Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3331 E., 2025/5057 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3331 E., 2025/5057 K. (30.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3331
Karar No
2025/5057
Karar Tarihi
30.06.2025

8. Hukuk Dairesi 2024/3331 E. , 2025/5057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1264 E., 2024/142 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/19 E., 2022/15 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi gereğince kadastro tespit çalışması yapıldığı, bu çalışmalar sonunda; dava konusu 114 ada 75 parselin, 978,85 metrekare yüzölçümünde, ham toprak niteliğinde, belgesizden, Hazine adına tespit edildiği, kadastro çalışma sonuçları ve tutanakların 03.12.2020 ila 04.01.2021 tarihlerinde askı ilanına çıkarıldığı ve davacı tarafından askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesine dava açıldığından kesinleşmediği anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde özetle; Antalya ili ... ilçesi ... köyü 114 ada 75 parsel sayılı taşınmazın 20 yıldan beri ecrimisil bedellerini ödediği, taşınmazı tarlaya çevirip ekip biçtiği, torba yasadan yararlanıp kiralayarak satın almak istediğini belirterek taşınmazın adına geçmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın esasına girilmeden önce görev yönünden incelenmesi ve 10 yıllık hak düşürücü süre yönünden red kararı verilmesi gerektiği iddiasıyla haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Hüküm vermeye el verişli gerekçeli ve objektif 28.11.2021 günlü bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir. Bilirkişi raporuna göre; dava konusu taşınmaz orman sınırları dışarısında kalmakta 2009 uçuş yılına ait hava fotoğrafında taşınmazın açıklık alan olmadığı üzerinde maki-çalılık bitki örtüsü bulunduğu ve tarımsal alan olarak kullanımda olmadığı belirtilmiş, ayrıca keşif tarihi itibariyle taşınmaz üzerinde 2-3 yaşlarında dağınık vaziyette zeytin fidanlarının 2021 yılı içerisinde dikildiği yoğun olarak kaya taşlarının bulunduğu, güney ve kuzeyinden geçen üçgen şekilde tepelik alan üzerinde yer aldığı iki yol arasında arazinin 4-5 metre kot farkının oluştuğu, %25-30 meyilli topoğrafik yapıda olduğu, diğer alanlar üzerinde doğal bitki örtüsü olan maki-çalılıkların mevcut olduğu dava konusu taşınmazın imar-ihyasının tamamlanmadığı ve ekonomik amaca yönelik bir tarımsal kullanım olmadığı tespiti yapılmıştır. Davacının kadastro kanunu gereğince gerekli olan imar ihya ve zilyetlik şartlarının yerine getirmediği bilirkişi raporu tanık beyanları ve dosya kapsamına göre sabit olmuştur. Davacı her ne kadar taşınmazın kendisinden önce Abdullah Kaya tarafından kullanıldığını ve ondan satın aldığını beyan etmişse de dinlenen mahalli bilirkişi beyanı ve davacı tanıkları da taşınmazın imar ve ihyasının gerçekleştirilmediğini herkesin kullanımında sahipsiz olduğunu beyan etmişlerdir. Bu husus mübrez bilirkişi raporuyla da ortaya konulmuş, taşınmazın keşif tarihi itibariyle dahi imar-ihyasının tamamlanmadığı ve ekonomik amaca yönelik bir tarımsal kullanım olmadığı sabit olmuştur." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı