8. Hukuk Dairesi 2023/5870 E. , 2025/4543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1798 E., 2023/623 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/46 E., 2021/181 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 4. maddesi gereğince yapıldığı ve dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde bırakıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Artvin ili ... ilçesi ... köyünde bulunan ve yapılan kadastro çalışmaları sırasında haksız ve hukuka aykırı olarak orman vasfıyla Hazine adına tespiti yapılan 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, keşif esnasında gösterecekleri bölümünün tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tescil edilmesini, zira bu yerin orman ile bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkili adına tescilini istedikleri taşınmazın müvekkili tarafından 26.09.1997 yılında köy senedi ile ... oğlu ...'tan satın alındığını, köy senedinde satın aldıkları yerin kesin sınırları ile sabit ve belirli olduğunu ve senedin araziye tatbikinin son derece kolay olduğunu, bu zamana kadar da söz konusu arazi üzerinde hiçbir üstün hak sahipliği iddiasının ileri sürülmediğini, herhangi bir nizanın da yaşanmadığını, müvekkili ve ailesinin tasarrufu altında bir taşınmaz olduğunu, üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığını, bölgede yaşayan herkesin böyle bildiğini, keşif kararı alması durumunda yapılacak inceleme neticesi durumun bütün açıklığı ile ortaya çıkacağını belirterek orman vasfıyla tespit ve tescil olunan 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın keşif sırasında detaylı sınırlarını gösterecek oldukları bölümün tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanıkların bir kısmı her ne kadar aksi yönde beyanda bulunsalar da Serbest Orman Mühendisleri ..., ... ve ...'ın 10/10/2019 havale tarihli orman bilirkişisinin raporunda orman sayılan yerlerden olduğunu beyan ettiği, ziraat bilirkişi raporundan da taşınmazda yaşlı orman vasfında ağaçların olduğu ve taşınmazın orman bütünlüğü içinde kaldığının belirtilmesi karşısında, davacı her ne kadar dava konusu yere ilişkin eski satın alma senedini dayanak göstermiş olsa bile 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar Devletleştirilmiş, Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Kanun ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları kanunda gösterilmiştir, bu koşulları da sağlamadığından..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9a28c830403de818 c83382fcc5c2fe3f
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5870 E., 2025/4543 K. (16.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5870
- Karar No
- 2025/4543
- Karar Tarihi
- 16.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3173 E., 2025/4538 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4105 E., 2025/4541 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4106 E., 2025/4542 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3482 E., 2025/4548 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3688 E., 2025/4549 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3475 E., 2025/4550 K. 16.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı