Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/1354 E., 2025/6069 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1354 E., 2025/6069 K. (30.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1354
Karar No
2025/6069
Karar Tarihi
30.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/1354 E. , 2025/6069 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/970 E., 2024/3 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/935 E., 2020/334 K. Taraflar arasında kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 883 parsel numaralı taşınmazın bulunduğu yörede 1980 yılında 766 sayılı Tapulama Kanununa göre yapılan çalışmada, dava konusu taşınmazın davalı ... ve müşterekleri adına tarla vasfıyla 21.03.1980 tarihinde tespit edildiği, 06.06.1980-07.07.1980 tarihleri arasında ilan edildiği, itiraz edilmediğinden 08.07.1980 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın davalılar adına tapuya tescil edildiği, 6831 sayılı Kanun'a göre 1978 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan ve 30.10.1989 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı ... İdaresi vekili; dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 883 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı olduğunu, ancak parselin kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek, davalılar adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman sınırları içinde kalan kısmının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 1978 yılında yapılan ve 29.04.1989 tarihinde askı suretiyle ilan edilerek 30.10.1989 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasında 883 nolu taşınmazın orman sınırları içinde bırakıldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalılar vekili; davaya konu taşınmazın davacılara miras yoluyla geçtiğini, davacılardan ...'un, tapu sicil kaydına güvenerek bir kısım paydaşların paylarını satın aldığını, davacının tapu siciline güvenerek taşınmazı satın aldığını, davaya konu taşınmazın orman vasfı dışında kaldığını, taşınmazın narenciye bahçesi, kargir su havuzu ve tarım arazisi olduğunu, taşınmazın davalılar adına kayıtlı olduğunu, Kadastro Genel Müdürlüğü'nce davacılara davaya konu edilen taşınmaz için 08.07.1980 tarihinde çaplı tasarruf vesikası verildiğini, davaya konu edilen alanın, orman içi açıklık olduğunu, tapu kaydının olması halinde zilyetlikle iktisabının mümkün olduğunu, davaya konu edilen taşınmazın yüzölçümünün ilgili düzenlemede belirtilen sınırı aşmadığını, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/774 Esas sayılı dosyasında alınmış olan bilirkişi raporunda taşınmazın tarım alanı olduğunun tespit edildiğini, dosyanın işbu dava bakımından bekletici mesele yapılmasının talep edildiğini, dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiğini, söz konusu çelişki giderilmeksizin verilen kararın hatalı olduğunu, davalı ...'un taşınmazın tapudaki kayda güvenerek iyiniyetli olarak edinmiş olduğunu, bu nedenle işbu davanın davalı bakımından husumetten reddedilmesi gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde davalının ödediği bedelin Mahkeme veznesine depo edilmesi ve davanın davacı idare lehine sonuçlanması halinde satış bedelinin davacı ...'a ödenmesinin talep edildiğini, buna rağmen İlk Derece Mahkemesince talebin başka bir yargılama konusu oluşturulduğu belirtilerek değerlendirme yapılmamasının usul ve kanuna aykırı olduğu iddiasıyla kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın orman tahdit haritasında orman sınırları içerisinde kaldığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalılar tarafın yerinde bulunmayan istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 73dae7692f523f55 1888255a6040c533

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı