Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/5069 E., 2025/3001 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5069 E., 2025/3001 K. (16.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5069
Karar No
2025/3001
Karar Tarihi
16.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/5069 E. , 2025/3001 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/263 E., 2024/1060 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/126 E., 2021/569 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA ... ili ... ilçesi ... (güncel ...) mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 1067 parsel sayılı 8450 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 269 ada 31 parsel numarasıyla 8.784,81 metrekare yüzölçümlü olarak, davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1068 parsel sayılı 11250 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 269 ada 32 parsel numarasıyla 12.311,48 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1069 parsel sayılı 10450 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 269 ada 33 parsel numarasıyla 11.080,96 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiş; davacıya ait 269 ada 31 parsel sayılı taşınmaz ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2016/178 Esas 2018/766 Karar sayılı kararı sonucu 7.515,50 metrekare olarak tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili olan davacıya ait eski 1067 (yeni 269 ada 31) parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ve bu azalmanın davalı eski 1068 (yeni 269 ada 32) ve eski 1069 (yeni 269 ada 33) parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek dava açmıştır.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'un, davalı taşınmazların maliki olmadığını, onun yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazların 1967 yılında 183 parselden ifrazen oluştuklarını, o zamandan beri de tarafların kendi taşınmazlarını kullandıklarını, uygulama kadastrosunun iptalini gerektiren bir durum bulunmadığını, tapu kaydına güvenerek 269 ada 33 parseli satın alan müvekkili ...'un da ayrıca iyiniyetinin korunması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 04.03.2020 havale tarihli bilirkişi rapor ve ekinde sunulan Ek-1 başlıklı krokide (A) harfi ile gösterilen 326,68 metrekarelik davalı 269 ada 32 parsel içerisinde kalan yer ile aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 624,36 metrekarelik davalı 269 ada 33 parsel içerisinde kalan yerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıtlı olan 269 ada 31 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ek kararı ile de 6100 sayılı Kanun'un 305/a maddesi uyarınca hükmün tamamlanmasına, yargılama sırasında mahkemece davalı sıfatı kaldırılan ... tarafından yapılan yargılama giderinin davacılardan alınarak ...'a verilmesine, artan gider avansının da kendisine iadesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalılar ile ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli kararının ve 13.12.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, çekişmeli 269 ada 31, 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazların kesinleşen uygulama kadastro tespitlerinin ayrı ayrı iptali ile, 04.03.2020 havale tarihli rapor ve ekinde sunulan Ek-1 başlıklı krokide (A) harfi ile gösterilen 326,68 metrekarelik kısmın davalı 269 ada 32 parselden çıkartılarak; aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 624,36 metrekarelik kısmın davalı 269 ada 33 parselden çıkartılarak her iki bölümün davacı adına tapuda kayıtlı olan 269 ada 31 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmek suretiyle; 269 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 11.984,80 metrekare; 269 ada 33 parsel sayılı taşınmazın 10.456,60 metrekare; 269 ada 31 parsel sayılı taşınmazın (kesinleşen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.12.2018 tarihli ve 2016/178 Esas, 2018/766 Karar sayılı kararının da dikkate alınması ile) 8.466,54 metrekare yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline, yargılama aşamasında davalı sıfatı kaldırılan ... tarafından yapılan yargılama giderinin davacılardan alınarak ...'a verilmesine, artan gider avansının iadesine, ... lehine takdir edilen vekalet ücretinin davacılardan alınarak ...'a verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1967 tarihli ifraz belgelerinin, raporu sunan bilirkişilerce incelenmediğini, kök taşınmazın bir bütün olarak kullanıldığı 1963 yılına ait hava fotoğraflarının dosyaya sunulduğunu, ifrazın yapıldığı 1967 tarihinden sonraki hava fotoğraflarının dosyaya celbedilmediğini, eksik bilgi ve belge ile hatalı bilirkişi raporu oluşturulduğunu, hükme esas alınan raporların eksik ve hatalı olduğunu, davalı ...'un 269 ada 33 parsel sayılı taşınmazı tapuya güvenerek satın aldığı hususunun değerlendirilmediğini belirterek ve sair nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,650,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1948,62 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı