8. Hukuk Dairesi 2024/5116 E. , 2025/5581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/745 E., 2024/962 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/309 E., 2024/14 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca 28.04.2016 tarihinde yapılan kadastro çalışması neticesinde 1 47... parsel, 18.298 m² yüzölçümüyle senetsizden tarla vasfıyla ... adına tespit edilerek 30.06.2016 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici alan iken 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi kapsamında 1 47... parsel olarak tescil edilen taşınmaz için davalı adına ecrimisil tahakkuk ettirilmesi ve adı geçenin de tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelini herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın ödemesinden ve Hazinenin üstün malik olma hakkını tanımış olmasından kaynaklı, nizasız ve fasılasız zilyetlik şartının oluşmaması, 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre ekonomik yarar sağlanması ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olması itibariyle Hazine adına tescil edilmesi gerekirken davalı adına tescil edilen ... ili ... ilçesi ... köyü 1 47... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu taşınmazın müvekkili tarafından nizasız ve fasılasız 20 yıl boyunca kullanıldığını, akabinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi gereği olağanüstü zamanaşımı nedeniyle müvekkili adına tescil edildiğini, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...dava konusu taşınmazın orman veya orman sayılan yerlerden olmadığı, 3402 sayılı Kanun'un 14.maddesi gereğince zilyetliğe de engelinin bulunmadığı, keşifte uygulanan hava fotoğraflar ile tescilin doğru bir şekilde yapıldığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...dava konusu taşınmazın komşu parsel tutanakları getirtilerek nitelikleri üzerinde durulmadığı, kadastro müdürlüğünden dava konusu taşınmazın tapulama sırasında hangi vasıfla tescil dışı bırakıldığının sorulmadığı, 1987 yılı hava fotoğrafı üzerinde yapılan inceleme ile yetinilerek orman bilirkişinin hava fotoğrafı ve memleket haritasında inceleme içermeyen; ziraat bilirkişisinin de taşınmazın tespit tarihinden önce ne şekilde kullanıldığına dair görüş bildirmeyen raporuna itibar edildiği, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu..." gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf talebi kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Köyü'nde 2016 yılında gerçekleşen Orman Kadastro çalışmaları sırasında orman sınırı dışında kaldığı, 28.04.2016 tarihli kadastro tutanağı ile davalı adına tescil edildiği, 1953, 1959, 19 69... yıllarına ait hava fotoğraflarında taşınmazın kullanımda olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...1953 -19 59... yılı hava fotoğraflarında dava konusu taşınmaz üzerinde bitki örtüsü olduğu; ancak doğu ve güney doğu kısımları hariç orman bilirkişi tarafından bitki örtüsünün niteliğinin tespit edilmediği, ifrazı mümkün olacak şekilde varsa orman niteliğinde olan bölümlerin belirlenmediği, dava konusu taşınmazın 1953-19 59... yılı hava fotoğrafları da incelenerek memleket haritası yorumuyla beraber tespit edilen bitki türleri ve o yıllar itibariyle 1 81... parsel numaralı orman nitelikli taşınmazla bütünlüğü itibariyle taşınmazın varsa orman sayılan yerlerinin ifraza elverişli olarak orman ve jeodezi fotogrametri bilirkişinin müşterek ek raporu ile belirlenmesi, davalının babası ... oğlu ... adına senetsizden tescil yoluyla edinilen taşınmaz bulunup bulunmadığının tapu müdürlüğü ve hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden kesinleşmiş ilam, tapu kaydı ve kadastro tutanakları getirtilerek sorulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf talebi yine kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...dava konusu taşınmazda bilirkişi raporunda belirtilen kısımda 1963 yılı memleket ve 1959-1969 yılları hava fotoğrafları görüntülerinde üzerinde, komşu orman parseli (181/2) ile aynı bitki örtüsüne sahip orman ağaç ve ağaççık (meşe, ardıç) topluluklarının bulunduğu, bu kısmın öncesinde orman olması nedeniyle zilyetlik ile kazanılamayacağı, kadastro tutanağında adına tescili yapılan davalının babası adına belgesiz senetsiz zilyetlik yolu ile taşınmaz bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1 47... parsel sayılı taşınmazın 26.12.2023 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 4.016,07 m²'lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tesciline, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş , hükmün davacı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...Dosya içeriği ve toplanan delillere göre mahkemece yazılı gerekçe ile A ile belirtilen taşınmaz bölümü bakımından davanın kabulüne , kalan kısımda davalı yararına zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğundan bu kısım bakımından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği..." gerekçesiyle davacı ... vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları esastan reddedilmiş, iş bu karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9122c069c9ca5f17 9f588213fecc8a0b This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2024/5116 E. , 2025/5581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/745 E., 2024/962 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/309 E., 2024/14 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca 28.04.2016 tarihinde yapılan kadastro çalışması neticesinde 1 47... parsel, 18.298 m² yüzölçümüyle senetsizden tarla vasfıyla ... adına tespit edilerek 30.06.2016 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici alan iken 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi kapsamında 1 47... parsel olarak tescil edilen taşınmaz için davalı adına ecrimisil tahakkuk ettirilmesi ve adı geçenin de tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelini herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın ödemesinden ve Hazinenin üstün malik olma hakkını tanımış olmasından kaynaklı, nizasız ve fasılasız zilyetlik şartının oluşmaması, 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre ekonomik yarar sağlanması ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olması itibariyle Hazine adına tescil edilmesi gerekirken davalı adına tescil edilen ... ili ... ilçesi ... köyü 1 47... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu taşınmazın müvekkili tarafından nizasız ve fasılasız 20 yıl boyunca kullanıldığını, akabinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi gereği olağanüstü zamanaşımı nedeniyle müvekkili adına tescil edildiğini, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...dava konusu taşınmazın orman veya orman sayılan yerlerden olmadığı, 3402 sayılı Kanun'un 14.maddesi gereğince zilyetliğe de engelinin bulunmadığı, keşifte uygulanan hava fotoğraflar ile tescilin doğru bir şekilde yapıldığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...dava konusu taşınmazın komşu parsel tutanakları getirtilerek nitelikleri üzerinde durulmadığı, kadastro müdürlüğünden dava konusu taşınmazın tapulama sırasında hangi vasıfla tescil dışı bırakıldığının sorulmadığı, 1987 yılı hava fotoğrafı üzerinde yapılan inceleme ile yetinilerek orman bilirkişinin hava fotoğrafı ve memleket haritasında inceleme içermeyen; ziraat bilirkişisinin de taşınmazın tespit tarihinden önce ne şekilde kullanıldığına dair görüş bildirmeyen raporuna itibar edildiği, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu..." gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf talebi kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Köyü'nde 2016 yılında gerçekleşen Orman Kadastro çalışmaları sırasında orman sınırı dışında kaldığı, 28.04.2016 tarihli kadastro tutanağı ile davalı adına tescil edildiği, 1953, 1959, 19 69... yıllarına ait hava fotoğraflarında taşınmazın kullanımda olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...1953 -19 59... yılı hava fotoğraflarında dava konusu taşınmaz üzerinde bitki örtüsü olduğu; ancak doğu ve güney doğu kısımları hariç orman bilirkişi tarafından bitki örtüsünün niteliğinin tespit edilmediği, ifrazı mümkün olacak şekilde varsa orman niteliğinde olan bölümlerin belirlenmediği, dava konusu taşınmazın 1953-19 59... yılı hava fotoğrafları da incelenerek memleket haritası yorumuyla beraber tespit edilen bitki türleri ve o yıllar itibariyle 1 81... parsel numaralı orman nitelikli taşınmazla bütünlüğü itibariyle taşınmazın varsa orman sayılan yerlerinin ifraza elverişli olarak orman ve jeodezi fotogrametri bilirkişinin müşterek ek raporu ile belirlenmesi, davalının babası ... oğlu ... adına senetsizden tescil yoluyla edinilen taşınmaz bulunup bulunmadığının tapu müdürlüğü ve hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden kesinleşmiş ilam, tapu kaydı ve kadastro tutanakları getirtilerek sorulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf talebi yine kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...dava konusu taşınmazda bilirkişi raporunda belirtilen kısımda 1963 yılı memleket ve 1959-1969 yılları hava fotoğrafları görüntülerinde üzerinde, komşu orman parseli (181/2) ile aynı bitki örtüsüne sahip orman ağaç ve ağaççık (meşe, ardıç) topluluklarının bulunduğu, bu kısmın öncesinde orman olması nedeniyle zilyetlik ile kazanılamayacağı, kadastro tutanağında adına tescili yapılan davalının babası adına belgesiz senetsiz zilyetlik yolu ile taşınmaz bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1 47... parsel sayılı taşınmazın 26.12.2023 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 4.016,07 m²'lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tesciline, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş , hükmün davacı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...Dosya içeriği ve toplanan delillere göre mahkemece yazılı gerekçe ile A ile belirtilen taşınmaz bölümü bakımından davanın kabulüne , kalan kısımda davalı yararına zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğundan bu kısım bakımından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği..." gerekçesiyle davacı ... vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları esastan reddedilmiş, iş bu karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9122c069c9ca5f17 9f588213fecc8a0b ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5116 E., 2025/5581 K. (15.09.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5116
- Karar No
- 2025/5581
- Karar Tarihi
- 15.09.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5635 E., 2025/5574 K. 15.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5643 E., 2025/5578 K. 15.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3336 E., 2025/5579 K. 15.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5038 E., 2025/5582 K. 15.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2227 E., 2025/5583 K. 15.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5348 E., 2025/5586 K. 15.09.2025