerek gönderilen dava dosyasında mezkur ... ili ... köyüne bağlı ... mevkindeki 11 parça taşınmazın murisleri ... ... ile ... ... namına kayıtlı olduğunu, 1942 tarihli kira sözleşmesinin bulunduğunu, taşınmazların kendilerine intikal ettiğini, bir kısım mirasçıların paylarını satın aldığını belirterek, müdahilliğine karar verilmesini talep etmiştir. Müdahale talebinde bulunan ... ve diğer hissedarları vekili müdahale dilekçesinde; davacıların murisleri adlarına kayıtlı ... köyü, Haziran 1289 tarihli ve 1, 2, 7, 8, 9, 12, 13, 14, 15, 24, 25 ve yine Aralık 1290 tarihli ve cilt:25, sayfa:85, yoklama 13 10... tarihli olmak üzere on bir parça taşınmazın mevcut olduğunu belirterek, müdahilliklerine karar verilmesini talep etmiştir. Müdahil ... ve arkadaşları müdahale dilekçesinde; taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının bulunduğunu, tapu kayıt maliki muris ... ... mirasçıları olduklarını öne sürerek, davaya müdahil olmuşlardır. Müdahale talebinde bulunan ... müdahale dilekçesinde; 21, 31, 34... parseller ile 44, 45, 23, 32... numaralı parselleri davalı ... ve ...'dan satış sözleşmesi ile satın aldığını, adı geçen davalıların sözleşme tarihinden ve tapu tarihinden bu yana da bu taşınmazların zilyetliklerini kendisine devir ve teslim ettiklerini, bu sebeple satın almış olduğu hisselerin adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu 21 nolu parselin tespitine dayanak Haziran 1289 tarihli ve 26 sıra nolu tapu kaydının taşınmaza ait olduğu, taşınmazın kadastro tespitinden önce yarıcılık ve icarla tespit maliklerinin kullanımlarında olduğu, 31 nolu parsele uygulanan Haziran 1289 tarihli ve 1 03... sıra nolu tapu kayıtlarının taşınmaza uyduğu, taşınmazın doğu bölümünün tespit maliklerinin kullanımlarında, batı bölümünü teşkil eden ve ifrazen oluşan ... nolu parselin ise ... nitelikte olduğu, 34 nolu parsele uygulanan Haziran 1289 tarihli ve 14 sıra nolu tapu kaydının sınırları itibariyle dava konusu taşınmaza uymadığı, bu yere ait tespit tutanağında belirtilen ... oğlu ... adına kayıtlı asıl kaydın Haziran 1289 tarihli ve 1 sıra nolu tapu kaydı olduğu, taşınmazın tespit maliklerinden ... ile ... tarafından yarıya verilmek suretiyle kuru ziraat tarımının yapıldığı, 38 nolu parselin tespitine dayanak Haziran 1289 tarihli ve 20, 21, 22 sıra nolu tapu kayıtları uygulanmışsa da bu yere ait tespit tutanağının edinme sebebinde Haziran 1289 tarihli ve 7, 8 ve 9 sıra nolu tapu kayıtlarının yer aldığı, taşınmazın tespit tarihine kadar tespit maliklerinin kullanımlarında olduğu, davacılar ... ..., ..., ......, ... ve ...'ın dava konusu parseller üzerinde tasarruf ve zilyetliklerinin bulunmadığı, yine müdahale talebinde bulunan ...'nun dava konusu 21, 31, 34... numaralı parsellerde davalı ... ile ...'dan satış sözleşmesiyle pay satın aldığını iddia etmiş ise de adı geçen tespit maliklerinin dava konusu taşınmazlarda tespit dayanağı gösterilen tapu kayıt maliklerinin mirasçıları olduklarına dair delil sunmadıkları, bu parsellerle ilgili satış vaadi sözleşmelerinin kadastro tespitinden sonra düzenlendiğinden tespitten sonra gerçekleşen durumun mahkemenin görev ve yetki alanına girmediği, tespit dayanağı tapu kayıt malikleriyle müdahil davacıların akdi ve irsi ilişkilerinin saptanmadığı ..." gerekçesiyle, davacı Hazine ve müdahil davacıların davasının kısmen kabulüne, dava konusu 21, 31, 34... parsel sayılı taşınmazların komisyon kararının iptali ile, fen bilirkişisi ...'ın 24.10.2017 tarihli rapor eki krokisinde (21/A) harfi ile gösterilen 5.514,00 m²lik kısmın aynı parsel numarası altında dayanak tapu kayıt maliki mirasçıları ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., (21/B) harfi ile gösterilen kayıt miktar fazlası olan 100.000,00 m²lik kısmın en son parsel numarasıyla tespit malikleri adına; (21/C) harfi ile gösterilen kayıt ve zilyetlik miktar fazlası olan 7.571,36 m²lik kısmın en son parsel numarasıyla Hazine adına; (34/A) harfi ile gösterilen 18.380,00 m²lik kısmın aynı parsel numarası altında dayanak tapu kayıt maliki mirasçıları ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ... adına adına; (34/B) harfi ile gösterilen kayıt miktar fazlası olan 91.917,47 m² ile (34/D) harfi ile gösterilen 68.497,44 m²lik kısımların zilyetlikle iktisap edilebilecek miktar olarak en son parsel numaralarıyla tespit malikleri adına; (34/C) harfi ile gösterilen kayıt ve zilyetlik miktar fazlası olan 34.015,04 m²lik kısmın en son parsel numarasıyla Hazine adına; (38/A) harfi ile gösterilen 22.056,00 m²lik kısmın aynı parsel numarası altında dayanak tapu kayıt maliki mirasçıları ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ... adına; (38/B) harfi ile gösterilen kayıt miktar fazlası olan 16.618,91 m²lik kısım en son parsel numarasıyla ve 38 numaralı parselin ifrazından oluşan kanal nitelikli ... numaralı parsel ve ... numaralı parsellerin dayanak tapu kayıt maliki mirasçıları adına; 31 numaralı parselin ifrazen 1217, 1218 (kanal) ve ... numaralı parsellere ayrıldığı, 12 17... numaralı parsellerin zilyetliklerine istinaden tespit malikleri adına; ... numaralı parselin miktar fazlası olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacılar ... ve arkadaşları vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... mirasçısı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... mirasçısı ... ve arkadaşları vekili ile müdahil ... mirasçısı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... ... mirasçıları ... ... ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 21, 34, 31... parsel sayılı taşınmazların tarafların dayandığı tespite esas tapu kayıtları kapsamında kaldıkları ve tapu kaydı miktar fazlaların ise davalıların zilyetliğinde olduğu gerekçeleriyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi, yapılan inceleme ve araştırma da hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazlara uyduğu kabul edilen tarafların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının hudutlarına bakıldığında, tarafların 38 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak (her ne kadar tespitte Haziran 20, 21, 22 nolu tapu kayıtları uygulanmış ise de) sundukları ve uygulanması istedikleri Haziran 1289 tarihli ve 7, 8 ve 9 nolu kayıtların sınırlarının, ''..., ..., ...'', ''... sınırı, ..., ...,'' ve ''..., ..., ...'' okuduğu; 34 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak sundukları ve uygulanması istedikleri Haziran 1289 tarihli ve 1 nolu kayıtların sınırlarının;'' ..., ..., ..., ...'' okuduğu; 31 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak sundukları ve uygulanması istedikleri Haziran ... nolu tapu kayıtlarının sınırlarının, ''... Sınırı, ...'', ''..., ..., ...'' okuduğu; 21 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak uygulanan 26 nolu tapu kaydının sınırlarının ise, ''..., ..., ...'' okuduğu anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince yapılan keşiflerde, tapu kayıtlarının sınırlarında okunan yer isimlerinin somut olarak gösterilemediği, bu konuda soyut içerikli genel ifadelerle yetinildiği, sınırlarda okunan şahısların ise mahalli bilirkişiler tarafından bilinemediğinin ifade edildiği ve ayrıca tapu kayıtlarında okunan şahıs arazileri dışındaki sınırlar her yere uyabilecek nitelikte olup bunların bir kısmının da zeminde mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, tapu hudutları hat şeklinde olmayıp birbirini kapatmamaktadır. Bu haliyle, söz konusu tapu kayıtlarının uygulama kabiliyetleri bulunmadığından, dava konusu taşınmazlara uyduğunu kabul etmek mümkün değildir. Bu nadanla uyuşmazlığın, zilyetlik hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerekmektedir. Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince bu yönde yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Zira; mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları soyut nitelikte olup, taşınmazların evveliyatları, zilyetliğin başlangıç tarihi ve kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğü detaylı şekilde sorulmamış ve ayrıca bilirkişi raporlarından taşınmazların sınırlarında mera parselinin olduğu anlaşıldığı halde, bu yönde gerekli araştırma ve inceleme da yapılmamıştır. Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazların tespit maliklerinden ... ve ...'nun mirasçılarının davada taraf olup olmadıkları dosya kapsamına göre tespit edilemediğinden, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, bahsi geçen kişiler de dahil olmak üzere, taşınmazların tespit maliklerinin mirasçılarının tümünün veraset ilamları eksiksiz ve denetime elverişli bir şekilde dosya arasına alınarak, tüm mirasçıların yöntemince davada taraf olmaları sağlanarak taraf teşkilindeki eksiklikler giderilmeli; dava konusu taşınmazlara ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü ... sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazların bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları, önceki bilirkişiler dışında ziraat fakültesi toprak bölümü öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmeli, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların kamu orta malı mera niteliğinde olup olmadığı, meradan sökülerek elde edilip edilmediği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı, alınan beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile tutanağı davalı parsellerin dava dosyalarının içeriği ile denetlenmeli; mahkeme hakiminin, taşınmazların konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazların öncesinin mera niteliğinde olup olmadığını, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, çekişmeli taşınmazların komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını yaptığı toprak analizi ile birlikte açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, özellikle önceki bilirkişi raporunu irdeleyen ve var ise taşınmazların ... bölümlerinin ekonomik amaca uygun zilyetlik üzerindeki etkisi ile taşınmazların tamamı üzerinde ne şekilde zilyetlik sürdürüldüğü hususlarını irdeleyecek biçimde, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmazların öncesini ve mevcut niteliğini açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kuruluna hava ve uydu fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, mera vasfında olup olmadığının, mera niteliğinde değilse imar-ihyasına en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verir kroki ve rapor düzenlemesi istenmeli; yapılan araştırma ve inceleme sonucu taşınmazların öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde, uzun süreli kullanım ile meranın toprak yapısının değiştirilmeye çalışılmasının mera özelliğini kaybettirmeyeceği ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağı gözetilmeli, taşınmazların mera olmadığının ve tarafların zilyetliğinin bulunduğunun belirlenmesi durumunda, tarafların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki zilyetlikle kazanım sınırını aşıp aşmadığı belirlenmeli, (belgesizden kazanım olup olmadığı detaylı bir şekilde araştırılarak) yine, dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak tefrik kararı verilmeden önceki 1966/81 Esas sayılı dosyaya konu taşınmazlarla eldeki dava konusu taşınmazlar ile birlikte değerlendirilerek, tarafların keşif sırasındaki feragat beyanları ve ayrıca kararı temyiz edenler yönünden kazanılmış haklar da göz önüne alınarak, toplanan ve toplanacak tüm delillerin sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, yukarıda değinilen hususlar dikkate alınmaksızın eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, yargılama sırasında kamulaştırıldığı anlaşılan taşınmaz bölümlerinin kamulaştırmayı yapan ilgili kurum adına tesciline ve hak sahibi olduğu belirlenen kişiler lehine ancak mülkiyetin tespitine karar verilebileceğinin gözetilmemesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesi uyarınca aynı çalışma alanında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla senetsizden edinilebilecek taşınmaz miktarının (40 -100 dönüm) aşılıp aşılmadığı hususunda detaylı ve yeterli bir araştırma yapılmadan tapu - vergi kaydı miktar fazlalıkları üzerinden zilyetlikle kazanılan yerlere ilişkin infaza elverişli olmayacak şekilde kurulması ve karar başlığının davada taraf olanlar ve mirasçıları bakımından denetime elverişli olmayacak şekilde düzenlenmesi de usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... ... mirasçıları ... ... ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b378b75c3b13d252 e2cc93af52bba547 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2024/6781 E. , 2025/6047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/203 E., 2024/1043 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2005/3 E., 2018/29 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... ... mirasçıları ... ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 1957 yılında yapılan kadastro sırasında, 21 parsel sayılı 113.000,00 m², 31 parsel sayılı 12.595,00 m², 34 parsel sayılı 215.000,00 m² ve 38 parsel sayılı 46.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarında 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 959/634 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu oldukları belirtilmek suretiyle, ayrı ayrı tapu kaydına ve harici satışa dayalı olarak ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... adlarına tespit edilmiş ve Kadastro Komisyonunun 20.01.1965 tarihli kararı ile, ..., ... ve diğer kişiler tarafından 1957 yılında tapulamasına başlanarak tahdit ve tespit ikmal edilen 1 ila 99 parsellere itiraz edildiği, ... köyü 1 ila 99 parsellerden 12, 13, 14, 15, 16, 17, 44, 45, 60... parsellerin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 958/861 Esas sayılı dava dosyasında; 21, 23, 31, 32, 33, 34... parsellerin 959/634 Esas sayılı dava dosyasında tezyidi dönüm ve tescil davasında; 42, 66... parsellerin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 962/468 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu olduğundan ilgili tutanakların ekleriyle birlikte Tapuluma Mahkemesine verildiği, devir için bilgi verildiği, diğer parsel tutanakları üzerindeki itirazların bir hakka müstenit bulunmadığı belirtilerek, tespit gereğince tescillerinin yapılmasına ve itirazların reddine karar verilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1959/634 Esas sayılı dava dosyasına sundukları dava dilekçelerinde; Haziran 1289 tarihli ve 14, 15, 19, 21, 22, 25, 26, 100, 101, 102, 1 03... Kanuni Evvel 1310 tarihli ve 290, 291, 292, 2 93... sıra numaralı tapu kayıtları kapsamındaki taşınmazların 40 yılı aşkın süredir davacıların zilyetliklerinde bulunduğunu öne sürerek, belirtilen tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların adlarına tapuya teciline karar verilmesini talep etmişler ve Asliye Hukuk Mahkemesince, tescili talep edilen 21, 23, 31, 32, 34, 38... parsel sayılı taşınmazların kadastroca tahdit ve tespitlerinin yapıldığından bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ve dava dosyası Tapulama Mahkemesine gönderilerek bu mahkemenin 1966/81 Esas sırasına kaydedilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; davacıların murisleri ..., ... ..., ... ..., ..., .../.../... adlarına kayıtlı ... köyü, Haziran 1289 tarihli ve 1, 2, 7, 8, 9, 12, 13, 14, 15, 24... , Kanuni Evvel 13 10... tarihli ve 290, 291 numaralarda olmak üzere 13 parça arazinin tapulu olduğunu, davalı ... ve müştereklerinin ... 1. Asliye Hukuk Hakimliğinde 1959/634 Esas sayısı ile açtıkları tescil davasıyla bu yerleri Hazine ve köy muhtarını hasım göstermek suretiyle kendi adlarına tescil ettirmek için açtıkları davaya müdahil olarak katıldıklarını, mahkemece vazife yönünden davalarının reddedildiğini, yine davalıların aynı Mahkemede 1959/861 Esas numarasıyla açtıkları tezyidi dönüm davasının aynı sebepten dolayı vazife noktasından reddedildiğini belirterek, yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazların (istinafa konu 21, 31, 34... parsel sayılı taşınmazlar ile diğer tefrik edilen dava dosyalarında dava konusu 12, 13, 14, 15, 16, 17, 44, 45, 60, 85, 23, 32, 33 parsellerin müvekkilleri adına tapuya tescilini talep etmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; ... köyü dahilinde 20 parça arazilerinin bulunduğunu, dayanaklarının Haziran 1289 tarihli ve 12 parça ve K.evvel 310 tarihli ve 5 parça arazinin murisleri ..., ... ..., ... ..., ... ... mahdumları ..., ... ve ... ve ... ......olduğunu belirterek, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. Davacı ... ... dava dilekçesinde; ... köyünde yapılan kadastro tespitine itiraz ettiğini, dava konusu yerde iki parça arazisinin bulunduğunu, 20 seneden fazla bir zamanda kendi zilyetliklerinde olduğunu beyanla, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; ... köyünde yapılan kadastro tespitine itiraz ettiğini, dava konusu yerde iki parça arazisinin bulunduğunu, 20 seneden fazla bir zamanda kendi zilyetliklerinde olduğunu beyanla, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. Davacı ...... dava dilekçesinde; ... köyünde yapılan kadastro tespitine itiraz ettiğini, dava konusu yerde üç parça arazisinin bulunduğunu, 20 seneden fazla bir zamanda kendi zilyetliklerinde olduğunu beyanla, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. Davacı ... dava dilekçesnde; ... köyünde yapılan kadastro tespitine itiraz ettiğini, dava konusu yerde iki parça arazisinin bulunduğunu, 20 seneden fazla bir zamanda kendi zilyetliklerinde olduğunu beyanla, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; ... köyünde yapılan kadastro tespitine itiraz ettiğini, dava konusu yerde 4 parça arazisinin bulunduğunu, 20 seneden fazla bir zamanda kendi zilyetliklerinde olduğunu beyanla, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. Müdahale talebinde bulunan ... müdahale dilekçesinde; davacılar tarafından açılan ve Asliye Hukuk Mahkemesince vazifesizlik kararı verilerek gönderilen dava dosyasında mezkur ... ili ... köyüne bağlı ... mevkindeki 11 parça taşınmazın murisleri ... ... ile ... ... namına kayıtlı olduğunu, 1942 tarihli kira sözleşmesinin bulunduğunu, taşınmazların kendilerine intikal ettiğini, bir kısım mirasçıların paylarını satın aldığını belirterek, müdahilliğine karar verilmesini talep etmiştir. Müdahale talebinde bulunan ... ve diğer hissedarları vekili müdahale dilekçesinde; davacıların murisleri adlarına kayıtlı ... köyü, Haziran 1289 tarihli ve 1, 2, 7, 8, 9, 12, 13, 14, 15, 24, 25 ve yine Aralık 1290 tarihli ve cilt:25, sayfa:85, yoklama 13 10... tarihli olmak üzere on bir parça taşınmazın mevcut olduğunu belirterek, müdahilliklerine karar verilmesini talep etmiştir. Müdahil ... ve arkadaşları müdahale dilekçesinde; taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının bulunduğunu, tapu kayıt maliki muris ... ... mirasçıları olduklarını öne sürerek, davaya müdahil olmuşlardır. Müdahale talebinde bulunan ... müdahale dilekçesinde; 21, 31, 34... parseller ile 44, 45, 23, 32... numaralı parselleri davalı ... ve ...'dan satış sözleşmesi ile satın aldığını, adı geçen davalıların sözleşme tarihinden ve tapu tarihinden bu yana da bu taşınmazların zilyetliklerini kendisine devir ve teslim ettiklerini, bu sebeple satın almış olduğu hisselerin adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu 21 nolu parselin tespitine dayanak Haziran 1289 tarihli ve 26 sıra nolu tapu kaydının taşınmaza ait olduğu, taşınmazın kadastro tespitinden önce yarıcılık ve icarla tespit maliklerinin kullanımlarında olduğu, 31 nolu parsele uygulanan Haziran 1289 tarihli ve 1 03... sıra nolu tapu kayıtlarının taşınmaza uyduğu, taşınmazın doğu bölümünün tespit maliklerinin kullanımlarında, batı bölümünü teşkil eden ve ifrazen oluşan ... nolu parselin ise ... nitelikte olduğu, 34 nolu parsele uygulanan Haziran 1289 tarihli ve 14 sıra nolu tapu kaydının sınırları itibariyle dava konusu taşınmaza uymadığı, bu yere ait tespit tutanağında belirtilen ... oğlu ... adına kayıtlı asıl kaydın Haziran 1289 tarihli ve 1 sıra nolu tapu kaydı olduğu, taşınmazın tespit maliklerinden ... ile ... tarafından yarıya verilmek suretiyle kuru ziraat tarımının yapıldığı, 38 nolu parselin tespitine dayanak Haziran 1289 tarihli ve 20, 21, 22 sıra nolu tapu kayıtları uygulanmışsa da bu yere ait tespit tutanağının edinme sebebinde Haziran 1289 tarihli ve 7, 8 ve 9 sıra nolu tapu kayıtlarının yer aldığı, taşınmazın tespit tarihine kadar tespit maliklerinin kullanımlarında olduğu, davacılar ... ..., ..., ......, ... ve ...'ın dava konusu parseller üzerinde tasarruf ve zilyetliklerinin bulunmadığı, yine müdahale talebinde bulunan ...'nun dava konusu 21, 31, 34... numaralı parsellerde davalı ... ile ...'dan satış sözleşmesiyle pay satın aldığını iddia etmiş ise de adı geçen tespit maliklerinin dava konusu taşınmazlarda tespit dayanağı gösterilen tapu kayıt maliklerinin mirasçıları olduklarına dair delil sunmadıkları, bu parsellerle ilgili satış vaadi sözleşmelerinin kadastro tespitinden sonra düzenlendiğinden tespitten sonra gerçekleşen durumun mahkemenin görev ve yetki alanına girmediği, tespit dayanağı tapu kayıt malikleriyle müdahil davacıların akdi ve irsi ilişkilerinin saptanmadığı ..." gerekçesiyle, davacı Hazine ve müdahil davacıların davasının kısmen kabulüne, dava konusu 21, 31, 34... parsel sayılı taşınmazların komisyon kararının iptali ile, fen bilirkişisi ...'ın 24.10.2017 tarihli rapor eki krokisinde (21/A) harfi ile gösterilen 5.514,00 m²lik kısmın aynı parsel numarası altında dayanak tapu kayıt maliki mirasçıları ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., (21/B) harfi ile gösterilen kayıt miktar fazlası olan 100.000,00 m²lik kısmın en son parsel numarasıyla tespit malikleri adına; (21/C) harfi ile gösterilen kayıt ve zilyetlik miktar fazlası olan 7.571,36 m²lik kısmın en son parsel numarasıyla Hazine adına; (34/A) harfi ile gösterilen 18.380,00 m²lik kısmın aynı parsel numarası altında dayanak tapu kayıt maliki mirasçıları ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ... adına adına; (34/B) harfi ile gösterilen kayıt miktar fazlası olan 91.917,47 m² ile (34/D) harfi ile gösterilen 68.497,44 m²lik kısımların zilyetlikle iktisap edilebilecek miktar olarak en son parsel numaralarıyla tespit malikleri adına; (34/C) harfi ile gösterilen kayıt ve zilyetlik miktar fazlası olan 34.015,04 m²lik kısmın en son parsel numarasıyla Hazine adına; (38/A) harfi ile gösterilen 22.056,00 m²lik kısmın aynı parsel numarası altında dayanak tapu kayıt maliki mirasçıları ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ... adına; (38/B) harfi ile gösterilen kayıt miktar fazlası olan 16.618,91 m²lik kısım en son parsel numarasıyla ve 38 numaralı parselin ifrazından oluşan kanal nitelikli ... numaralı parsel ve ... numaralı parsellerin dayanak tapu kayıt maliki mirasçıları adına; 31 numaralı parselin ifrazen 1217, 1218 (kanal) ve ... numaralı parsellere ayrıldığı, 12 17... numaralı parsellerin zilyetliklerine istinaden tespit malikleri adına; ... numaralı parselin miktar fazlası olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacılar ... ve arkadaşları vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... mirasçısı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... mirasçısı ... ve arkadaşları vekili ile müdahil ... mirasçısı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... ... mirasçıları ... ... ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 21, 34, 31... parsel sayılı taşınmazların tarafların dayandığı tespite esas tapu kayıtları kapsamında kaldıkları ve tapu kaydı miktar fazlaların ise davalıların zilyetliğinde olduğu gerekçeleriyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi, yapılan inceleme ve araştırma da hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazlara uyduğu kabul edilen tarafların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının hudutlarına bakıldığında, tarafların 38 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak (her ne kadar tespitte Haziran 20, 21, 22 nolu tapu kayıtları uygulanmış ise de) sundukları ve uygulanması istedikleri Haziran 1289 tarihli ve 7, 8 ve 9 nolu kayıtların sınırlarının, ''..., ..., ...'', ''... sınırı, ..., ...,'' ve ''..., ..., ...'' okuduğu; 34 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak sundukları ve uygulanması istedikleri Haziran 1289 tarihli ve 1 nolu kayıtların sınırlarının;'' ..., ..., ..., ...'' okuduğu; 31 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak sundukları ve uygulanması istedikleri Haziran ... nolu tapu kayıtlarının sınırlarının, ''... Sınırı, ...'', ''..., ..., ...'' okuduğu; 21 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak uygulanan 26 nolu tapu kaydının sınırlarının ise, ''..., ..., ...'' okuduğu anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince yapılan keşiflerde, tapu kayıtlarının sınırlarında okunan yer isimlerinin somut olarak gösterilemediği, bu konuda soyut içerikli genel ifadelerle yetinildiği, sınırlarda okunan şahısların ise mahalli bilirkişiler tarafından bilinemediğinin ifade edildiği ve ayrıca tapu kayıtlarında okunan şahıs arazileri dışındaki sınırlar her yere uyabilecek nitelikte olup bunların bir kısmının da zeminde mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, tapu hudutları hat şeklinde olmayıp birbirini kapatmamaktadır. Bu haliyle, söz konusu tapu kayıtlarının uygulama kabiliyetleri bulunmadığından, dava konusu taşınmazlara uyduğunu kabul etmek mümkün değildir. Bu nadanla uyuşmazlığın, zilyetlik hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerekmektedir. Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince bu yönde yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Zira; mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları soyut nitelikte olup, taşınmazların evveliyatları, zilyetliğin başlangıç tarihi ve kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğü detaylı şekilde sorulmamış ve ayrıca bilirkişi raporlarından taşınmazların sınırlarında mera parselinin olduğu anlaşıldığı halde, bu yönde gerekli araştırma ve inceleme da yapılmamıştır. Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazların tespit maliklerinden ... ve ...'nun mirasçılarının davada taraf olup olmadıkları dosya kapsamına göre tespit edilemediğinden, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, bahsi geçen kişiler de dahil olmak üzere, taşınmazların tespit maliklerinin mirasçılarının tümünün veraset ilamları eksiksiz ve denetime elverişli bir şekilde dosya arasına alınarak, tüm mirasçıların yöntemince davada taraf olmaları sağlanarak taraf teşkilindeki eksiklikler giderilmeli; dava konusu taşınmazlara ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü ... sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazların bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları, önceki bilirkişiler dışında ziraat fakültesi toprak bölümü öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmeli, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların kamu orta malı mera niteliğinde olup olmadığı, meradan sökülerek elde edilip edilmediği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı, alınan beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile tutanağı davalı parsellerin dava dosyalarının içeriği ile denetlenmeli; mahkeme hakiminin, taşınmazların konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazların öncesinin mera niteliğinde olup olmadığını, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, çekişmeli taşınmazların komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını yaptığı toprak analizi ile birlikte açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, özellikle önceki bilirkişi raporunu irdeleyen ve var ise taşınmazların ... bölümlerinin ekonomik amaca uygun zilyetlik üzerindeki etkisi ile taşınmazların tamamı üzerinde ne şekilde zilyetlik sürdürüldüğü hususlarını irdeleyecek biçimde, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmazların öncesini ve mevcut niteliğini açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kuruluna hava ve uydu fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, mera vasfında olup olmadığının, mera niteliğinde değilse imar-ihyasına en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verir kroki ve rapor düzenlemesi istenmeli; yapılan araştırma ve inceleme sonucu taşınmazların öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde, uzun süreli kullanım ile meranın toprak yapısının değiştirilmeye çalışılmasının mera özelliğini kaybettirmeyeceği ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağı gözetilmeli, taşınmazların mera olmadığının ve tarafların zilyetliğinin bulunduğunun belirlenmesi durumunda, tarafların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki zilyetlikle kazanım sınırını aşıp aşmadığı belirlenmeli, (belgesizden kazanım olup olmadığı detaylı bir şekilde araştırılarak) yine, dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak tefrik kararı verilmeden önceki 1966/81 Esas sayılı dosyaya konu taşınmazlarla eldeki dava konusu taşınmazlar ile birlikte değerlendirilerek, tarafların keşif sırasındaki feragat beyanları ve ayrıca kararı temyiz edenler yönünden kazanılmış haklar da göz önüne alınarak, toplanan ve toplanacak tüm delillerin sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, yukarıda değinilen hususlar dikkate alınmaksızın eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, yargılama sırasında kamulaştırıldığı anlaşılan taşınmaz bölümlerinin kamulaştırmayı yapan ilgili kurum adına tesciline ve hak sahibi olduğu belirlenen kişiler lehine ancak mülkiyetin tespitine karar verilebileceğinin gözetilmemesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesi uyarınca aynı çalışma alanında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla senetsizden edinilebilecek taşınmaz miktarının (40 -100 dönüm) aşılıp aşılmadığı hususunda detaylı ve yeterli bir araştırma yapılmadan tapu - vergi kaydı miktar fazlalıkları üzerinden zilyetlikle kazanılan yerlere ilişkin infaza elverişli olmayacak şekilde kurulması ve karar başlığının davada taraf olanlar ve mirasçıları bakımından denetime elverişli olmayacak şekilde düzenlenmesi de usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... ... mirasçıları ... ... ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b378b75c3b13d252 e2cc93af52bba547 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı