8. Hukuk Dairesi 2024/3173 E. , 2025/4538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/817 E., 2024/147 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/341 E., 2021/355 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi ... köyü dahilinde 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında yapılan tespit ve tahdit çalışmaları sonuçlarının 20.12.2018-21.01.2019 tarihleri arasında askıya çıkarıldığını, teknik ekiplerince tanzim edilen rapor doğrultusunda Zonguldak İl Mera Komisyonu nezdinde ... köyü 101 ada 48 parselin 75.069,83 m²’lik kısmının fiilen orman olarak meşe, karaçam ağaçları ile kaplı olması sebebiyle itirazda bulunduklarını, ilgili komisyonun 13.02.2019 tarihli toplantısı sonucundaki raporunda itirazlarının oy birliği ile reddedildiğini, yalnızca Orman Teşkilatı üyesinin muhalefet şerhi koyduğunu, komisyonun iş bu kararının Mera Kanunu'nun 13. maddesine göre 12.03.2019-12.04.2019 tarihleri arasında 30 günlük süre ile askıya çıkarılmasına istinaden yine Mera Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrasına istinaden iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, teknik ekip raporundan da görüleceği üzere Kurdeşe, mesçere haritasında ilgili parselin 75.069,83 m²'lik kısmında BÇk-1 ve Mb-2 mesçere tiplerinin görüldüğünü, aktüel durumu itibariyle meşe, gürgen, karaçam türleri ile kaplı MGnÇkb2 mesçeresi olup orman özelliği gösterdiğinin tespit olunduğunu, dolayısıyla dava konusu taşınmaz üzerinde mahkemenizce yaptırılacak keşif sonucu bilirkişilerce taşınmazın fiili durumu değerlendirildiğinde taşınmazın 75.069,83 m²'lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğunun belirleneceğini, dava konusu yapılan tespitin iptali ile 75.069,83 m²'lik kısmının orman vasfıyla Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı taşınmazın 92.336,14 m² yüzölçümlü, üzerinde seyrek olarak meşe ve karaçam ağaçları bulunan, büyük çoğunluğu çok yüksek oranda meyilli olduğundan tarım yapamaya elverişsiz olan, üzerinde köy halkına ait ortak su depoları mevcut ve çok uzun yıllardan beri köy halkı tarafından mera olarak kullanılan bir yer olduğunu, taşınmazın mera vasfıyla tespit gördükten sonra 28.05.2013 tarihinde tespitin kesinleşmesi ile birlikte ilk olarak mera niteliğinde “kamu orta malı” adına tapuya kayıt edildiğini, aynı zamanda Kamu Orta Malları siciline kaydedilerek mevcut halini aldığını, 13.03.2015 tarihinde ise 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında yenileme çalışması neticesinde tescil edildiğini, Kadastro Kanunu 16. maddesinin (B) fıkrasına göre, bu tip yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanımlarının mümkün olamayacağını, öncesi mera olan bir yerin özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, taşınmazların toprak yapısı, önceliği, hakim vasfı çevre parsellerin durumuyla kıyaslanmak suretiyle incelendiğinde, dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu olmayan devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunun görüleceğini, yasal hasım durumunda olan Hazinenin yargılama gideri ve vekalet ücreti ile yükümlü tutulamayacağının tartışmasız olduğunu, uzman bilirkişilerce, mahalli ve tespit tutanağında mevcut tespit bilirkişileri ve tanıklar taşınmaz başında bulunarak icra edilecek keşifte davacıyı haklı kılacak zilyetliğe ve niteliğe dayalı kazanım unsurlarının bulunmadığının görüleceğini beyan ederek haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eylemli orman iddiasına dayalı mera tahsis kararı ve özel sicil kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "somut olayda, Mahkememizce mahallinde orman mühendisleri, ziraat mühendisi, fen bilirkişi ve fotogronometri uzmanı ile yapılan keşif sonucunda bilirkişiler tarafından dosyaya ibraz edilen yukarıda tarihleri ve ayrıntıları belirtilen, hükme ve denetimine elverişli raporlardan; dava konusu taşınmazın öncesinin orman olduğu, orman bütünlüğü içerisinde yer aldığı, fiili olarak orman ağaçları ile kaplı olduğu, mera niteliğinde olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü 101 Ada 48 Parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 11.11.2020 havale tarihli raporundaki (B) harfi ve mavi renkte taralı olarak gösterilen 75.069,83 m²'lik kısmının mera olan kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince,"Somut dosyanın yapılan incelemesinde, davacı ... davalı tarafların iddia ve talepleri, dava konusu taşınmaza ilişkin memleket haritası, hava fotoğrafları, amenajman planı ve krokileri ile haritaları, keşif ve bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, orman mühendisleri tarafından düzenlenen 23/11/2020 tarihli raporda, dava konusu 101 ada 48 parselin B harfi ile gösterilen kısmının eski memleket haritalarında ve eski tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan alanlar içinde kaldığı, 3116 sayılı Kanuna göre orman sayılan alan olarak olduğu, eylemli olarak orman ağaçlarının kapalılık teşkil edecek şekilde bulunduğunun tespiti birlikte ve yine 3402 sayılı yasanın 36/A. Fıkrası uyarınca davacı ... idaresi lehine yargılama gideri ücreti ve vekalet ücreti verilmemesi yerinde olduğu değerlendirildiğinde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvuruları ayrı ayrı esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 956e33233089ae6b aa601bf4fe722e2e This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2024/3173 E. , 2025/4538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/817 E., 2024/147 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/341 E., 2021/355 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi ... köyü dahilinde 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında yapılan tespit ve tahdit çalışmaları sonuçlarının 20.12.2018-21.01.2019 tarihleri arasında askıya çıkarıldığını, teknik ekiplerince tanzim edilen rapor doğrultusunda Zonguldak İl Mera Komisyonu nezdinde ... köyü 101 ada 48 parselin 75.069,83 m²’lik kısmının fiilen orman olarak meşe, karaçam ağaçları ile kaplı olması sebebiyle itirazda bulunduklarını, ilgili komisyonun 13.02.2019 tarihli toplantısı sonucundaki raporunda itirazlarının oy birliği ile reddedildiğini, yalnızca Orman Teşkilatı üyesinin muhalefet şerhi koyduğunu, komisyonun iş bu kararının Mera Kanunu'nun 13. maddesine göre 12.03.2019-12.04.2019 tarihleri arasında 30 günlük süre ile askıya çıkarılmasına istinaden yine Mera Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrasına istinaden iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, teknik ekip raporundan da görüleceği üzere Kurdeşe, mesçere haritasında ilgili parselin 75.069,83 m²'lik kısmında BÇk-1 ve Mb-2 mesçere tiplerinin görüldüğünü, aktüel durumu itibariyle meşe, gürgen, karaçam türleri ile kaplı MGnÇkb2 mesçeresi olup orman özelliği gösterdiğinin tespit olunduğunu, dolayısıyla dava konusu taşınmaz üzerinde mahkemenizce yaptırılacak keşif sonucu bilirkişilerce taşınmazın fiili durumu değerlendirildiğinde taşınmazın 75.069,83 m²'lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğunun belirleneceğini, dava konusu yapılan tespitin iptali ile 75.069,83 m²'lik kısmının orman vasfıyla Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı taşınmazın 92.336,14 m² yüzölçümlü, üzerinde seyrek olarak meşe ve karaçam ağaçları bulunan, büyük çoğunluğu çok yüksek oranda meyilli olduğundan tarım yapamaya elverişsiz olan, üzerinde köy halkına ait ortak su depoları mevcut ve çok uzun yıllardan beri köy halkı tarafından mera olarak kullanılan bir yer olduğunu, taşınmazın mera vasfıyla tespit gördükten sonra 28.05.2013 tarihinde tespitin kesinleşmesi ile birlikte ilk olarak mera niteliğinde “kamu orta malı” adına tapuya kayıt edildiğini, aynı zamanda Kamu Orta Malları siciline kaydedilerek mevcut halini aldığını, 13.03.2015 tarihinde ise 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında yenileme çalışması neticesinde tescil edildiğini, Kadastro Kanunu 16. maddesinin (B) fıkrasına göre, bu tip yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanımlarının mümkün olamayacağını, öncesi mera olan bir yerin özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, taşınmazların toprak yapısı, önceliği, hakim vasfı çevre parsellerin durumuyla kıyaslanmak suretiyle incelendiğinde, dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu olmayan devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunun görüleceğini, yasal hasım durumunda olan Hazinenin yargılama gideri ve vekalet ücreti ile yükümlü tutulamayacağının tartışmasız olduğunu, uzman bilirkişilerce, mahalli ve tespit tutanağında mevcut tespit bilirkişileri ve tanıklar taşınmaz başında bulunarak icra edilecek keşifte davacıyı haklı kılacak zilyetliğe ve niteliğe dayalı kazanım unsurlarının bulunmadığının görüleceğini beyan ederek haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eylemli orman iddiasına dayalı mera tahsis kararı ve özel sicil kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "somut olayda, Mahkememizce mahallinde orman mühendisleri, ziraat mühendisi, fen bilirkişi ve fotogronometri uzmanı ile yapılan keşif sonucunda bilirkişiler tarafından dosyaya ibraz edilen yukarıda tarihleri ve ayrıntıları belirtilen, hükme ve denetimine elverişli raporlardan; dava konusu taşınmazın öncesinin orman olduğu, orman bütünlüğü içerisinde yer aldığı, fiili olarak orman ağaçları ile kaplı olduğu, mera niteliğinde olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü 101 Ada 48 Parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 11.11.2020 havale tarihli raporundaki (B) harfi ve mavi renkte taralı olarak gösterilen 75.069,83 m²'lik kısmının mera olan kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince,"Somut dosyanın yapılan incelemesinde, davacı ... davalı tarafların iddia ve talepleri, dava konusu taşınmaza ilişkin memleket haritası, hava fotoğrafları, amenajman planı ve krokileri ile haritaları, keşif ve bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, orman mühendisleri tarafından düzenlenen 23/11/2020 tarihli raporda, dava konusu 101 ada 48 parselin B harfi ile gösterilen kısmının eski memleket haritalarında ve eski tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan alanlar içinde kaldığı, 3116 sayılı Kanuna göre orman sayılan alan olarak olduğu, eylemli olarak orman ağaçlarının kapalılık teşkil edecek şekilde bulunduğunun tespiti birlikte ve yine 3402 sayılı yasanın 36/A. Fıkrası uyarınca davacı ... idaresi lehine yargılama gideri ücreti ve vekalet ücreti verilmemesi yerinde olduğu değerlendirildiğinde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvuruları ayrı ayrı esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 956e33233089ae6b aa601bf4fe722e2e ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3173 E., 2025/4538 K. (16.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3173
- Karar No
- 2025/4538
- Karar Tarihi
- 16.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/186 E., 2025/4539 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3232 E., 2025/4536 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7335 E., 2025/4537 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4105 E., 2025/4541 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4106 E., 2025/4542 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5870 E., 2025/4543 K. 16.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı