Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/4140 E., 2025/5704 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4140 E., 2025/5704 K. (17.09.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4140
Karar No
2025/5704
Karar Tarihi
17.09.2025
Konu
Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/4140 E. , 2025/5704 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/60 E., 2024/182 K. KARAR: Bozma sonrası davanın kabulüne Taraflar arasındaki galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, davacıların ...'da kurulu ... Vakfı'nın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiş, davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen karar davalı ...'nün temyizi üzerine Dairemizin 02.04.2019 tarihli ve 2019/1992 Esas, 2019/3534 Karar sayılı kararıyla bozulmuştur. Bozma ilamında özetle, "galle fazlası için vakfiyede öngörülen şartların incelenmesinden önce davacılar ile vakfeden ... arasında kan bağına dayalı olarak soybağı kurulmasının üzerinde durulması gerektiği, davacıların Vakfın mütevelliliğini yapmış ... oğlu...'in üstsoyları olduğunun iddia edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu kişi üzerinden davacılar ile Vakıf arasında soybağı kurulmuş ise de tevliyet kayıtları ile nüfus kayıtlarının tam olarak örtüşmediği, tevliyet kaydına göre ... oğlu... 1309 H/1893 M tarihinde mütevelli olduğu ve 1928 yılında öldüğü, mütevelli...; ... ili ... ilçesi... Mahallesi Cilt No: 13; Hane No: 411; BSN: 1 ile nüfusa kayıtlı ... ve ... oğlu 1861 doğumlu olup 1928 tarihinde vefat ettiği, bu kişinin çocukları arasında davacıların üstsoyu ...'in mevcut olmadığı, davacıların üst soyu ...'in ... ili ... ilçesi ... Mahallesi Cilt No: 63; Hane No: 24; BSN: 4 ile nüfusa kayıtlı olduğu, baba adının ... olduğu, ancak ...'in nüfusa kaydının olmadığının anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince davacılar vekiline mütevellik yapan ... ve ... oğlu 1861 doğumlu... ile davacıların üst soyu ...'in babası ...'in aynı kişi olduğuna dair delillerini sunması için imkan tanınıp, bu yönde deliller toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği," hususlarına değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, davacıların... Vakfı'nın galle fazlasına müstehik vakıf evlatları olduğunun tespitine karar verilmiş; davalı ...'nün temyizi üzerine hüküm, ilk önce Dairemizce onanmış, davalı ... vekilinin karar düzeltme istemi üzerine ise Dairemizin 19.12.2022 tarihli ve 2022/4799 Esas, 2022/10319 Karar sayılı ilamı ile; "... uyulan bozma ilamında açıkça, "davacılar vekiline mütevellik yapan ... ve ... oğlu 1861 doğumlu... ile davacıların üst soyu ...'in babası ...'in aynı kişi olduğuna dair delillerini sunması için imkan tanınıp, bu yönde deliller toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi" istendiği halde; İlk Derece Mahkemesince ... ve ... oğlu ... ...'nun mirasçıları arasında ...'nun bulunduğu ve ... tarafından dava konusu vakfın evladı olduğunun tespiti istemiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/623 Esas, 2002/292 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, belirtilen vakıf evlatlığı dava dosyası eldeki dava dosyası arasında bulunmadığından ikmali için dosyanın geri çevrilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince söz konusu dosyanın imha edilmesi nedeniyle yalnızca gerekçeli kararın bulunduğunun bildirildiği, gerekçeli karar içeriğinde ...'nun açık kimlik bilgileri bulunmadığından her iki ...'nun aynı kişi olup olmadığının kesin olarak belirlenemediği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince davacılar ile vakfeden ... arasında kan bağına dayalı olarak soybağı kurulmadan davanın kabulüne karar verildiği bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından, onama kararı kaldırılarak önceki tarihli bozma doğrultusunda işlem yapılmak üzere hükmün bozulması" na karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1991/655 Esas, 1992/186 Karar sayılı kararı incelendiğinde, kararın ... kızı ...'nun vefatı üzerine alınan veraset ilamına dair olduğu, kararda murisin verasetinin yarısının, murisin babası ... kanalı ile yalnız baba bir kardeşlerinden ... ...'nun çocuklarına ait olduğunun belirtildiği, bu suretle ... ...'nun, ...'in mirasçısı olduğunun anlaşıldığı, dosyada mevcut ... ...'na ait nüfus kayıt örneği incelendiğinde; ... ...'nun baba adının ..., anne adının ... olarak belirtildiği, ... ...'nun eşinin ... ..., çocuklarının ise ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... olduğu görülmüştür. Nü...rın üstsoyu ...’in babası ...’in aynı kişi olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne ile davacıların davalı... Vakfı Galle Fazlasına Müstehik Vakıf Evlatları olduğunun tespitine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı ... vekili verdiği temyiz dilekçesi ile eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, Mahkeme kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Genel Müdürlüğüne iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7fd0be05cd4cf5b5 3e0b86c87f48075d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı