8. Hukuk Dairesi 2024/6107 E. , 2025/3088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/573 E., 2024/1185 K. DAVA TARİHİ : 13.12.2021 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (...) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/58 E., 2023/1 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama Kadastrosu sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 31 parsel sayılı 14.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 5959 ada 1 parsel numarasıyla ve 13.440,01 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "davalı parsellerin bulunduğu yerde komisyon tarafında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi hükmüne göre yapılan uygulama çalışmalarının tekniğine, yönetmelik ve kanun hükümlerine uygun yapıldığı, bu durumun 1955, 1977 tarihli hava fotoğrafları, mahalli bilirkişi beyanları ve teknik bilirkişi raporları ile doğrulandığı, Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar sonucu belirlenen yüz ölçüm farklılığının teknoloji farklılığından ve hesaplama yönteminden kaynaklandığı" gerekçesiyle davanın reddine, eski 31 yeni 5958 ada 1 parsel sayılı taşınmazın güncelleme kadastro çalışmaları sonucu yapılan tespit gibi tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "harita mühendisi tarafından yöntemine uygun şekilde tesis kadastrosu ve 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu paftaları ile tesis kadastro tarihine en yakın tarihli hava fotoğraflarının çakıştırılması neticesinde, 1950 tarihinde var olan sınırlarla ve 22/a uygulaması sonrası değerlendirilen sınırların uyumlu olduğu, dava konusu taşınmazda tapulama sırasında hatalı tersimat yapıldığı, tapulama çalışmaları sırasında davalı parselin doğusunda bulunan 81 ve 82 numaralı köşe kırık noktalarının hatalı alınmasından kaynaklı komşu 344 parsel ile binmeli olduğu, köşe kırık noktalarının 463 ve 464 numaralı noktalar olması gerektiği, bu sebeple parselin kısmen doğu ve kısmen güney hududunun hatalı oluşturulduğu, tapulama çalışmalarında yüz ölçümünün fazla hesaplanmasının sebebinin bu hatadan kaynaklandığını, dava konusu taşınmazda meydana gelen eksikliğin herhangi bir parselde kalmadığı, başka bir parsele dahil edilmediği, böylece dava konusu taşınmazla ilgili uygulama kadastrosunun, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin Yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 60ac874af9ea61f7 bf0eaa949e8b5ce7
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6107 E., 2025/3088 K. (17.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6107
- Karar No
- 2025/3088
- Karar Tarihi
- 17.04.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1193 E., 2025/3085 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6018 E., 2025/3086 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3896 E., 2025/3087 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1790 E., 2025/3089 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5326 E., 2025/3090 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6223 E., 2025/3091 K. 17.04.2025