Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/5488 E., 2025/5571 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5488 E., 2025/5571 K. (15.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5488
Karar No
2025/5571
Karar Tarihi
15.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/5488 E. , 2025/5571 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2143 E., 2024/1291 K. KARAR : Ret/Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/427 E., 2021/890 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu 2 04... parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu halde davalı adına tespit görüp tescil edildiğini, T.C. Anayasası'nın 169. maddesi gereği orman alanı üzerinde özel kişi adına düzenlenen kayıtların yolsuz tescil olduğunu belirterek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, taşınmazın orman ile ilgisinin olmadığını, taşınmazdaki payını tapu siciline güvenerek iyiniyetle satın aldığını, satın aldığı maliklerin eklemeli zilyetlik ile yüz yılı aşkın süredir zilyet olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; taşınmazda malik olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 3.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış ise de, duruşmada davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Dava konusu taşınmazın %35-40 eğime sahip orman arazisi olduğunu, b. Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, c. Dava konusu yeri gösterir hava fotoğraflarının stereoskopik incelemesi yapılması gerektiğini, 1953 tarihli hava fotoğrafında çalılık tespit edilen taşınmazın 1963 baskılı memleket haritasında yeşil boyandığını, ancak bilirkişilerin memeleket haritasında boyama hatası yapıldığına dair tespitlerinin hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Uyuşmazlık; tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. Mahkemece, bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi beyanları doğrultusunda dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. 3. Bu durumda; İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait en eski tarihli dahil memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı, dava konusu taşınmaza bitişik 2 04... parselin kadastro tutanağı, tutanak kesinleşmiş ise tapu kütük sayfası ve güncel tapu kayıt örneği, dava konusu taşınmaza bitişik 2 04... , 1 51... parsellerin orman vasfı ile tapuya tesciline ilişkin hüküm suretleri ve dayanak belgeleri ile güncel tapu kayıtları, dava konusu taşınmaza kadastro sırasında revizyon gören 17.03.1953 tarih ve 42 sıra numaralı tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri, başka parsellere uygulandı ise o parsellerinde kadastro tutanak örnekleri ve tedavülleri atlanmadan okunaklı, denetime elverişli şekilde getirtilmelidir. 4. Gerekli belgeler tamamlandıktan sonra Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü sorgu ekranında yapılan denetimde dava konusu taşınmaza bitişik 2 04... , 1 51... parseller ile komşu 2 04... , 154, 156, 158, 159, 160, 161, 152, 164, 146, 147, 1 45... parsellerin orman vasfında olduğu gözetildiğinde dava konusu taşınmazı kadastro tutanağında dayanak olarak zikredilen 17.03.1953 tarih ve 42 sıra numaralı eski tapu kaydının arazi kadastrosu sırasında başka parsellere uygulanıp uygulanmadığı, uygulandı ise hangileri olduğu, 17.03.1953 tarihli ve 42 sıra numaralı bu tapunun sabit yada değişken sınırlı olup olmadığı, dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığının tespitine dair yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. 5. Keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanunu'na Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun), 5658 sayılı Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 sayılı Kanun) Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (... veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. 6.Kabule göre de; mülkiyet hakkı bulunmayan davalı yönünden pasif husumet ehliyeti yönünden ret kararı verilmesi gerekirken esasa dair değerlendirme ile tüm davalılar yönünden aynı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı