8. Hukuk Dairesi 2024/438 E. , 2025/5058 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/614 E., 2023/1551 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/32 E., 2022/4 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili ... ilçesi ... köyü Devlet Ormanı olarak belirtilen 3.085.766,23 yüzölçümlü alanın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin iptalini, ... Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan alanın kuzeyden başlamak üzere GS4, GS5, GS6, GS7 ve OT.119/1 noktaları ile gösterilen ve krokisinde görsel olarak ... devlet ormanı olarak sınırlandırılan alana üçgen şeklinde girintiye neden olan yeşil renkte gösterilen ... Mahallesi sınırları içinde yer alması gereken kısmın ... Mahallesi sınırları içinde kaldığı belirtilerek çalışma alanı dışında bırakılan kısma ilişkin işlemin iptaline, ... Devlet Ormanı olarak belirtilen 21.780,02 yüzölçümlü alanın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin iptaline, ... Mahallesi çalışma alanı dışında bırakılan dosyaya sundukları krokide kırmızı olarak gösterilen kuzeyinde ..., kuzeybatısında ..., güneybatısında ... olan kısmın ... Mahallesi çalışma alanı dışında bırakılarak ... Mahallesi mülk ve toprağı ifadesi ile yapılan sınırlandırmanın iptaline, ... Devlet Ormanı olarak belirtilen 318.188,05 yüzölçümlü alanın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin iptaline, ... Mahallesi çalışma alanı dışında bırakılan dosyaya sundukları krokide yeşil renkle gösterilen güneydoğusunda ..., güney kısmında ... olan kısım ile ... Mahallesinin güney kısmında kalan ve gri renkle gösterilen 55 ile numaralandırılan ... Mahallesi çalışma alanı dışında bırakılan yeşil renkle gösterilen alanların ... Mahallesi, gri renkle gösterilen alanların ise ... yerleşim ve çalışma alanları içinde olduğuna ilişkin işlemin iptaline, ... Devlet Ormanı olarak belirtilen 3.230,83 yüzölçümlü alanın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin iptaline, ... Mahallesi çalışma alanı dışında bırakılan dosyaya sundukları krokide gri olarak gösterilen kuzeybatı kısmında ... olan kısmın ... Mahallesi mülk ve toprakları olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin iptaline; ... Devlet Ormanı olarak belirtilen alanın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin iptaline, ... Mahallesi kullanımına ait mera vasfı olarak tesciline; Komisyon tarafından tanzim edilen tutanakta parsel 2, 5, 6 olarak gösterilen 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik (2/B) uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazların kullanıcılarının hatalı gösterildiğini belirterek dava dilekçesinde belirtilen kişilerin kullanıcı olduklarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı, çalışma tutanakları, kadastro paftası ile Orman Genel Müdürlüğü cevabı yazıları incelendiğinde; dava dilekçesinin sonuç kısmının 1, 2, 3 ve 4. maddelerinde yüzölçümleri belirtilmiş dilekçeye ekli krokide gösterilen alanların ... Mahallesi çalışma alanı dışında bırakılarak ... Mahallesi, ... Mahallesi ve ... Mahallesi çalışma alanına alınan işlemlerin iptali talep edilmiş ise de; Orman Kadastro ve 2/B Madde Uygulama Yönetmeliğinin, Belde, mahalle veya köy çalışma alanı sınırlarının tespiti ve kenarlaşma başlıklı 33. maddesinde: "Orman Kadastro Başmühendisliğince çalışma programında belirtilen belde, mahalle veya köye ait çalışma alanı sınırları, mülkî sınırlara, özel kanunlara göre oluşmuş resmî kayıt ve kararlara, kesinleşmiş mahkeme kararlarına, bunlar yoksa bilirkişi beyanlarına göre orman kadastro çalışmaları sırasında Komisyonlarca arazide belirlenerek çalışma alanı sınırı olarak haritasına işlenir. Bu şekilde ortaya çıkan çalışma alanı sınırı, sadece orman kadastrosu ile ilgili çalışmalara esas olup, mülkî sınır olarak kabul edilmez." hükümleri bulunduğu, kanun ve yönetmelikte çalışma alına itiraza ilişkin hükmün düzenlenmediği kaldı ki ormanlar kamu malı olup, kullanılmaları, korunmaları ve gözetimleri Orman Yönetimine bırakılmıştır. 6831 Sayılı Yasanın 6/1. maddesinde “Devlet ormanlarına ait her çeşit işler Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılır” hükmü ile açıkça belirtilmiş aynı yasanın 31 ila 39. maddelerinde “mülki sınırları içinde devlet ormanı bulunan köylerin ve o köy halkının bu ormanlardan nasıl yararlanabileceği” hususu düzenlenmiştir Dolayısıyla ormandan yararlanma hakkından kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde köy sınırlarının önemi bulunmamaktadır.(Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2001/6702 E.-2002/153 K. sayılı ilamı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/2143 E,- 2019/1811 K sayılı ilamı) Bu sebepten davacıların bu talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesinin sonuç kısmının 5.maddesinde belirtilen: ... Devlet Ormanı olarak 86.401,97 yüzölçümlü alanın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin iptali ve ... Mahallesi kullanımına ait mera vasfı olarak tesciline ilişkin talep yönünden değerlendirecek olursak; meraların mülkiyet hakkı Hazineye, kullanım hakkı ise ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine aittir. 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun hükümleri gereğince Büyükşehir Belediyesine bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliğinin kaldırıldığı, köylerin mahalle olarak, belediyelerin ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katıldığından somut olayda ilgili belediye başkanlığı ya da Hazinene tarafından mera iddiasıyla dava açma hakkı bulunduğu, davacı gerçek kişilerin bu davayı açmakta aktif dava ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığından bu talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesinin sonuç kısmının 6,7,8 ve 9.maddelerinde belirtilen: ... isminin kaldırılarak ...'ın ... olduğunun tespitine, komisyon tarafından tanzim edilen tutanakta parsel 5 olarak gösterilen ve orman sınırına çıkarılan ... ...'ın vefat ettiği murisleri ... ve ... kullanımında olduğundan, bu kişilerin olduğunun tespitine, tutanakta parsel 6 olarak gösterilen 3195,70 yüzölçümlü yerin ... mevkiinde ...'nin ağıl yeri vasfı ile kullanımındaki yerin 6831 sayılı yasanın 3302 sayılı yasa ile değişik 2/B uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarılmasına ve ... kullanımında olduğunun tespitine, parsel 6 olarak gösterilen 3.195,70 yüzölçümlü yerin Kayıtepesi mevkiinde ...'in ağıl yeri vasfı ile kullanımındaki yerin 6831 sayılı yasanın 3302 sayılı yasa ile değişik 2/B uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarılmasına ve ... kullanımında olduğunun tespitine yönelik talep yönünden değerlendirecek olursak; dava konusu taşınmazların bulunduğu ... İlçesi ... Mahallesinde 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 13.10.2021 tarihinde ilan edilerek eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen, evvelce sınırlaması yapılmış olan yerlerde aplikasyon, sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında bırakılan ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapıldığı 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun EK-4. maddesi gereğince kullanım kadastrosu yapılmadığı, 82 nolu Orman Kadastro Komisyonunun tutanağında fiili kullanıcılar yönünden bir şerh verilmesine yasal olanak bulunmadığı, dava konusu taşınmazın kullanım kadastrosuna konu olmadığından tutanakta zilyetlik şerhinin gösterilmesinde hukuki yarar bulunmadığından ve hukuki yararın da HMK'nin 114. maddesi gereğince dava şartı olduğu ayrıca öncesi Devlet Ormanı olan bir yer, 2/B uygulaması ile ancak Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılabileceğinden, halen tahdit içinde olan böyle bir yerin, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için idareyi zorlayıcı nitelikte açtığı davanın da dinlenme olanağı bulunmamaktadır...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 73ba1b1873209848 ef4523c56df21496
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/438 E., 2025/5058 K. (30.06.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/438
- Karar No
- 2025/5058
- Karar Tarihi
- 30.06.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5978 E., 2025/5055 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4285 E., 2025/5056 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3331 E., 2025/5057 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2898 E., 2025/5061 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4394 E., 2025/5062 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5324 E., 2025/5063 K. 30.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı