8. Hukuk Dairesi 2024/537 E. , 2025/2752 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1050 E., 2023/2790 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Keşan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/175 E., 2021/55 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... İdaresi, .. ili .. ilçesi .. köyü 1836 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazın, 19.08.1976 tarihinde ilan edilerek kesinleşen tahdit çalışmasında orman sınırları içerisinde kaldığını belirterek taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline ve ayrıca, men'i müdahale ve kal talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkilinin resmi mercilerce verilmiş tapu senedine dayanarak taşınmazı satın aldığını, taşınmazın eylemli olarak orman niteliğinde olmadığı ve hiçbir zaman da olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dava konusu 1836 parsel numaralı çekişmeli taşınmazın, tapu kaydına istinaden 03.09.1976 yılında tesis kadastrosunda ilan edilerek tescil edildiği, taşınmazın bulunduğu yerde 23.08.1977 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) kapsamında orman kadastro çalışmaları yapıldığı, daha sonra yörede 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uygulama çalışmalarının 31.03.1993 tarihinde ilan edildiği ve dava konusu olan 1836 parsel no.lu taşınmazın her iki orman kadastrosunda da orman sayılan yer olarak değerlendirilmiş olduğu, tapu sahiplerince tahdidin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık süre içerisinde dava açılmadığından orman tahdidinin kesinleştiği, orman kadastrosunun ikinci kadastro sayılamayacağı, orman vasfındaki bir arazinin özel mülkiyete konu olmayacağı, fen bilirkişisi tarafından sunulan raporda her ne kadar taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sınırları içerisinde kaldığı, ölçü durumu ile pafta tersimatı arasında farklılıklar bulunması nedeniyle 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereği yapılacak çalışmalar beklenerek sınırların düzeltilmesinin beklenmesinin gerektiği bildirilmiş ise de Edirne Kadastro Müdürlüğünün 28.01.2021 tarihli cevabi yazısında yapılan inceleme neticesinde; .. Köyü 1836 parselde tersimat hatasının olduğu yürütülmekte olan kadastro güncelleme çalışmalarında taşınmazın tersimat hatasının düzeltilmesiyle 1744 sayılı Kanuna göre kesinleşmiş orman haritasıdaki orman sınırlarına göre dava konusu taşınmazın tamamının orman sınırları içerisinde kalacağının yapılan teknik incelemelerden anlaşılmış olduğunun bildirildiği görülmekle, yapılacak çalışmaların bekletici mesele yapılmasının davayı sürüncemede bırakmaktan başka bir faydasının olmadığı değerlendirilerek; davanın kabulüne, 1836 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, iptal edilen bu kısım üzerindeki davalının müdahelesinin önlenmesine, taşınmaz üzerindeki orman dışındaki muhdesatın kal'ine, taşınmaz üzerinde üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş her türlü haciz, ipotek ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu çalışmalarının 6831 sayılı Kanuna göre yapılarak 23.08.1977 tarihinde kesinleştiği, tapulamanın ise 1975 yılında yapıldığı, İlk Derece Mahkemesince de doğru bir şekilde saptandığı üzere arazi kadastrosuna konu edilmiş parselin orman kadastrosuna tabi tutulmasının ikinci kadastro teşkil etmeyeceği, bir yerin orman olup olmadığı hususu kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunması halinde orman tahdit haritasına göre, aksi durumda ise yöntemine uygun bir şekilde yapılacak orman araştırmasına göre belirleneceği, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 159, 160, 161 ve 162 no.lu orman sınır noktaları ile devlet ormanı olarak sınırlandırıdığı ve bu şekilde Köpek Deresi Devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığı, taşınmazın 2/B çalışmalarında da orman sınırları dışarısına çıkarılmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesinden itibaren de 10 yıllık sürenin geçmiş olduğu, yargılama sırasında henüz 22/a çalışmalarına konu edilmeyen ve kadastro paftasında tersimat hatası bulunan dava konusu parselin, Kadastro Müdürlüğünün 28.02.2021 tarihli yazılı ile yapılan teknik inceleme neticesinde, tersimat hatasının düzeltilmesi ile parselin tamamının orman sınırları içerisinde kalacağının bildirildiği yine, 14.08.2020 tarihli fen bilirkişi ek raporundan, tersimat hatasının düzeltilmemesi durumunda ancak komşu parselin orman sınırları içerisinde kalabileceği, dava konusu parsele bir etkisinin olmadığının anlaşılmakta olduğu karşısında 22/a çalışmalarının sonucu beklenmeden karar verilmiş olmasında usule aykırılık olmadığı, diğer yandan özel mülkiyete konu olamayacak orman vasfındaki taşınmazda alınan yapı kayıt kullanma belgesinin herhangi bir geçerliliği olmadığı değerlendirilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yörede 22/2-a çalışmaları yapıldığı halde Mahkemece bu çalışmaların bekletici mesele yapılmadığını, taşınmazın orman olmadığını, bilirkişi raporlarında orman sayılmayan alanda kaldığının belirtildiği halde Mahkemece raporlara aykırı karar verildiğini, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, Orman İdaresince kesinleşen tahdide dayalı açılan tapu iptal tescil davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın tahdit sınırları içinde kalıp kalmadığına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesince, taşınmazın kesinleşen tahdit sınırları içinde kaldığı, dava konusu taşınmazdaki tersimat hatasının düzeltilmesiyle dava konusu 1836 parselin tamamının orman sınırları içerisinde kalacağının yapılan teknik incelemelerden anlaşılmış olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; yargılamanın devamı sırasında dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) kapsamında 22/2-a çalışmaları uyarınca uygulama kadastrosu yapıldığı dosyanın temyiz incelemesi sırasında anlaşılmış, TAKBİS kayıtları üzerinde yapılan sorgulamada ise dava konusu taşınmazın parsel numarası ve sınırlarında değişiklik olduğu görülmüştür. Bu durumda öncelikle; taşınmaza ilişkin 22/2-a kadastro tutanakları dosya arasına getirtilerek, eldeki davada sınır uyuşmazlığı bulunup bulunmadığı irdelenmeli, bulunduğunun anlaşılması halinde, Güncelleme Yönetmeliği 28/a ve 3402 sayılı Kanun'un 26 ve 27. maddeleri gereğince mülkiyete ilişkin dava elde tutularak, sınır uyuşmazlığı yönünden dosyanın tefrik edilerek Kadastro Mahkemesinin görevli olacağı düşünülmeli, bu durumda 22/2-a uygulamasına itiraza ilişkin davanın sonucu bekletici mesele sayılmalı, sınır uyuşmazlığı çözüldükten sonra, eldeki dosyada sonuca göre karar verilmelidir. Bu hususlar gözetilmeden yukarıda yazılı gerekçeyle karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR Yukarıda gösterilen nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 629198b8405c55c7 98598d1303dad6d0