Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/3896 E., 2025/3087 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3896 E., 2025/3087 K. (17.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3896
Karar No
2025/3087
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/3896 E. , 2025/3087 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/345 E., 2024/109 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır.

II. CEVAP Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.07.2015 tarihli ve 2011/64 Esas, 2015/432 Karar sayılı kararıyla "20.11.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.11.2014 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen 1.735,51 metrekare yüzölçümlü taşınmaz bölümünün davacı ... Top adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) (16.) Hukuk Dairesinin 08.02.2021 tarihli ve 2018/2141 Esas, 2021/860 Karar sayılı kararıyla; "İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı gibi taraf teşkili tamamlanmadan davanın esasına yönelik karar verildiği belirtilerek öncelikle davacıya, davasını yasal hasım konumunda bulunan Karayolları Genel Müdürlüğüne yöneltmesi için süre ve imkanın verilmesi, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde Karayolları Genel Müdürlüğü'nden savunma ve delillerinin sorulması, bildirmesi halinde delillerinin toplanması, dava konusu taşınmazın hangi nedenle tescil harici bırakıldığının Kadastro Müdürlüğünden sorulmak suretiyle belirlenmesi, çekişmeli taşınmaz bölümüne ilişkin 1971, 1975 ve 1978 tarihli hava fotoğraflarının Harita Genel Müdürlüğü’nden getirtilerek dosya arasına alınması, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişi, inşaat mühendisi bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılması; keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği, taşınmazın tarımsal amaçlı olarak kullanılıp kullanılmadığı, varsa taşınmaz üzerinde zilyetliğin hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, çekişmeli taşınmaz bölümünün sınırında bulunan davacının babasına ait 225 parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün olarak davacının kullanımında olup olmadığı hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması; beyanları arasında oluşabilecek çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılması; komşu parsel dayanağı kayıt ve belgelerin mahalli bilirkişi ve tanıklar eliyle uygulanarak çekişmeli taşınmaz yönünü ne ve kimin yeri olarak okuduğunun belirlenmesi ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi; 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş ve sınırları işaretlenen fotoğrafları ile desteklenmiş ve önceki bilirkişinin raporunu irdeleyen ayrıntılı raporun alınması; fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmesi; inşaat mühendisi bilirkişisinden, taşınmaz üzerindeki ev, duvar gibi muhdesatların yaşları ve ne zaman yapıldıkları hususunda rapor alınması; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden, getirtilen tüm stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak, çekişme konusu taşınmaz bölümünün hava fotoğraflarında gösterilmesinin istenilmesi ve bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin kısmen veya tamamen ekonomik amacına uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine yönelik rapor alınması; tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozma ilamına uyulduktan sonra İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "bilirkişi heyetinin raporunun incelenmesinde; (A-1) kısımlı taşınmazın tarımsal amaçlı kullanımına 2018 yılından sonra 3-4 yıl ara verildiği, toprağın yapısından ve özelliklerinden bu arazinin 1986 yılında imar ve ihya çalışmalarının başladığı ve bu çalışmaların 1992-1993 yıllarında tamamlandığı, bu tarihinden 2018 yılına kadar fasılasız olarak gelir getirici tarımsal faaliyet yapıldığı (muz bahçesi olarak), 2018 yılında 3-4 yıl ekonomik amaçlı tarımsal üretime ara verilerek 2021 yılına kadar taşınmaz üzerinde tarımsal bir üretim yapılmadığı ve 2021 yılından sonra tekrar muz fidanları dikilerek tarımsal faaliyete devam edildiği, halen üzerinde gelir getirici tarımsal faaliyet yapıldığı söz konusu raporun keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla desteklendiği, tüm bu hususlar birlikte değerlenirildiğinde fen bilirkişisi raporunda (A-1) harfi ile gösterilen alan yönünden zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, fen bilirkişisi raporunda (A-2) ve (A-3) ile gösterilen kısımların 229 ada 1 parsele taşkın kısım ve (B) harfiyle gösterilen kısmın ise kıyı kenar bandının deniz tarafında kalmakta olduğu ve tescil dışı bırakılması gereken yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 07.03.2023 tarihli rapor ve ekindeki krokide temyize konu edilen (A-1) harfi ile gösterilen 1.727,14 metrekarelik alanın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, temyize konu edilmeyen davacının (A-2) ve (A-3) alanlarına ilişkin taleplerinin reddine, temyize konu edilmeyen krokide (B) harfi ile gösterilen 142,46 metrekarelik alanın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 07.03.2023 tarihli rapor ekindeki krokinin kararının eki sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olup taşınmazın öncesinin orman vasfında olduğunu ve taşınmazın imar-ihyasının tamamlanmadığını, bu nedenlerle taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi için İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Uyuşmazlık, kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 2. İlk Derece Mahkemesince yukarı da yazılı şekilde karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki, davacı eklemeli zilyetliğe dayanarak taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Bozma ilamından sonra İlk Derece Mahkemesince alınan jeodezi bilirkişi raporunda 1986 ila 2009 yılları arasına ait hava fotoğrafı bulunmaması nedeniyle taşınmaz üzerindeki imar-ihyanın tamamlandığı tarihe ilişkin açıklama yapılmamış ise de inşaat mühendisi bilirkişi ile üç kişilik ziraat bilirkişinin kurulunun 16.06.2023 tarihli raporunda dava konusu taşınmaz üzerindeki imar-ihya çalışmalarının 1992-1993 yıllarında tamamlandığı belirtilmiştir. 3. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince, taşınmazda imar ihya işlemlerinin tamamlandığı belirtilen tarihten dava tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri uyarınca 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı ve buna bağlı olarak, davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği gözetilerek, davanın reddine karar verilerek (A-1) ile gösterilen taşınmaz bölümünün de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına bahçe olarak tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olup İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Kabule göre de, taşınmazın bulunduğu alanın sit alanında kaldığının belirtilmesine rağmen hüküm kurulurken bu durumun beyanlar hanesinde de belirtilmemiş olması da isabetsizdir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanunun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bebb3eeb657e9f55 aaa9a7045d7ae8f5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı