Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4419 E., 2025/4591 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4419 E., 2025/4591 K. (16.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4419
Karar No
2025/4591
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/4419 E. , 2025/4591 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/812 E., 2024/571 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/138 E., 2022/6 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde; ... Orman İdaresince kurulan komisyon raporunda, ... ilçesi ... köyünde tapulama çalışmalarının 20.07.1973 tarihinde, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereği yenileme çalışmalarının ise 21.09.2017 tarihinde askıya çıktığı, ilk orman kadastro çalışmasının 3116 sayılı Kanun kapsamında yapılarak kesinleştiği, bu çalışmada dava konusu 290 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Devlet ormanı olarak sınırlandırılan orman sayılan sahalardan olduğu, 115 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 3116 sayılı Kanun kapsamında orman tahdidi yapılmış yerlerde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulama çalışmalarının 14.04.2004 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine tamamı orman sahasında kalmaktadır şeklinde şerh düşüldüğünün tespit edildiğini belirterek, tamamı kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sınırları içinde kalan dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, teknik bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın devlet ormanı sayıldığı, orman vasfının devam ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, çekişmeli 290 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, "...Dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1944 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 3 Nolu Orman Tahdit Komisyonunca yapılıp ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre 1996 yılında yapılan ve kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Tapulama çalışmaları 1973 yılında yapılmış ve davalı parsel 563 parsel numarası ile tapuya tescil edilmiş, 2018 yılında 3402 sayılı yasanın 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda yeni 290 ada 1 parsel numarasını almıştır. Taşınmazın davalı ...'a 27/02/2020 tarihinde trampa yolu ile tapuda devir ve tescil edildiği anlaşılmaktadır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda Orman Yönetimi dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında dava konusu taşınmazların kesinleşmiş orman tahdidi içinde kaldıklarını ileri sürerek tapunun iptali ile tescil talebinde bulunmuş olmakla, Mahkemesince kesinleşmiş orman tahdidine ilişkin evraklar ve orman tahdit haritaları getirtilerek orman bilirkişileri refakatinde keşif yapılmış, keşif sonucu uzman bilirkişi heyeti tarafından, kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma ile dava konusu taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdidi içerisinde kalan yerlerden olduğu belirlenmiş olduğundan Mahkemesince orman bilirkişi heyeti ve harita mühendisi bilirkişi kurulu müşterek raporu doğrultusunda davanın kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı