Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2023/5200 E., 2025/5427 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5200 E., 2025/5427 K. (09.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5200
Karar No
2025/5427
Karar Tarihi
09.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/5200 E. , 2025/5427 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/93 E., 2023/8 K. Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; K A R A R Davacı ... vekili, 15.08.2002 tarihli dava dilekçesi ile ... ili ... ... Beldesinde 64 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan orman kadastro işleminde 67 91... parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 280,00 m²lik kısmının orman sınırları dışında bırakıldığını ancak bu bölümünün orman sayılan yer olduğunu ileri sürerek, kadastro işleminin ve davalılar adına olan tapu kaydının iptaline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 01.10.2003 tarihli müşterek krokide (A1) ve (A2) ile gösterilen yerlere yönelik davanın kabulü ile orman tahdidinin iptaline, ... ili ... köyü 67 91... no.lu parselin müşterek krokide (A1) ile gösterilen 302.250 ve (A2) ile gösterilen 33.008 m²lik yerlerin orman tahdit içine alınmasına ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 11/4 maddesi gereğince tahdit içinde kalıp tahditi kesinleşen ormanlar gibi orman olarak Hazine adına tapuya tesciline, Mahkeme kararı kesinleştiğinde tapu hukuki niteliğini kaybedip salt delil niteliğine dönüşeceğinden iptal ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş ve hüküm, taraflarca temyiz edilmediğinden bahisle 03.05.2004 tarihinde kesinleştirilmiştir. Bilahare, davacı ... vekili, 04.03.2020 tarihli dilekçesiyle; kayıt maliklerinden ... ve ...'in davaya dahil edilmelerine rağmen gerekçeli karar başlığında gösterilmediklerini belirterek, gerekçeli karar başlığına dahili davalıların isimlerinin eklenmesi suretiyle hükmün tavzihini talep etmiş ve mahkemenin 26.06.2020 tarihli ek kararıyla, davacı ... vekili tarafından sunulan, kayıt maliklerinden ... ve ...'in davaya dahil edilmelerine ilişkin dilekçede hakim havalesi bulunmadığı gibi bu yönde oluşturulmuş ara karar da bulunmadığı, dahili dava dilekçesinin tebliğ edilmiş olmasının bu kişileri taraf konumuna sokmayacağı, aleyhlerine sonuç doğuracak şekilde tavzih kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, tavzih talebinin reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar davacı ... vekili tarafından, asıl karar ise tavzih duruşması sırasında kendilerine gerekçeli karar tebliğ edilen kayıt maliki ... vasisi ile ... tarafından temyiz edilmekle Dairenin 23.06.2022 tarihli ve 2021/4207 Esas, 2022/6073 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Dairenin 23.06.2022 tarihli ve 2021/4207 Esas, 2022/6073 Karar sayılı bozma kararında özetle; "dahili davalı ... vasisi ile dahili davalı ...'in temyiz itirazları yönünden, sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerektiği, dahili davalı ... vasisi ile dahili davalı ...'in sair temyiz itirazları yönünden ise, mahkemece, orman kadastrosuna itiraz yönünden, sadece işlemin iptali ile taşınmazın orman sınırları içerisine alınması şeklinde hüküm kurulmasıyla yetinilmesi, tescil istemi yönünden ise Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, davacı ... vekilinin tavzih talebinin reddine ilişkin ek karara yönelik temyiz itirazları yönünden, dava dilekçesinde kayıt maliklerinden ... ve ...' in taraf olarak gösterilmediği, ancak daha sonra davacı vekili tarafından dahili dava dilekçesi sunulduğu, dahili dava dilekçesi ve duruşma gününün bu kişilere tebliğ edildiği, buna rağmen dahili davalıların gerekçeli karar başlığında gösterilmedikleri, mahkemece, gerekçeli karar başlığında yer almayan dahili davalılara, yargılamanın devamı esnasında husumet yöneltildiği ve dahili dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edildiği nazara alınarak, tavzih isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesi ile dahili davalı ... vasisi ile dahili davalı ...'in sair temyiz itirazlarının reddine, dahili davalı ... vasisi, dahili davalı ... ve davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca, dava konusu 67 91... numaralı parsel sayılı taşınmazın 01.10.2003 havale tarihli bilirkişi raporlarında (A1) ile gösterilen 302.250 m² ve (A2) ile gösterilen 33.008 m²lik kısımlarının orman tahditlerinin iptaline yönelik davanın kabulüne ve (A1) ve (A2) olarak gösterilen kısımların ayrı ayrı orman sınırları içerisine alınmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 6 aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz ile tapu iptali ve tescil niteliğindedir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 269,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 83633c6183654b76 19181568f239e7b3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı