8. Hukuk Dairesi 2024/6512 E. , 2025/5430 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/52 E., 2019/67 K. Taraflar arasındaki Orman Kadastrosuna ve 6831 sayılı Orman Kanunu' nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uygulamalarına itiraz ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davada davacının ve asli müdahillerin davasının reddine, birleşen davada asli müdahillerin davasının reddine, davacıların davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hüküm, asıl davada davacı ..., birleşen davada davacı ..., asli müdahil ..., davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Asıl davanın davacısı ... vekili dava dilekçesinde özetle; orman kadastro ekiplerince ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2009 yılında yapılan çalışmalar sonucunda müvekkili olan davacının zilyetliğinde bulunan bir kısım arazinin orman sınırları içine alındığını, bu yerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davacıya ait olduğunu ileri sürerek, orman tahdidinin iptali ile söz konusu alanın davacı adına tescilini talep etmiştir. Birleşen davanın davacıları ... ve ... vekili ise dava dilekçesinde; orman kadastro ekiplerince ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2009 yılında yapılan çalışmalar sonucunda vekil edenleri olan davacıların zilyetliğinde bulunan bir kısım arazinin orman sınırları içine alındığını, bu yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davacılar ait olduğunu ileri sürerek, söz konusu yerlerin davacılar adına tescilini istemiştir. Yargılamanın devamı sırasında 2012 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. madde uygulamaları sonucunda, dava konusu taşınmaz bölümlerini de kapsayacak şekilde 1063 sayılı parsel orman niteliğiyle, 10 69... sayılı parseller ise (2/B) parseli olarak tarla niteliğiyle kadastro tutanağı düzenlenmeksizin ihdasen Hazine adına tescil edilmiş; tahdit ve (6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulama alanı dışında kalan 1273 sayılı parsel hakkında ise birleşen davanın davacısı ...'ın zilyetliğinde olduğu, ancak eldeki davanın konusu olduğu belirtilerek, malik hanesi açık şekilde tarla vasfıyla kadastro tutanağı tanzim edilmiş ve yapılan keşifler neticesinde, asıl davada davacının talepte bulunduğu taşınmaz bölümlerinin 10 63... parsel sınırları içinde, birleşen davada davacıların talepte bulunduğu taşınmaz bölümlerinin ise 10 69... parsel sınırları içinde kaldığı anlaşılmıştır. Dava dosyaları birleştirilmeden önce yapılan yargılamalarda, asıl dava yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen, davacının davasının kısmen kabulü ile ... nolu parselde (A) ile gösterilen 22.538,67 m²'lik kısmın bu parselden ifrazı ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 7.560,57 m²'lik kısma yönelik davanın reddine dair önceki hüküm, davalılardan Hazine vekili ile Orman İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.1.2014 tarihli ve 2013/9220 Esas, 2014/1041 Karar sayılı ilamıyla; "Dava, orman kadastrosu çalışmalarına itirazla birlikte tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılıp 09.04.2009 tarihinde ilan edilen ve eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları vardır. İlk Derece Mahkemesince, temyize konu 1072 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 22.538,67 m²'lik bölümüne ilişkin Hazine adına yapılan tesbitin iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmişse de yapılan inceleme ve araştırmanın taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirleme noktasında yeterli değildir. Aynı zamanda davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden yapılan araştırma da yetersizdir. Bundan ayrı, dava altı aylık sürede gerçek kişi tarafından açılan orman kadastrosu çalışmalarına itiraz davası olduğuna göre İlk Derece Mahkemesince orman tahdidine itiraz yönünden usulünce araştırma yapılarak bir karar verilmesi, tescil talebi yönünden ise görevsizliğe karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde tescil hükmü kurulması da usul ve kanuna aykırıdır." gerekçesiyle bozulmuştur. Birleşen dava yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen, davacının davasının kısmen kabulü ile 11.04.2013 tarihli teknik bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen kısma yönelik davanın reddine, 11.04.2013 tarihli teknik bilirkişi raporunda ... nolu parsel ile ... nolu parselde (B) harfi ile gösterilen kısmın ... adına tapuya kayıt ve tesciline, teknik bilirkişi raporunda 2 nolu krokide ... nolu parselde (A) ve (B) harfleriyle gösterilen kısmın ... nolu parselden ifrazı ile ayrı parsel numarası ile ... nolu parselde (C) harfi ile gösterilen 6.390 m²'lik, yine (D) harfi ile gösterilen 379 m²'lik kısmın 1063 parselden ifrazı ile ayrı parsel numarası ile 1/2 hisse olarak ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline dair önceki karar ise, davalılardan Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.1.2014 tarihli ve 2013/9221 Esas, 2014/1040 Karar sayılı ilamıyla; "Orman İdaresinin davaya dahil edilmesi gerektiği, bundan ayrı, her ne kadar 1273 parsel sayılı taşınmaz hakkında eldeki dava nedeniyle davalı olduğundan bahisle malik hanesi açık şekilde kadastro tutanağı düzenlenerek Mahkemeye gönderilmiş ise de eldeki davanın orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına itiraza ilişkin olup söz konusu parselin orman sınırları dışında kaldığına göre dava konusu olmadığından olağan yollardan kesinleştirme işlemlerinin yapılması için kadastro müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği, aynı zamanda, İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın, taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirleme ve davacılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti yönünden yeterli olmadığı, dava, altı aylık sürede gerçek kişi tarafından açılan orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmalarına itiraz davası olduğuna göre, İlk Derece Mahkemesince orman tahdidine itiraz yönünden bir karar verilmesi, tescil talepleri yönünden ise görevsizliğe karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamları sonrası yapılan yargılama sırasında dava dosyaları 25.05.2018 tarihinde birleştirilmiş olup, davaların birleştirilmesinden sonra asli müdahiller ... ve ... tarafından dosyaya müdahale dilekçeleri verilmiş ve İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; asıl dava yönünden, davacının davasının reddine, asli müdahilin davasının reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, asli müdahilin davasının reddine, davacıların 1069 parsel sayılı taşınmazın (B) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlarına ilişkin talebinin kabulüne, kadastro tespitinin iptaline davacı ... ve ... adlarına olduklarının tespitine, bu kısımların parselden ifrazı ile bu kısımlar için ayrı parsel numaraları verilerek 1/2 hissesinin ... ve 1/2 hissesinin ... adına tapuya tesciline, 1072 sayılı parselin (A1) , (A2), (B) ve (F) ile gösterilen kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, asıl davanın davacısı ..., birleşen davanın davacısı ... ve asli müdahil ... ile davalılardan Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Orman kadastrosuna ve 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulamasına itiraz ve tescil istemlerine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davalar yönünden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, hükmüne uyulan bozma ilamlarının gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemiş ve eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmiştir. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamlarında, yapılan araştırma ve incelemenin, taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirleme ve davacılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti yönünden yeterli olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen, bahsi geçen konulardaki eksiklikler giderilmemiş, bu kapsamda, davacıların talep ettiği taşınmaz kısımları geniş paftada tek kroki üzerinde gösterilmek suretiyle dava konusu yerler netleştirilmemiş ve bu alanlar yönünden ayrı ayrı memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı incelemeleri yaptırılmaksızın dava konusu alanlara ilişkin net bir ayrım yapılmaksızın toptancı şekilde değerlendirmeler yapılmıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, öncelikle yöreye ait en eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğrafları ile amenajman planları ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte öncelikle, davacıların talep ettiği taşınmaz kısımları geniş paftada tek kroki üzerinde gösterilerek dava konusu yerler netleştirilmeli bundan sonra getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; taşınmazların üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, toprak erozyonunu, toprağın strüktür ve tekstürünün bozulmasını önleyici, su verimini artırıcı etkisi bulunup bulunmadığı, bölgenin ve arazinin genel yapısı, iklim ve mevsim özelliği, toprağın cinsi, su ve rüzgar erozyonuna göre durumu, eğimin şiddeti, bitki örtüsünün türü, kök ve gövdesinin niteliği, toprağa tutunma özelliği ile birlikte değerlendirilerek orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığı belirlenmeli, stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazların niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve bundan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde, hükmüne uyulan bozma ilamlarında, davanın altı aylık sürede gerçek kişi tarafından açılan orman kadastrosu çalışmalarına itiraz ve tescil talepli davalar olduğu belirtilerek, orman tahdidine itiraz davası yönünden usulünce araştırma yapılması, tescil talebi yönünden ise mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gereğine değinildiği gözetilerek bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözden kaçırılarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, tescil talepleri yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesi de usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Asıl davanın davacısı ..., birleşen davanın davacısı ... ve asli müdahil ... ile davalılardan Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/1. maddesi uyarınca Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 700fda98d4ddb4d3 3900283d902e052c
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6512 E., 2025/5430 K. (09.09.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6512
- Karar No
- 2025/5430
- Karar Tarihi
- 09.09.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5200 E., 2025/5427 K. 09.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6499 E., 2025/5428 K. 09.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5405 E., 2025/5429 K. 09.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4106 E., 2025/5432 K. 09.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2155 E., 2025/5433 K. 09.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1030 E., 2025/5434 K. 09.09.2025