Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/6092 E., 2025/2999 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6092 E., 2025/2999 K. (16.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6092
Karar No
2025/2999
Karar Tarihi
16.04.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/6092 E. , 2025/2999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/4 E., 2022/5 K. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1463, 1464, 1465, 1466, 1467, 1468, 1469 ve 1470 parsel sayılı sırasıyla 98, 66, 1.390, 2.030, 500, 1.320, 2.510 ve 1.160 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak sureti ile tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili tarafından, davalı Hazine ve ... Köy Tüzel Kişiliği aleyhine, 22 Zilhicce 1318 tarihli vakfiyeye dayanılarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve yargılama sırasında müdahil ... ve arkadaşları, taşınmazların 1/4 hissesi hakkında tapu kaydı, satın alma, paylaşma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 1463 ve 1466 parsellerin ..., 1464 ve 1469 parsellerin ..., 1468 ve 1470 parsellerin ..., 1465 ve 1467 parsellerin ... mirasçıları adına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili cevaplarında; ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2017 tarihli ve 2016/2 Esas, 2017/31 Karar sayılı önceki kararı ile, davacı ...’nün davasının kısmen kabulüne, müdahil ... ve arkadaşlarının davasının kabulüne, çekişmeli 1463 ve 1466 parsel sayılı taşınmazların 3/4 payının davacı ..., 1/4 payının müdahil ... adına tesciline, üzerindeki muhdesatların ...’a ait olduğunun tapuya şerhine; 1464 ve 1469 parsel sayılı taşınmazların 3/4 payının davacı ..., 1/4 payının miras payları oranında müdahil ... mirasçıları adına tesciline, üzerindeki muhdesatların ...’a ait olduğunun tapuya şerhine; 1468 ve 1470 parsel sayılı taşınmazların 3/4 payının davacı ..., 1/4 payının müdahil ... adına tesciline, üzerindeki muhdesatların ...’a ait olduğunun tapuya şerhine; 1465 ve 1467 parsel sayılı taşınmazların 3/4 payının davacı ..., 1/4 payının miras payları oranında müdahil ... mirasçıları adına tesciline, üzerindeki muhdesatların ... mirasçılarına ait olduğunun tapuya şerhine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 15.06.2017 tarihli ve 2016/2 Esas, 2017/31 Karar sayılı önceki kararına karşı davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 08.04.2021 tarihli ve 2017/5288 Esas, 2021/3426 Karar sayılı ilamıyla; "...Davanın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesi’ne aktarılan tescil davası olup, yasal hasım konumundaki ...'na da davasını yönelterek taraf teşkilini sağlaması için davacıya süre ve imkân tanınması, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde anılan Büyükşehir Belediyesinden savunma ve delillerinin sorulması, bildirdikleri takdirde delillerinin toplanması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; temyize konu davacı ... davasının kısmen kabulüne, müdahillerin davasının kabulüne, çekişmeli 1463 ve 1466 parsel sayılı taşınmazların tamamı 144 pay kabul edilerek, 108 payının davacı ... oğlu ... ... Vakfı adına, kalan payın miras payları oranında ... mirasçıları adına tesciline, 10.11.1989 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtilen muhtesatın ... mirasçıları .., .., .., ..., ..., ...’a ait olduğu hususunun tapuya şerhine, 1464 ve 1469 parsel sayılı taşınmazların tamamı 48 pay kabul edilerek, 36 hissesinin davacı ... oğlu ... ... Vakfı adına, kalan payın miras payları oranında ... mirasçıları adına tesciline, 10.11.1989 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtilen muhtesatın ... kızı ... ve ... çocukları ..., .., .., .., .., .., .., .. ve ...'a ait olduğu hususunun tapuya şerhine, 1468 ve 1470 parsel sayılı taşınmazların 3/4 hissesinin davacı ... oğlu .. ... Vakfı adına, 1/4 hissesinin .. oğlu 1945 doğumlu ... adına tapuya tesciline, 10.11.1989 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtilen muhtesatın ...'a ait olduğunun tapuya şerhine, 1465 ve 1467 parsel sayılı taşınmazların tamamı 128 pay kabul edilerek 96 payın davacı ... oğlu ... ... Vakfı adına, kalan payın miras payları oranında ... mirasçıları adına tesciline, 10.11.1989 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtilen muhtesatın ... kızı ... ile ... çocukları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... .. ve ..'a ait olduğunun tapuya şerhine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalarının tümden kabulü gerekirken eksik inceleme sonucu kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, ayrıca müvekkili olan kurum adına tesciline karar verilen taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların başkalarına ait olduğunun şerhi kararının hukuka, kadastro tespitine ve vakıf şartına aykırı olduğunu, vakıflara ait taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağını beyan etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1989 tarihinde yapılmış olan keşif sonucu hükme esas alınan rapor ve belgelerin hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yargılama sonucu verilen kararın bozma ilamına ve yerleşmiş yargı içtihatlarına aykırı olduğunu beyan etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1989 tarihinde yapılmış olan keşif sonucu hükme esas alınan rapor ve belgelerin hatalı olduğunu, bozma ilamını karşılar nitelikte karar verilmediğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların davacı dayanağı 22 Zilhicce 1318 tarihli vakfiye ile müdahiller dayanağı Mart 313 tarih, 6 ve 7 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı ve müdahiller lehine kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların Mart 313 tarih ve 6 ve 7 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, tapu kaydına göre dava konusu taşınmazların 3/4 hissesinin Şeyh ..., 1/4 hissesinin ise ... .. adına kayıtlı olduğu, 3/4 hisse sahibi Şeyh ...'in dava konusu taşınmazlardaki hissesini vakfettiği, vakfiye senedinin 9. ve 10. sırasında kayıtlı taşınmazların dava konusu taşınmazlara uyduğu ve vakıf senedi kapsamında kaldığı, 1/4 pay sahibi olan ..'un ise payını müdahil davacıların babaları .. (..)'a sattığı ve zilyetliğini devrettiği, ...mirasçıları arasında 1980 yılında yapılan satış ve taksim sonucunda dava konusu taşınmazların 1/4 hissesinin ...mirasçısı olan müdahillere intikal ettiği, müdahiller yönünden Kadastro Kanununun 13. maddesi uyarınca 1/4 pay için kazanım şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde davacı ... davasının kısmen kabulüne, müdahillerin davasının kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazlara uyduğu kabul edilen davacı ...'nün dayandığı 22 Zilhicce 1318 tarihli vakfiye ile müdahillerin dayandıkları Mart 313 tarih 6 ve 7 sıra numaralı tapu kayıtlarının hudutları keşfen mahalli bilirkişilerden sorulmuş ise de, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların tutanakları ve varsa dayanakları dosyaya getirtilmek suretiyle beyanların doğruluğu denetlenmemiş ve anılan tapu kayıtlarının revizyon durumları da araştırılmamıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, öncelikle Mart 313 tarihli 6 ve 7 sıra numaralı tapu kayıtlarının revizyon durumu yerel Tapu Müdürlüğü’nden sorulmalı ve revizyon gördüğü başka taşınmazlar bulunduğu takdirde bu taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve tapu kayıtları getirtilerek dosya içerisine alınmalı, dava konusu taşınmazlara komşu kuzey ve batıdaki yoldan sonra gelen taşınmazlar dahil tüm komşu parsellerin kadastro tutanakları, tapu kayıtları, varsa dayanak kayıtları ve Mahkeme kararları da getirtilerek dosya içerisine alınmalı, ardından çekişmeli taşınmazları iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı yerel bilirkişiler, mümkünse tespit bilirkişiler ve taraf tanıkları ile keşif yapılarak davacı ... dayanağı 22 Zilhicce 1318 tarihli vakfiye kapsamında dava konusu taşınmaza ait olduğu iddia edilen taşınmaz hudutları ile müdahiller dayanağı Mart 313 tarih 6 ve 7 sıra numaralı tapu kaydının mevki ve hudutları tek tek okunarak yerel bilirkişiler yardımı ile zemine uygulanmalı, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, önceki keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanları da dikkate alınarak, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişiye vakfiye ve tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri, denetime elverir şekilde düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, vakfiye ve tapu kayıtlarının uyup uymadığı özellikle komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla da denetlenmeli, belirtilen şekilde yapılan tapu uygulaması neticesinde, elde edilen deliller hep birlikte değerlendirilmeli, taşınmazın taraflar dayanağı vakfiye ve tapu kayıtlarının kapsamında kalmadığı belirlendiği takdirde ise dava tarihi itibariyle 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi gereğince zilyetlik hükümleri değerlendirilmeli, İlk Derece Mahkemesince aktarılan dava hakkında aynı Kanun'un 30/2. maddesi uyarınca resen araştırma ilkesinin geçerli olduğu ve anılan Kanun maddesi uyarınca kadastro hakiminin, hüküm kurarken davanın tarafları ile bağlı kalmaksızın gerçek hak sahibini belirlemekle yükümlü olduğu da göz önünde bulundurularak, sonucuna göre karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; denetimi ve infazı mümkün olmayacak şekilde, tapuya şerhine karar verilen muhdesatların ne olduğunun hükümde açıkça gösterilmemiş olması da isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d7f2a0693ced9910 9130a2e707945d18

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı