8. Hukuk Dairesi 2024/5489 E. , 2025/5572 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1871 E., 2024/1130 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/76 E., 2022/98 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit edilerek askıya çıkarıldığını, ancak dava konusu taşınmazın babaları ...oğlu ...'a ait olduğunu, dava konusu taşınmazı kendilerinin de kullandıklarını ve bu nedenle tespitin kendi adlarına yapılmış olması gerektiğini belirterek dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile muris babaları ...oğlu ... adına tespit ve tescilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacıların taraf sıfatının ve hukuki yararının bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde ve askı ilanı süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazda davacıların herhangi bir kullanımları ve hakları olmadığını, hissedarı olduğu ve atalarından kalan 1 78... parsel sayılı tapulu taşınmaz ile dava konusu taşınmazın bir bütün halinde olduğunu, ataları ve kendisi tarafından eski tapunun dışında kalması ve senelerdir kendisinin kullanması sebebiyle de tespit bilirkişi beyanları doğrultusunda tespitin kendi adına yapıldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi hükmü kapsamında işlem gördüğünü ve bu yerin Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunun tespit edildiğini, davacıların kesintisiz ve nizasız ekonomik amaca uygun tasarruf ve zilyetliği bulunmadığını, davaya konu yerde imar ve ihya gerçekleşmediğini, davacıların iddialarının mesnetsiz olduğunu, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya getirtilen bütün bilgi ve belgeler, keşif incelemesi, hava fotoğrafları, uydu fotoğrafları, mahalli ve tespit bilirkişilerin tutarlı ve birbirleriyle çelişmeyen beyanları, hükme esas alınmasına uygun görülen 12.04.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın imar ihyasının henüz tamamlanmamış olduğu, 2020 yılından önce davacı, davalı veya başka bir üçüncü kişi tarafından herhangi bir kullanım olmadığının anlaşıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddelerinde belirtilen şartların gerçekleşmediği belirtilerek davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu taşınmazın 20 yılı aşkın süredir zilyetliklerinde olduğunu, 2. Davalının taşınmaz imar ve ihya ettiği, kullandığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, 3. Taşınmazın babası ...oğlu ...'a ait olduğunu, yaklaşık 15-20 yıldır da taşınmazın büyük kısmını müvekkilinin ektiğini, diktikleri zeytin ağaçlarının taşınmazda bulunduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması kapsamında dava konusu taşınmaza ilişkin tespitin uygun yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.