8. Hukuk Dairesi 2024/4223 E. , 2025/5049 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2630 E., 2024/1459 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/170 Esas, 2022/128 Karar Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İstanbul Kadastro Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalının Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Mahallesinde ilk orman tahdidinin 1940 yılında yapıldığı ve taşınmazın tahdit dışında orman sayılmayan alanda kaldığı, 1989 yılında 6831 sayılı Orman Kanununun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanunla değişik (2/B) madde uygulaması yapıldığını ve 22.05.1990 tarihinde kesinleştiği, bu çalışmada taşınmazın orman dışında olması nedeniyle (2/B) uygulamasına tabi tutulmadığı, 2013 yılında ... Mahallesinde 6292 sayılı Kanunun 11/10. madde kapsamında teknik hataların düzeltilme çalışmalarının 27.08.2014 tarihinde ilan edildiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1974 yılında yapılan ilk tesis kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın orman olarak tespit dışı bırakıldığı, taşınmazın 29.07.1980 tasdik tarihli 1/50000 ölçekli İstanbul Metropolitan Alan Nazım İmar Planında “Tarım Alanı” lejantında kaldığı, davaya konu ... 105 ada 58 parselin, 24.11.2009 tarihinde ... Merkez ve Çevresi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı, 14.06.2010 tarihinde ise 1/1000 ölçekli ... Merkez ve Çevresi Uygulama İmar Planı kapsamına alındığını, 22.03.2008 tarih ve 5747 sayılı Kanun ile ... ilçe Belediyesi Mücavir Alan Sınırları içerisine dâhil edildiği, 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. madde kapsamında yapılan kadastro çalışmalarında İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 105 ada 58 parsel sayılı 137,53 metrekare yüzölçümünde bahçe niteliğindeki taşınmazın davalı adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 25.11.2015 ila 24.12.2015 tarihleri arasında askı ilanına çıkartıldığı, Kadastro Mahkemesine dava açıldığından kesinleşmediği anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1974 yılındaki Arazi Kadastro çalışmasında orman olması nedeniyle tescil harici bırakıldığını; 1980 senesinde taşınmazın imar planı içerisine dahil edildiğini, imar planı içerisine alınan bir taşınmazın, sonrasında zilyetlikle kazanılamayacağını; ilk kadastro çalışmasından sonra da 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davalının kadastro öncesi sebebe de dayanamayacağını; dava konusu açısından zilyetlikle kazanmaya elverişli kullanımın gerçekleşmediğini belirterek, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tescilini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur. Dava, 3402 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalı lehine, zilyetlikten taşınmaz edinme şartlarının oluştuğu; kadastro çalışmasında dava konusu taşınmaz açısından hatanın olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın 1980 tasdik tarihli 1/50000 ölçekli İstanbul Metropoliten Alan Nazım İmar Planı içerisinde yer aldığı ileri sürülmesine rağmen bu yönde bir araştırma yapılmadığından bu hususun araştırılması, ayrıca orman araştırması ve zilyetlik araştırması yapılması için İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kaldırılma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın 29.07.1980 tasdik tarihli 1/50.000 ölçekli İstanbul Metropoliten Alan Nazım İmar Planı kapsamında kaldığı, 1/100000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planının 15.06.2009 tarihinde vürürlüğe girmesinden sonra 29.07.1980 tarihli 1/50000 ölçekli planın yürürlükten kaldırıldığı, kadastrosuna bağlanılan taşınmazın 1980 tarihli Nazım İmar Planında "tarım alanı" lejantında yer aldığının tespit edildiği, taşınmazın 1980 yılında nazım imar planına alındığı, ve il, ilçe imar planlarının kapsadığı alanlarda kalan taşınmazların, imar-ihya ve zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığından davalıların 1980 yılı öncesinde kazanım şartlarını sağlayıp sağlamadığının araştırıldığı, keşifte yerel bilirkişilerden alınan beyanlarla taşınmazın içinde bulunduğu mevkinin 1975 yılında köy muhtarının öncülüğünde tarıma açılarak tüm köylülere dağıtılan taşınmazlardan olduğu, 1975 yılından önce taşınmazda tarım yapılmadığının anlaşıldığından, davalı lehine zilyetlikten taşınmaz edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 105 ada 58 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağındaki tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tespit ve tesciline karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın 1980 tasdik tarihli 1/50.000 ölçekli İstanbul Metropoliten Alan Nazım İmar Planı içerisinde yer aldığının tespit edildiği, gerek kaldırma kararından önce yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişisi beyanlarından, gerekse kaldırma kararından sonra yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarından dava konusu taşınmazın 1975 yılından önce makilik olduğu, bu tarihte köy muhtarı tarafından ikişer dönüm olarak köylülere dağıtıldığı ve taşınmazın 1975 tarihiden itibaren tarımsal amaçlı olarak kullanıldığının anlaşıldığı, taşınmazın fiili olarak kullanılmaya başlandığı 1975 yılından imar planı içerisine alındığı 1980 yılına kadar zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı, her ne kadar teknik bilirkişilerce dava konusu taşınmazın 1942, 1968 ve 1975 yıllarına ait hava fotoğrafında açık ve civarındaki diğer ziraat arazileriyle benzer görünümde ziraat arazisi özelliğinde olduğu ve kullanıldığı belirtilmiş ise de, özellikle 1970 ve 1975 hava fotoğraflarının incelenmesinde, taşınmazın batısında yer alan ormanın devamı niteliğinde olduğu, üzerinin makilik olduğu, etrafında da herhangi bir tarım arazisinin bulunmadığı, bu hususun çıplak gözle dahi anlaşıldığı görülmekle, teknik bilirkişilerin hava fotoğraflarına aykırı raporlarına itibar edinilmeyerek, usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4223 E., 2025/5049 K. (30.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4223
- Karar No
- 2025/5049
- Karar Tarihi
- 30.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2704 E., 2025/5045 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5343 E., 2025/5046 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1465 E., 2025/5048 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5935 E., 2025/5052 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4834 E., 2025/5053 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1464 E., 2025/5054 K. 30.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı