8. Hukuk Dairesi 2023/1465 E. , 2025/5048 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/309 Esas, 2022/549 Karar KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen 2/B uygulamasının yok hükmünde sayılması davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, kararın davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince 1939 yılında yapılan orman tahdidi, 19.04.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanun ile değişik (2/B) madde uygulaması ve 27.07.2010 tarihinde ilan edilen 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu bulunmakta olduğu, 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik (2/B) madde uygulamasında; İstanbul ili ... ilçesi ... köyü 121 ada 30 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı anlaşılmıştır. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... köyünde 1939 yılında 3116 sayılı Kanuna göre orman tahdidi yapılarak kesinleştiği, 1974 yılında 1744 sayılı Kanun ile değişik 2 nci madde uygulamaları yapıldığını ancak itirazlara karşı yapılan komisyon çalışmaları sonuçlandırılıp ilan edilmediğinden bu çalışmaların geçerlilik kazanmadığını, daha sonra 1988 yılında dava konusu edilen 3302 sayılı Kanun ile değişik (2/B) madde uygulamasının 94 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılarak 19.04.1990 tarihinde ilan edildiğini, bu çalışmalar sırasında ... köyünde hatalı çalışmalar yapılarak halen orman niteliği taşıyan yerlerin orman dışına çıkarıldığının tespit edildiğini, bu işlemleri yapan memurlar hakkında bulunulan suç duyurusu neticesinde yapılan soruşturmayla ilgili olarak zamanaşımı nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, Müfettişler tarafından düzenlenen 03.01.2001 tarih ve 14-1 inceleme raporu ile; "... köyünde yapılan 2/B uygulamalarının hatalı yapıldığının, 1987 yılında dahi orman vasfında olan alanların 2/B uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığının, tutanaklardaki sınır tariflerinin detaylı olarak yazılmadığı ve röperlenmediğinin, kesinleşen sınırların ölçümlerinin hatalı olması ve yanlış değerlendirilmesi sonucu 1982 yılında orman vasfında olan alanların orman sınırı dışına çıkarıldığının, buna göre ... Köyünde hatalı yapılan 2/B uygulamalarının yok hükmünde sayılması gerektiğinin" tespit edildiğini, idareleri tarafından ... ilçesi ... köyünde 1990 yılında hatalı yapılan (2/B) uygulamalarının yok hükmünde sayılması için hasımsız olarak açtıkları dava neticesinde ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/15 Esas, 2002/527 Karar sayılı 02.10.2002 tarihli kararı ile, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiğini, bu kararın taraflarınca temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2008/13587 Esas 2009/1043 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiğini ancak onama ilamında; "orman kadastro komisyonu üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak yada kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemler hukuk ve ceza davalarına konu olmuşsa bu kişiler tarafından yapılan işlemler yok hükmünde sayılacağından yönetim tarafından her hangi bir süreye bağlı kalmaksızın işlemlerin iptali için dava açılabilir ise de böyle bir dava hasımsız görülemez. Mevcut yasa ve yönetmeliklere göre aykırı yapılan işlem ve çalışmalar kim yada kimlerin hukukunu yada hakkını etkiliyor ise bu konudaki iptal davalarında husumetin o kişilere yöneltilmesi gerekir." şeklinde gerekçe bulunduğunu, 5831 sayılı Kanun ile 6831 sayılı Kanuna eklenen ek madde 10'da; orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceğine dair hüküm bulunduğunu, bu nedenle davanın hak sahibi olan Hazine aleyhine açıldığını, ... köyünün dava konusu (2/B) çalışmalı 1990 yılında yapıldıktan sonra ... köyü ve ... köy olarak ikiye ayrıldığını, dilekçeleri ekinde sunulan 1982 yılı hava fotoğrafları ve Müfettiş raporu eki olan 1987 yılı menşeli ortofoto haritalarına göre İstanbul ili ... ilçesi ... ve ... köylerinde orman olduğu halde hatalı (2/B) çalışmalarına konu edilen tüm parsellerin dilekçelerinde yazılı olduğunu beyan ederek, hatalı (2/B) çalışmalarına konu edilen bu parsellerin (2/B) çalışmalarının yok hükmünde sayılmasını, taşınmazların vasfının orman olarak düzeltilmesini, tapu kayıtlarına konan şagil şerhlerinin terkinini istemiş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Dava, 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik (2/B) madde uygulamasının yok hükmünde sayılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı ... İdaresinin davaya konu İstanbul ili, ... ilçesi, ..., 121 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 48, 49, 50, 51, 52, 79, 80, 81, 84, 85, 86, 88, 89, 91, 92, 93, 94 parsellere ilişkin olarak 2/B madde uygulamalarının yok hükmünde sayılması talebinin reddine, eylemli orman olarak tespit edilen 121 ada 29 parselin zaten tapu kaydında da aynı şekilde eylemli orman olarak kayıtlı olduğu, bu nedenle bu parsele ilişkin olarak Mahkemece ayrıca verilecek bir tespit ve tescil kararının bulunmadığı anlaşıldığından infazda tereddüte yer vermemek için bu parselin tamamının eylemli orman vasfında olduğuna dair kaydın aynen devamına şeklinde hükme fıkra eklenmesiyle yetinilmesine, kadastro tutanağında sadece bir kısmı (2.470,89 m²) eylemli orman olarak yazılan ancak mahkemece yapılan yargılamada tamamı (2.805,16 m²) eylemli orman olarak tespit edilen 121 ada 30 parsel bakımından 2010 yılı tespit tarihi itibariyle eylemli orman olmaları nedeniyle bu yönden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davacı ... İdaresi ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesince; İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı ve davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi kararının davacı ... İdaresi ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 121 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 48, 49, 50, 51, 52, 79, 80, 81, 84, 85, 86, 88, 89, 91, 92, 93, 94 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi kararının onanmasına, davalılardan ... vekilinin 121 ada 30 parsele yönelik temyiz itirazlarının, davacı ... İdaresinin talebinin ... köyünde (sonradan ... Mahallesi ve ... Mahallesi olarak ikiye ayrılmıştır) 1990 yılında yapılan (2/B) çalışmalarının yok hükmünde sayılmasına yönelik olduğu, dava konusu yerle ilgili, sonradan eylemli ormana dönüştüğüne ilişkin açıkça bir talebi bulunmadığına göre; Mahkemece, (2/B) işlemlerine yönelik süresinde dava açılmadığı göz önüne alınarak dava konusu 30 parsel açısından da ret kararı verilmesi gerekirken, talep olmamasına rağmen yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/607 Esas, 2019/2735 Karar sayılı dosyasında istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın, bu parselle ilgili bölüm yönünden kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının, 121 ada 30 parsel yönünden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu yerle ilgili, sonradan eylemli ormana dönüştüğüne ilişkin açıkça bir talebi bulunmadığı, (2/B) işlemlerine yönelik süresinde dava açılmadığı göz önüne alınarak; davacı tarafça İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 121 ada 30 parsel açısından açılan davanın reddine, diğer parseller yönünden verilen kararın onanması nedeni ile kesinleşmiş olması dikkate alınarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c0329ad858e1b428 4e4f9c24c10d8af6
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1465 E., 2025/5048 K. (30.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1465
- Karar No
- 2025/5048
- Karar Tarihi
- 30.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5961 E., 2025/5041 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2704 E., 2025/5045 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5343 E., 2025/5046 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4223 E., 2025/5049 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5935 E., 2025/5052 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4834 E., 2025/5053 K. 30.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı