8. Hukuk Dairesi 2024/4978 E. , 2025/5701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3642 E., 2024/2673 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/65 E., 2023/296 K. Taraflar arasında ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, davacı ...'nın mazbut ... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına ve toplanan deliller, incelenen nüfus kayıtları ve dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre davacı ... ... Vakfı'nın galleye müstehak vakıf evladı olduğu, adı geçen vakfın incelenen vakfiyesine göre sahih ve mazbut vakıf olduğu; şahsiyet kaydı, nüfus kayıt örneği ve ... Arşivi belgeleri üzerinde yapılan araştırmaya göre davacının çıkarılan soy ağacında batın tertibinin gösterildiği, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulü ile davacının "... Vakfının galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine" karar verilmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek davacının galle fazlası alabilmesi için batın şartını sağlaması gerektiğini, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda batın şartının incelenmediğini, arz ve izah edilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, birden fazla vakfiyesi bulunan vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı ... Genel Müdürlüğü'nün diğer temyiz itirazları yönünden; 5737 sayılı ... Kanunu'nun 3.maddesinde, mülhak vakıf mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek ... ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı ... Kanunu gereğince ... Genel Müdürlüğünce yönetilen ... olarak tanımlandıktan sonra, aynı kanunun 6 ve 7. maddelerinde ise mazbut vakıfların ... Genel Müdürlüğü tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanun'un (5737 sayılı ... Kanunu) yürürlüğe girmesinden önce mazbut ... arasına alınan vakıflarla, bu kanuna göre mazbut ... arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. ... Kanunu ve ... Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki, vakıf evladı kavramı daha çok vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır. Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir. Bir vakıftan galle fazlasının alınabilmesi için öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacı ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyede galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır. Vakfiyeler, vakıf davalarında birinci derecede delil olup (Akgündüz, Ahmet, İslam Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi, 1996, Sh. 428), kadimden beri uygulandığı bilinmedikçe vakıf davalarında yazılı delil olarak kullanılamazlar. (Mecelle md.1739) Vakfiyelerin uygulanma şartı, bunların ifade ettikleri maddelerin sabit ve meşhur olmasıdır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacının babaannesi ...'nin kız kardeşi ...'nin altsoyları ile vakfeden arasında daha önce kesinleşmiş Mahkeme kararları ile soybağının kurulmuş olması sebebiyle davacı ile vakfeden arasında kan bağı yolu ile soybağının mevcut olduğu, dava konusu vakfın birden fazla vakfiyesinin mevcut bulunduğu, galle fazlası evlada bırakılan 12... H/ 01... M tarihli vakfiyede galle fazlası yaşadığı sürece galle fazlasının vakıf kurucusuna, sonra eşi ... ile manevi kızı ... hanımlara ortaklaşa, bunlardan sonra batın tertibi üzere erkek ve kıza eşit olmak üzere vâkıfın evladı, evladı-ı evladına nesiller boyu taksim edilmesi şartı ile evlâda bırakıldığı, ancak 1318 H/1900 M. tarihli vakfiyede galle fazlası için "... ve galle-i mezkürdan badet-tamir her ne fazla kalur ise fazla-i merküme ile münasıb mahallerde düşdükce mülk akar iştira ve icare-i vahide-i sahiha-i şer'iyye ile ahere icar olunarak ücretleri vezaif ve masarif-ı mezkürelere harc ve sarf oluna..." şeklinde şart getirilerek, bu vakfiyede belirtilen akarlardan elde edilecek gelirin öncelikle elli kuruş mukataa bedelinin ödenmesi, görevli ücretlerinin ödenmesi ve bakım ve onarım yapılması, artan gelir olursa da vakfa akar satın alınmasının şart koşulduğu yani bu vakfiye yönünden galle fazlasının evlada bırakılmadığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, yalnızca gallenin evlada bırakıldığı vakfiye yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, uygulamada ve infazda çelişki oluşturabileceği düşünülmeden bütün vakfiyeleri kapsayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; A) Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, B.1) Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı hüküm fıkrasının (1) bendindeki "...Vakfı'nın" kelimesinden sonra gelmek üzere " 12... H/ 01... M tarihli vakfiye yönünden" ibaresinin hükme eklenmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, B.2) Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) no.lu bentte açıklanana nedenlerle REDDİNE, 7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Genel Müdürlüğüne iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 41573226b02aa2ab 8e8eb3ccf51ff110 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2024/4978 E. , 2025/5701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3642 E., 2024/2673 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/65 E., 2023/296 K. Taraflar arasında ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, davacı ...'nın mazbut ... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına ve toplanan deliller, incelenen nüfus kayıtları ve dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre davacı ... ... Vakfı'nın galleye müstehak vakıf evladı olduğu, adı geçen vakfın incelenen vakfiyesine göre sahih ve mazbut vakıf olduğu; şahsiyet kaydı, nüfus kayıt örneği ve ... Arşivi belgeleri üzerinde yapılan araştırmaya göre davacının çıkarılan soy ağacında batın tertibinin gösterildiği, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulü ile davacının "... Vakfının galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine" karar verilmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek davacının galle fazlası alabilmesi için batın şartını sağlaması gerektiğini, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda batın şartının incelenmediğini, arz ve izah edilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, birden fazla vakfiyesi bulunan vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı ... Genel Müdürlüğü'nün diğer temyiz itirazları yönünden; 5737 sayılı ... Kanunu'nun 3.maddesinde, mülhak vakıf mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek ... ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı ... Kanunu gereğince ... Genel Müdürlüğünce yönetilen ... olarak tanımlandıktan sonra, aynı kanunun 6 ve 7. maddelerinde ise mazbut vakıfların ... Genel Müdürlüğü tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanun'un (5737 sayılı ... Kanunu) yürürlüğe girmesinden önce mazbut ... arasına alınan vakıflarla, bu kanuna göre mazbut ... arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. ... Kanunu ve ... Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki, vakıf evladı kavramı daha çok vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır. Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir. Bir vakıftan galle fazlasının alınabilmesi için öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacı ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyede galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır. Vakfiyeler, vakıf davalarında birinci derecede delil olup (Akgündüz, Ahmet, İslam Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi, 1996, Sh. 428), kadimden beri uygulandığı bilinmedikçe vakıf davalarında yazılı delil olarak kullanılamazlar. (Mecelle md.1739) Vakfiyelerin uygulanma şartı, bunların ifade ettikleri maddelerin sabit ve meşhur olmasıdır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacının babaannesi ...'nin kız kardeşi ...'nin altsoyları ile vakfeden arasında daha önce kesinleşmiş Mahkeme kararları ile soybağının kurulmuş olması sebebiyle davacı ile vakfeden arasında kan bağı yolu ile soybağının mevcut olduğu, dava konusu vakfın birden fazla vakfiyesinin mevcut bulunduğu, galle fazlası evlada bırakılan 12... H/ 01... M tarihli vakfiyede galle fazlası yaşadığı sürece galle fazlasının vakıf kurucusuna, sonra eşi ... ile manevi kızı ... hanımlara ortaklaşa, bunlardan sonra batın tertibi üzere erkek ve kıza eşit olmak üzere vâkıfın evladı, evladı-ı evladına nesiller boyu taksim edilmesi şartı ile evlâda bırakıldığı, ancak 1318 H/1900 M. tarihli vakfiyede galle fazlası için "... ve galle-i mezkürdan badet-tamir her ne fazla kalur ise fazla-i merküme ile münasıb mahallerde düşdükce mülk akar iştira ve icare-i vahide-i sahiha-i şer'iyye ile ahere icar olunarak ücretleri vezaif ve masarif-ı mezkürelere harc ve sarf oluna..." şeklinde şart getirilerek, bu vakfiyede belirtilen akarlardan elde edilecek gelirin öncelikle elli kuruş mukataa bedelinin ödenmesi, görevli ücretlerinin ödenmesi ve bakım ve onarım yapılması, artan gelir olursa da vakfa akar satın alınmasının şart koşulduğu yani bu vakfiye yönünden galle fazlasının evlada bırakılmadığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, yalnızca gallenin evlada bırakıldığı vakfiye yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, uygulamada ve infazda çelişki oluşturabileceği düşünülmeden bütün vakfiyeleri kapsayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; A) Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, B.1) Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı hüküm fıkrasının (1) bendindeki "...Vakfı'nın" kelimesinden sonra gelmek üzere " 12... H/ 01... M tarihli vakfiye yönünden" ibaresinin hükme eklenmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, B.2) Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) no.lu bentte açıklanana nedenlerle REDDİNE, 7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Genel Müdürlüğüne iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 41573226b02aa2ab 8e8eb3ccf51ff110 ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4978 E., 2025/5701 K. (17.09.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4978
- Karar No
- 2025/5701
- Karar Tarihi
- 17.09.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/920 E., 2025/5859 K. 18.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3151 E., 2025/5860 K. 18.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6192 E., 2025/5861 K. 18.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3651 E., 2025/5702 K. 17.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4878 E., 2025/5703 K. 17.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4140 E., 2025/5704 K. 17.09.2025