8. Hukuk Dairesi 2024/4105 E. , 2025/4541 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1707 E., 2024/614 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/226 E., 2022/310 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın dahili davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk tesis kadastrosu çalışmalarının 1976 yılında yapılarak kesinleştiği, 1981 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan orman kadastrosu çalışması, sonrasında yine 2019 yılında ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun kapsamında aplikasyon ve 2/B uygulaması, 2018 yılında ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi kapsamında yapılan uygulama kadastro çalışması bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Düzce ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanı sınırları içerisinde bulunan ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744 sayılı Kanun kapsamında orman kadastrosu yapılmış sayılan ormanlarda aplikasyon ve sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile tüm bu ormanlarda 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uygulama çalışmaları yapılarak 04.01.2019 tarihinde askıya çıkarıldığını, söz konusu askı ilanının müvekkili idarece incelendiğini dava konusu parselin kısmen orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini, söz konusu parselin kısmen 6831 sayılı Kanun'a göre orman sınırları içerisinde kalması dolayısıyla 3. Kişilerin mağdur olmaması için T.M.K 'nın 1010. maddesi gereği söz konusu parselin tapu kaydına şerh konulması için ilgili tapu müdürlüğüne yazı yazıldığını, yönetmelik gereğince ilgili kişilere tebligat yapıldığını ancak sonuç alınamadığını ve tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile, Düzce ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 115 ada 6 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın ifraz planında koordinatları belirtilen yaklaşık A=1330,54+B=25,26 m²'lik kısmının davalı gerçek kişiler adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...115 ada 6 parselin A rumuzu ile gösterilen kısmının 1944, 1955, 1962, 1981tarihli hava fotoğraflarında ve eski tarihli 1960 ve 1982 tarihli memleket haritalarında orman sayılan yerlerden olduğu, ormanların özel mülkiyet konusu olamayacağı, orman arazisinin imar ihya ve zilyetlikle de kazanılmasının mümkün olmayacağı, taşınmazın eylemli olarak da orman vasfını kaybetmediği anlaşılmakla, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2013/9264 Esas 2014/617 Karar 16/01/2014 tarihli kararı da dikkate alınarak taşınmazına "A" harfi ile gösterilen 50.081,53 m²'lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğu kanaatine varıldığın taşınmazın "A" ile gösterilen kısmı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu taşınmazın "B" ile gösterilen kısmı yönünden ise; hükme esas alınan 17/05/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; dava konusu taşınmazın 1944, 1955, 1962, 1981tarihli hava fotoğraflarında ve eski tarihli 1960 tarihli memleket haritasında orman sayılan alan içerisinde gösterildiği ve 1982 tarihli memleket haritasında orman sayılmayan alan içerisinde gösterildiği, dava konusu alanda 3116 sayılı Kanuna göre orman tahdit çalışmasının olmadığı, 4785 sayılı kanun kapsamında devletleştirilen yerlerden olduğu, 5653 ve 5658 sayılı kanun kapsamlarında iadeye tabi yerlerden olmadığı, 1978 yılında İlk defa orman kadastro çalışmasının 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosu ve bu kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulaması kapsamında yapıldığı ve bu çalışmada orman sayılan yerlerden olduğu, 2019 yılında yapılan 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosunun aplikasyonu ve bu kanunun 3302 sayılı kanunla değişik 2/B madde uygulama çalışmasında orman sınırları dışına çıkarılan orman sayılmayan yerlerden olduğu, tapulama çalışmasının 1976 yılında 766 Sayılı Kanun kapsamında yapılmış olduğu, 2017 yılında yapılan 3402 Sayılı yasanın 22/a maddesi gereği yenileme çalışmalarının yapılmış olduğu, davalı kısım üzerinde çayırlık ve boşluk olduğu, toprak yapısı tarım toprağı niteliğinde olduğu, mevcut kullanım şekli ile toprak muhafaza karakteri taşımadığı, dava konusu 115 ada 6 parselin B ile gösterilen kısmının yürürlükteki 6831 Sayılı Orman Kanununa göre 2/B ile orman sınırları dışına çıkarılmış yerlerden olduğu anlaşılmakla..." gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, Düzce ili ... ilçesi ... köyü 115 ada 6 parsel numarasına kayıtlı taşınmazın 17.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.330,54 m²'lik kısım davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tüm takyidatlardan ari olarak orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hükmün, dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dahili davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 97fa55c27740d1b5 2b2477c5c6bf3ada
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4105 E., 2025/4541 K. (16.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4105
- Karar No
- 2025/4541
- Karar Tarihi
- 16.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3232 E., 2025/4536 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7335 E., 2025/4537 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3173 E., 2025/4538 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4106 E., 2025/4542 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5870 E., 2025/4543 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3482 E., 2025/4548 K. 16.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı