Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/5643 E., 2025/5578 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5643 E., 2025/5578 K. (15.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5643
Karar No
2025/5578
Karar Tarihi
15.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/5643 E. , 2025/5578 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2315 E., 2024/1499 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/252 E., 2021/208 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında yapılan kadastro çalışması neticesinde dava konusu 3264 parselin 30, 31... parsellerin mahkeme ilamı neticesinde ifrazen oluştuğu, 16.175 m² yüzölçümüyle orman vasfıyla, 3616 parselin ise 2010 yılında 3156 parselden hükmen ifraz neticesinde oluştuğu, 101.260 m² yüzölçümüyle ve hali arazi vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğu anlaşıldı. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davaya konu edilen 500 m² yüzölçümündeki taşınmazı 1996 yılında önceki zilyedinden satın aldığını, ancak dava konusu yer hakkında açılan ... Tapulama Mahkemesindeki 1979/32 Esas, 1979/58 Karar ve 1979/68 Esas, 1980/22 Karar sayılı kararı ile hükmen orman sınırları içinde kaldığını, arazinin hükmen orman olduğu için 6292 sayılı kapsamına alınmadığını belirterek taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda;''...Dava orman sayılan yerin orman niteliğinde olmadığının tespiti ile taşınmazın davacı adına tesciline ilişkindir. Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davaya konu ettiği 3264 parsel yönünden, taşınmaz ... tapulama mahkemesinin 1980/8, 1979/32, 1979/68 esas sayılı kararlarıyla orman vasfı ile ... adına tescil edildiği, 3616 parsel sayılı taşınmazın ise ... 1. Ashm'nin 2010/325 esas, 2010/423 karar sayılı kararı ile ... adına tescilli olduğu, evveliyatı orman olan veya tapulu taşınmazın zilyetlik yoluyla kazandırıcı zaman aşımı ile tescili mümkün olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...orman bilirkişisi ve fen bilirkişisi tarafından tanzim edilen 25/10/2019 tarihli bilirkişi raporu, ölçüm neticesi tanzim edilen ekli krokili rapor ile dosya arasında bulunan tapu kayıtları ve ... Tapulama Mahkemesinin 1980/8 Esas,1980/1 Karar; aynı mahkeme 1979/32 Esas,1979/58 Karar; aynı mahkeme 1979/68 Esas,1980/22 Karar sayılı kesinleşmiş mahkeme kararlarının incelenmesinde, tescili istenen 487. 66... lik alanın içerisinde bulunduğu 3264 parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olduğu kabul edilerek, bu taşınmazın, sırasıyla 31, 32... numaralı kadastral parsellerin ifrazından oluştuğu, 12. 44... kısmının ise Maliye Hazinesine ait 3616 parsel içerisinde kaldığı, kesinleşmiş mahkeme kararlarında husumetin sözü geçen parsel maliklerine yönetildiği, dolayısıyla bu taşınmazların malikleri aleyhine verilen kararın daha sonradan bu taşınmazı bir şekilde zilyetliğinde bulunduran kişileri de bağlayacak nitelikte olduğu, bu durumda orman vasfında olan bir taşınmazın zilyetlikle tescili mümkün olmadığı gibi bu vasfını koruduğu müddetçe üzerinde geçen zilyetlik süresinin hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili'nin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d4b12ae10c6d1be3 ca9a5bd7cd95507a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı