Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2023/5348 E., 2025/5586 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5348 E., 2025/5586 K. (15.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5348
Karar No
2025/5586
Karar Tarihi
15.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/5348 E. , 2025/5586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/181 E., 2022/598 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki kadastro mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Dairenin bozma kararının kaldırılmasına, direnme kararının onanmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince (Asliye hukuk mahkemesi) görevsizlikle gelen dosyada yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 766 sayılı Tapulama Kanunu (766 sayılı Kanun) uyarınca 1969 yılında yapılıp kesinleşen kadastro neticesinde 1146 parsel, 11.700 metrekare yüzölçümüyle, Nisan 1948 tarihli ve 206 sıra nolu kayda istinaden, tarla niteliği ile... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiş, 2015 yılında yapılan 22/a uygulaması neticesinde 1 51... parsel olarak 11.810 metrekare yüzölçümüyle tespit ve tescil edildiği, beyanlar hanesinde "6831 sayılı Kanun'un 2/A veya 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" beyanının yer aldığı, 17.05.2012 tarihinde yapılıp 21.05.2012-20.06.2012 tarihleri arasında ilan edilen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kadastro neticesinde 1711 parsel sayılı ve 47.596,18 metrekare yüzölçümüyle, senetsizden beyanlar hanesinde "... oğlu ... mirasçıları işgalindedir" ve "Tamamı 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan sahada kalmaktadır" belirtmesiyle tarla vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Köyünde bulunan 1146 parsel numaralı ve 11700 m² yüzölçümündeki taşınmazda 3/9 hisse sahibi olduğunu, bölgede yapılan 2/B çalışmaları sırasında çevre sınırlarında tersimat hatası sonucu tapuda adlarına kayıtlı olan taşınmazın 1711 parsel numarası alarak 2/B madde gereği Hazine adına tesbit edildiğini ileri sürerek, 1146 sayılı taşınmazın orman vasfından ve 1711 sayılı parselden çıkarılarak dava konusu taşınmazın mevcut halinin tesbitini ve ... nolu parselin de yeni şekli ile Hazine adına tescilini istemiştir. Davanın açıldığı kadastro mahkemesince; 1711 parsel sayılı taşınmazın askı ilanının 21.05.2012 - 20.06.2012 tarih aralığında yapıldığı, eldeki davanın ise askı ilan süresinden sonra 21.06.2012 tarihinde açıldığı, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.04.2014 tarihli ve 2014/2629 Esas, 2014/4332 Karar sayılı karar��yla; “...Yörede 1973 yılında yapılan ilk orman kadastrosu ile 1998 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B uygulamasına ilişkin belgeler ve haritaların getirtilip bir orman bir fen bilirkişi huzuruyla yapılacak keşifte yöntemine uygun şekilde hat uygulaması yapılması, 11 46... sayılı parsellerin orman tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritasındaki konumlarının, ayrıca 1146 sayılı parselin 1711 parsel içindeki yerininde belirlenmesi, yapılacak uygulama sonucu 1146 sayılı parselin kesinleşen orman tahdit haritası ve 1711 parselin çapı içinde kaldığının tespiti halinde görevsizlik kararı verilmesi...” gerekçesiyle bozulmuş, bozma üzerine Mahkemece; "...Kadastro Müdürlüğünün 06.01.2014 tarihli yazı cevabı ekindeki askı ilan cetvelinden davaya konu 1711 sayılı parselin 22.05.2012 tarihinde askı ilânına çıkmış olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davanın 30 günlük süre içinde açıldığı, ancak davacının mülkiyet iddiasında bulunduğu, kullanım kadastrosuna itiraz davalarında mülkiyete ilişkin iddiaların dinlenemeyeceği, mülkiyet uyuşmazlıklarında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu..." gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.03.2022 tarihli ve 2016/14764 Esas, 2017/1462 Karar sayılı kararıyla; "...Davanın, kullanım kadastrosuna ve orman kadastrosuna itiraza ilişkin olduğu, yörede yapılan tesis kadastrosunun 1969 yılında, orman kadastrosunun 19 73... yıllarında yapılıp kesinleştiği, kullanım kadastrosunun ise 2012 yılında yapılıp Kadastro Müdürlüğü tarafından 3402 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca 21.05.2012 - 20.06.2012 tarih aralığında ilan edildiği, eldeki davanın ise 21.06.2012 tarihinde 30 günlük süre dolduktan sonra açıldığı, davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olmadığı, yerel mahkemenin direnme gerekçesinin dosya kapsamına uygun düşmediği ancak sonuç itibariyle görevsizlik kararı verildiği..." gerekçesiyle Dairenin bozma kararının kaldırılmasına, davacının temyiz itirazının reddi ile direnme kararının onanmasına karar verilmiş, görevsizlik kararı sonrası dosya kendisine gelen asliye hukuk mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...Davalı parsel olan 1146 parsel nolu taşınmazın, çekişmeli taşınmaz olan 1711 parsel nolu taşınmazın içerisinde kaldığının belirlendiği, arazi kadastrosunun 1968-1969 yılları içerisinde yapıldığı, orman kadastrosunun ise 06.04.1974 yılında kesinleştiği ve davacının talep ettiği taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, 1994 yılında yapılan ve 08.06.1999 yılında kesinleşen Orman Kadastrosu ve 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış olduğu,1711 parselin içerisinde yer aldığı, yapılan orman tahdit çalışmaları sonucunda tahdit kesinleşmiş ve yer orman tahdit sınırları içerisinde yer almışsa, o yere ait tapu kaydının hukuki geçerliliğini yitirdiği, yerin orman alanı olarak belirlenmiş olduğu, bu yerlerin sonradan tahdit kapsamı dışarısına çıkarılmalarının önceki belgeye hukuki geçerlilik tanımayacağı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece her ne kadar yukarıda yazılı şekilde karar verilmişse de; dava konusu 1 51... parselin 1969 yılında yapılıp kesinleşen kadastro neticesinde 1146 parsel olarak tescil edildiği, 1973 yılında 6831 sayılı Kanuna göre yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile 1994 yılında yapılı 1998 yılında ilan edilerek 1999 yılında kesinleşen sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ile bu ormanlarla evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması yapıldığı, 2015 yılında yapılan 22/a uygulaması neticesinde 1 51... parsel olarak 11.810 metrekare yüzölçümüyle tespit ve tescil edildiği, 1 51... parselin eski 17 11... ada 1 parsel içerisinde yer aldığı, 17.05.2012 tarihinde yapılıp 21.05.2012-20.06.2012 tarihleri arasında ilan edilen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kadastro neticesinde 1711 parsel 47.596,18 metrekare yüzölçümüyle senetsizden beyanlar hanesinde "... oğlu ... mirasçıları işgalindedir" ve "Tamamı 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan sahada kalmaktadır" belirtmesiyle tarla vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, dava konusu 1 51... parsel tapusunun 6292 sayılı Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Kanunu (6292 sayılı Kanun) 7/1/a bendinde yer alan: "(1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde; a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde İdareye başvurulması halinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir." hükmü gereği tapunun geçerli olduğu ve bu hüküm gereğince dava konusu 1 51... parselin beyanlar hanesinde yer alan "6831 sayılı Kanun'un 2/A veya 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" beyanının silinmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olup hükmün bozulması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7a117977081e30d6 d4e3add81dd07be8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı