Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3980 E., 2025/3733 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3980 E., 2025/3733 K. (14.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3980
Karar No
2025/3733
Karar Tarihi
14.05.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/3980 E. , 2025/3733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2008/34 E., 2016/2 K. KARAR : Asıl ve birleşen davaların kısmen kabul kısmen reddi ..., birleşen dava davacısı ..., birleşen dava davacısı ... mirasçısı ... ve davalı ... İdaresi vekili Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, asıl davanın davacısı ..., birleşen davanın davacısı ..., birleşen davanın davacısı ..., birleşen davanın davacısı ... mirasçısı ... ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro çalışması sonucunda, ............köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 1 parsel sayılı 24.045.811,79 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla 07.01.2008 tarihinde Hazine adına tespit edilmiştir. Asıl davanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 720 metrekarelik taşınmazının kadastro çalışmaları esnasında 103 ada 1 orman parseli içerisinde kaldığını, taşınmazın babası, kardeşi ve kendisi tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığını, nadasa bırakıldığında ise hayvan otlatıldığını, taşınmaza ilişkin 1937 ve 1977 yıllarına ait vergi kayıtlarının bulunduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/26 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 1985 metrekarelik yerin babasından intikal ettiğini, taşınmaza ait 26.04.1977 tarihli tahrir kaydı olduğunu ve 6 sayfa numaralı kayıt defrenin bulunduğunu, taşınmazın 1980 yılına kadar tarla vasfıyla daha sonra ise çayır olarak kullanıldığını, kadastro çalışmalarında bu taşınmazın 103 ada 1 orman parseli içerisinde bırakıldığını ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/27 Esas sayılı dosyanın davacısı .............dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 798 metrekarelik yerin babasından intikal ettiğini, taşınmaza ait 26.04.1977 tarihli tahrir kaydı bulunlduğunu ve 6 sayfa numaralı kayıt defterinin bulunduğunu, taşınmazın 1979 yılına kadar tarla vasfıyla daha sonra ise çayır olarak kullanıldığını, kadastro çalışmalarında taşınmazın 103 ada 1 orman parseli içerisinde bırakıldığını ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında 30.07.2008 tarihinde verdiği dilekçe ile davasından feragat etmiştir. Birleşen 2008/28 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 1028 metrekarelik yerin babasından intikal ettiğini, taşınmaza ait 26.04.1977 tarihli tahrir kaydının ve 133 sayfa numaralı kayıt defterinin bulunduğunu, taşınmazın 1978 yılına kadar tarla vasfıyla daha sonra ise çayır olarak kullanıldığını, kadastro çalışmalarında taşınmazın 103 ada 1 orman parseli içerisinde bırakıldığını ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/29 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 1710 metrekarelik yerin babasından intikal ettiğini, taşınmaza ait 26.04.1977 tarihli tahrir kaydının ve 6 sayfa numaralı kayıt defrenin bulunduğunu, taşınmazın 1980 yılına kadar tarla vasfıyla daha sonra ise çayır olarak kullanıldığını, kadastro çalışmalarında taşınmazın 103 ada 1 orman parseli içerisinde bırakıldığını ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/30 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesnde; mevki ve hudutlarını belirttiği 1747 metrekarelik kısmın kadastro çalışmaları esnasında 103 ada 1 orman parseli içinde bırakıldığını, taşınmazı ...isimli kişiden senetle satın aldığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tespit ve tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında 28.05.2008 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile ilk dilekçesinde belittiği hudutları değiştirmiştir. Birleşen 2008/31 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 1200 metrekarelik kısmın 103 ada 1 orman parseli içerisinde bırakıldığını, taşınmazın babası, ağabeyi ve kendisi tarafından tarla olarak asırlardır kullanıldığını, nadasa bırakıldığında ise hayvan otlatıldığını, üzerinde orman ağacı bulunmadığını, taşınmaza ait 1937 ve 1977 yılı mal beyannameleri bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/32 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 4 dönümlük 2 parça yerin dedesinden babasına, babasından ise kendisine intikal ettiğini, taşınmaza ait 26.07.1937 tarihli tahrir kayıt defterinde 325 ile 329 numara 53 hesap numarasına kayıtlı tahrir kaydı ile 02.05.1977 tarihli vergi, beyannamesi bulunduğunu, taşınmazın 1975 yılına kadar tarla vasfıyla daha sonra ise çayır olarak kullanıldığını, kadastro çalışmalarında taşınmazın 103 ada 1 orman parseli içerisinde bırakıldığını ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/33 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevkisini belirttiği 1 dönümlük taşınmazın babasından kendisine kaldığını, taşınmaza ait tahrir kaydı olduğunu ileri sürerek, kadastro çalışmalarında 103 ada 1 orman parseli içerisinde bırakılan taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/36 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 2 dönümlük tek parça yerin dedesinden babasına, babasından ise kendisine intikal ettiğini, taşınmaza ait 26.07.1937 tarihli tahrir kayıt defterinde 325 ile 329 numara 53 hesap numarasına kayıtlı tahrir kaydı ile 02.05.1977 tarihli vergi beyannamesi olduğunu, taşınmazın 1976 yılına kadar tarla vasfıyla daha sonra ise çayır olarak kullanıldığını, kadastro çalışmalarında taşınmazın 103 ada 1 orman parseli içerisinde bırakıldığını ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/37 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hududunu belirttiği 1,5 dönüm yeri 1974 yılında ...’den senetle satın aldığını, dedesinden babasına babasından kendisine kalan 2 dönüm 2 ayrı yeri en az 200 yıldır zilyet ettiklerini, kadastro çalışmasında bu yerlerin 101 ada 1 orman parseli içinde kaldığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile adına tespit ve tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında 27.02.2008 tarihinde verdiği dilekçe ile açmış olduğu davadan feragat etmiş, 26.05.2008 tarihli celsede de davasının 103 ada 1 parsele ilişkin olduğunu ada numarasının dava dilekçesinde hatalı yazıldığını 103 ada 1 parsele ilişkin 3 parça taşınmaz hakkında açtığı davasından feragat ettiğini belirtmiştir. Birleşen 2008/42 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belittiği 5470 metrekarelik kısmın kadastro çalışmalarında 103 ada 1 orman parseli içerisinde kaldığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/46 Esas sayılı dosyanın davacısı ... vekili dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 9300 metrekarelik kısmın 5237 metrekaresinin davacının babası...'e, kalan kısmının ise kardeşi ..........e ait olduğunu, bu şekilde paylaşımın yapıldığını, bu yerin kadastro çalışmalarında 103 ada 1 orman parseli içinde kaldığını, 1937 yılına ait kayıtlar olduğunu ve 70 yıldır zilyet olunduğunu, 1975 yılına kadar tarla olarak daha sonra çayır olarak kullanıldığını ileri sürerek, 5237 metrekarelik kısmın... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/48 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 8965 metrekarelik kısmın kadastro çalışmaları esnasında 103 ada 1 orman parseli içinde kaldığını, taşınmazın dedesinden babasına babasından da kendilerine kaldığını, tarla ve meye bahçesi olarak kullanıldığını, nadasa bırakıldığında ise hayvan otlağı olarak kullanıldığını, bir kaç orman ağacı olsa da esasen 87 adet meyve ağacı bulunduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescilini, bundan ayrı yine mevki ve hudutlarını belirttiği 2100 metrekare ve 14000 metrekarelik yerlerinin de kadastroca ölçülmediğini, bu yerlerin ölçümlerinin yapılarak adlarına yazılmasını talep etmiştir. Birleşen 2008/49 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği yaklaşık 4037 metrekarelik yerin kadastro çalışmalarında 103 ada 1 orman parseli içinde kaldığını, taşınmazın dedesi ve babası tarafından tarla olarak 1975 yılına kadar kullanıldığını, daha sonra çayır olarak kullanıldığını ileri sürarak, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/51 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 9 dönüm yerin annesi Şekernaz’dan kendisine intikal ettiğini, kadastro çalışmaları sırasında 103 ada 1 orman parseli içinde kaldığını, çayır ve meyve ağaçları olduğunu ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında 15.04.2008 tarihinde verdiği dilekçe ile davadan feragat etmiştir. Birleşen 2008/52 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği dava konusu 1200 metrekare yerin babası kardeşi ve kendisi tarafından uzun yıllardır tarla olarak kullanıldığını, nadasa bırakıldığında hayvan otlağı olarak kullanıldığını, kadastro çalışmaları esnasında 103 ada 1 orman parseli içerisinde bırakıldığını ileri sürerek, 1977 ve 1937 yılı beyannameleri bulunan taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/53 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 2577 metrekarelik yeri 1966 yılında ...tan köy senedi ile satın aldığını, kadastro çalışmaları esnasında bu yerin 103 ada 1 orman parseli içerisine alındığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/54 Esas sayılı dosyanın davacısı ............dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 4 dönümlük kısmın dedesinden babasına, babasından ise kendisine intikal ettiğini, taşınmaza ait 26.07.1937 tarihli tahrir kayıt defterinde 89 numarasına kayıtlı tahrir kaydı ile 02.05.1977 tarihli vergi beyannamesi olduğunu, taşınmazın 1975 yılına kadar tarla vasfıyla daha sonra ise çayır olarak kullanıldığını, kadastro çalışmalarında taşınmazın 103 ada 1 orman parseli içerisinde bırakıldığını ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/55 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 103 ada 1 parsel numarasına sahip taşınmazına Orman İdaresi tarafından müdahale edildiğini, müdahalesinin önlenmesini talep etmiş, yargılama sırasında dava konusu 4 dönüm yerin dedesinden babasına babasından kendisine kaldığını, 1977 yılından beri kendisinin kullandığını, dava dilekçesinde her ne kadar müdahalenin men'i talebinde bulunmuşsa da taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini talep ettiğini beyan etmiş, yine 13.05.2008 tarihli dilekçesi ile bir adet talep edilen taşınmazın iki adet olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davasını ıslah ettiğini bildirmiştir. Birleşen 2008/56 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 1390 metrekarelik taşınmazın kadastro çalışmalarında 103 ada 1 orman parseli içinde kaldığını, asırlardır zilyetliklerinde olduğunu, 1937 ve 1977 yıllarına ait vergi kaydı bulunduğunu ileri sürerem, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/ 57 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; 50 dönüm taşınmazlarının 16400 metrekarelik kısmının babası adına tapulu olduğunu, kalan kısmın kadastro çalışmaları esnasında 103 ada 1 orman parseli içerisinde bırakıldığını, 1950' li yıllarda ve 1994 yılında defaten Orman İdaresi ile davalar görüldüğünü ileri sürerek, taşınmazın mirasçılar adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/58 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 1390 metrekarelik taşınmazın kadastro çalışmalarında 103 ada 1 orman parseli içinde kaldığını, 1937 ve 1977 yıllarına ait vergi kayıtları olduğunu, taşınmazın dedesinden babasına babasından kendisine kaldığını ve yıllardır tarla oplarak kullanıldığını, nadasa bırakıldığında otlakiye olarak kullanıldığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında 13.06.2008 tarihinde verdiği dilekçe ile davadan feragat etmiştir. Birleşen 2008/61 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; ........olarak adlandırdıkları yerin 300 yılıdr zilyetliklerinde olduğunu, bu yerin dedesinden babasına kaldığını ve ekerek kullanıldığını, bu yerin kadastro çalışmalarında 103 ada 1 orman parseli içerisinde bırakıldığını, taksim edildiğini ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında 11.07.2008 tarihinde verdiği dilekçe ile keşif parasını ödeyemeyeceğinden davadan feragat ettiğini ifade ettikten sonra, 15.09.2008 tarihli dilekçesi ile pişman olduğunu, keşif parasını ödeyip davaya devam edilmesini talep ettiğini ifade etmiştir. Birleşen 2008/62 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 3 adet yerin üst soyuna ait tarla olduğunu, taşınmazlarda ... ... mirasçısı olarak hak sahibi olduğunu, taşınmazlara ilişkin 1937 ve 1977 yıllarına ait vergi kayıtları olduğunu ileri sürerek, taşınmazın murisi ... ... adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/69 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; mevki ve hudutlarını belirttiği 10 dönüm yerin yarısının babadan intikal ettiğini, kalan yarısını ise ...........den senetle satın aldığını, taşınmazın 101 ada 1 parsel olarak orman parseli içerisinde bırakıldığını, bu yerin 150 yıldır zilyetliklerinde olduğunu, taşınmazın tapulu olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında 21.04.2008 tarihinde verdiği dilekçe ile davasından feragat ettiğini bildirdikten sonra, 08.10.2008 tarihinde verdiği dilekçesi ile dava konusu ettiği yerin 101 ada 1 parsel olmadığını, 103 ada 1 parsel olduğunu tespit ettiğini, bu yerin de tapuda adına tescil edildiğinin anlaşıldığını belirterek, davasından feragat ettiğini yinelemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dosya kapsamı, toplanan deliller, davadan feragat beyanları, keşif, tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile teknik bilirkişi raporları doğrultusunda ............. köyünde 103 ada 1 parsel sayısı ile yapılan kadastro tespitinin iptali ile, birleşen 2008/32 Esas sayılı dosya davacısı ......... oğlu ...'in açmış olduğu davanın kabulüne, 103 ada 1 parsel içerisinde 18.03.2016 havale tarihli fen ve orman bilirkişisi raporunda ve krokisinde (B1) ile belirtilen 1482,91 m² miktarlı, (B2) ile belirtilen 1119,97 m² miktarlı ve (B3) ile belirtilen 2347,41 m² miktarlı taşınmazların aynı adanın son parsel sayısı verilmek suretiyle tarla vasfıyla ........oğlu (ölü)............. adına tapuya tesciline, birleşen 2008/48 Esas sayılı dosya davacısı .......... oğlu ...'nın açmış olduğu davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 103 ada 1 parsel içerisinde 18.03.2016 havale tarihli fen ve orman bilirkişisi raporunda ve krokisinde; (A1) ile belirtilen 8591,59 m² miktarlı taşınmazın aynı adanın son parsel sayısı verilmek suretiyle tarla vasfıyla......... oğlu (ölü) .......... adına tapuya tesciline, (A2) ve (A3) ile belirtilen yerlere ilişkin davaların reddine, birleşen 2008/57 Esas sayılı dosya davacısı ...oğlu ...'ın davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, 103 ada 1 parsel içerisinde 18.03.2016 havale tarihli fen ve orman bilirkişisi raporunda ve krokisinde (M1) ile belirtilen 12466,15 m² miktarlı taşınmazın aynı adanın son parsel sayısı verilerek ve tamamı 20 pay kabul edilerek çayır vasfıyla; (5) payının .... kızı ... adına, (3) payının ...kızı... adına,(3) payının ...kızı ...adına, (3) payının ...oğlu ...adına, (3) payının ...oğlu ... adına, (3) payının ...kızı ............ adına tapuya tesciline, birleşen 2008/62 Esas sayılı dosya davacısı ... oğlu ...'nın açmış olduğu davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 103 ada 1 parsel içerisinde 18.03.2016 havale tarihli fen ve orman bilirkişisi raporunda ve krokisinde; (E) ile belirtilen 2579,75 m² miktarlı taşınmazın aynı adanın son parsel sayısı verilmek suretiyle tarla vasfıyla ........oğlu (ölü) .............adına tapuya tesciline, (F) ve (G) ile belirtilen yerlere ilişkin davaların reddine, birleşen 2008/52 Esas sayılı dosya davacısı....... oğlu ...'in açmış olduğu davanın kabulüne, 103 ada 1 parsel içerisinde 18.03.2016 havale tarihli fen ve orman bilirkişisi raporunda ve krokisinde (K1) ile belirtilen 3655.44 m² miktarlı taşınmazın çayır vasfıyla ..... oğlu (ölü)............. adına tapuya tesciline, birleşen 2008/56 Esas sayılı dosya davacısı İsa oğlu ... açmış olduğu davanın kabulüne, 103 ada 1 parsel içerisinde 18.03.2016 havale tarihli fen ve orman bilirkişisi raporunda ve krokisinde (L1) ile belirtilen 1540,27 m² miktarlı taşınmazın çayır vasfıyla İsa oğlu ... adına tapuya tesciline, birleşen 2008/26 ve 2008/29 Esas sayılı dosya davacıları ............... oğlu ... ve ...'ın davalarının kısmen kabul kısmen reddi ile, 103 ada 1 parsel içerisinde 18/03/2016 havale tarihli fen ve orman bilirkişisi raporunda ve krokisinde (G) ile belirtilen 1708.85 m² de (H) ile belirtilen 2010,13 m² miktarlı taşınmazlar 5403 sayılı Kanun'un 8.madde düzenlemesi gereğince birleştirilerek 3718,98 m² yüzölçümü ve tarla vasfıyla tamamı..........oğlu (ölü) ... adına tapuya tesciline, birleşen 2008/36, 2008/46 ve 2008/49 Esas sayılı dosya davacıları ...... oğlu ...'in, ........ oğlu ...'in ve .........'in davalarının kısmen kabul kısmen reddi ile, 103 ada 1 parsel içerisinde 18/03/2016 havale tarihli fen ve orman bilirkişisi raporunda ve krokisinde (C) ile belirtilen 5238,12 m²de (D) ile belirtilen 4055,90 m² miktarlı taşınmazlar 5403 sayılı Kanun'un 8. madde düzenlemesi gereğince birleştirilerek 9294.02 m² yüzölçümü ve tarla vasfıyla tamamı (2) pay kabul edilerek (1) payının (ölü) ......... adına ve (1) payının (ölü) ............ adına tapuya tesciline, dava konusu edilen 103 ada 1 parsel sayısı ve 24.045.811,79 m² yüzölçümü ile tespiti yapılan alanda davacılar adına tesciline karar verilen toplam 46796,49 m² alan düşüldükten sonra geriye kalan 2399 ha 9015 m² 30 dm² yüzölçümlü alanın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, 103 ada 1 parsel içerisinde 18.03.2016 havale tarihli fen ve orman bilirkişisi raporunda, (P1) ile belirtilen yere ilişkin birleşen 2008/28 Esas sayılı dosya davacısı ... kızı ...'in, (F) ile belirtilen yere ilişkin birleşen 2008/30 Esas sayılı dosya davacısı ...'nın, (D) ile belirtilen yere ilişkin birleşen 2008/31 Esas sayılı dosya davacısı ........oğlu ...'ın, (N1) ile belirtilen yere ilişkin birleşen 2008/33 Esas sayılı dosya davacısı .......oğlu ...'nin, (L2) ile belirtilen yere ilişkin birleştirilen 2008/34 Esas sayılı dosya davacısı ......... oğlu ...'un, (E) ile belirtilen yere ilişkin birleşen 2008/42 Esas sayılı dosya davacısı..............oğlu ...'nın, (R1) ile belirtilen yere ilişkin birleşen 2008/53 Esas sayılı dosya davacısı.........oğlu ... mirasçılarının, (S1) ve (S2) ile belirtilen yerlere ilişkin birleşen 2008/54 Esas sayılı dosya davacısı ...................in, (A) ve (B) ile belirtilen yerlere ilişkin 2008/55 Esas sayılı dosya davacısı ......... oğlu ...'un açmış oldukları davalarının reddine, birleşen 2008/27 Esas sayılı dosya davacı.............'ın, birleşen 2008/37 Esas sayılı dosya davacısı ...'in, birleşen 2008/51 Esas sayılı dosya davacısı ...'in, birleşen 2008/58 Esas sayılı dosya davacısı ...'nun, birleşen 2008/61 Esas sayılı dosya davacısı ...'nın, birleşen 2008/69 Esas sayılı dosya davacısı ...'ün açmış oldukları davalarının feragat nedeniyle reddine, dosyadaki teknik bilirkişi raporlarının kararın eklerinden sayılmasına, karar kesinleştiğinde dosyanın tomar halinde tescil işlemleri için Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, asıl davanın davacısı ..., birleşen davanın davacısı ..., birleşen davanın davacısı ..., birleşen davanın davacısı ... mirasçısı ... ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dava konusu 103 ada 1 parsel içinde yer alan ve 18.03.2016 tarihli fen ve orman bilirkişisi rapor ve krokisinde gösterilen, asıl davada dava konusu (L2) harfli yere ilişkin davacı ...'un, birleşen 2008/48 Esas sayılı dosyada dava konusu (A2) ve (A3) harfli yerlere ilişkin davacı ...'nın; birleşen 2008/55 Esas sayılı dosyada dava konusu (A) ve (B) harfli yerlere ilişkin davacı ...'un; birleşen 2008/26 Esas sayılı dosyada dava konusu (H) harfli, birleşen 2008/29 Esas sayılı dosyada dava konusu (G) harfli, birleşen 2008/48 Esas sayılı dosyada dava konusu (A1) harfli, birleşen 2008/57 Esas sayılı dosyada dava konusu (M1) harfli yerlere ilişkin davalı ... İdaresi vekilinin; birleşen 2008/61 Esas sayılı dosya yönünden verilen feragat nedeniyle ret kararına ilişkin davacı ... mirasçısı ...'nın temyiz itirazları yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekilinin, dava konusu 103 ada 1 parsel içinde yer alan ve 18.03.2016 tarihli fen ve orman bilirkişisi rapor ve krokisinde gösterilen, birleşen 2008/32 Esas sayılı dosyada dava konusu (B1), (B2), (B3) harfli, birleşen 2008/36, 2008/46, 2008/49 Esas sayılı dosyalarda dava konusu (C) ve (D) harfli, birleşen 2008/52 Esas sayılı dosyada dava konusu (K1) harfli, birleşen 2008/56 Esas sayılı dosyada dava konusu (L1) harfli, birleşen 2008/62 Esas sayılı dosyada (E) harfli yerlere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Bilindiği üzere, 6831 sayılı Kanun'un 17/2 nci maddesinde; "Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya hangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Devlet ormanlarında el konulan bütün yapı ve tesisler, inşa aşamasında olanlar da dâhil olmak üzere, hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın, Orman Genel Müdürlüğü tarafından derhal yıkılır veya ihtiyaç görüldüğü takdirde ormancılık hizmetlerinde kullanılabilir. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir" hükmüne yer verilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu' nun 17/2. maddesindeki bu düzenlemeyle, kanun koyucu, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapatmıştır. Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 14/s maddesinde "orman içinde kültür arazileri dışında, insan müdahalesi olmaksızın kendiliğinden oluşan, doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki ve bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren alanların" orman içi açıklık olduğu ve anılan Yönetmeliğin 16/i maddesinde ise, orman içi açıklıkların devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür. Bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmamakta olup, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Kanun gereği orman sayılan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yoluyla kazanılması hukuken mümkün bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.12.1997 tarih ve 1997/20-830-1034, 17.12.1997 tarih ve 1997/20-808-1039, 22.10.2003 tarih ve 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 tarih ve 2004/7-531-581 Esas, Karar sayılı içtihatlarında da açıklandığı gibi, bu tür yerler kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunsa bile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağından özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemez. Eldeki davada; gerek orman bilirkişi raporunda, gerekse ziraat bilirkişi raporunda (B1), (B2) ve (B3) harfli, (C) ve (D) harfli yerler ile (E) harfli yerin orman içi açıklık olduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu tespit edilmiş olup, bilirkişi raporlarına ekli krokiler incelendiğinde de taşınmazların 4 tarafının orman parseli ile çevrili olan orman içi açıklık vasfında oldukları, her ne kadar hudutlarında yol görünüyorsa da bu yolların da kadastral yol olmayıp orman parseli içerisinde kaldıkları anlaşılmakta olup, bu durum karşısında lk Derece Mahkemesince dava konusu bu yerlere ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Temyize konu (K1) ve (L1) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri yönünden ise, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda, (K1) harfi ile gösterilen yerin kuzeyinin ........... - Meşeli yolu ve devamının 103 ada 1 sayılı orman parseli, güney ve batısının yine 103 ada 1 orman parseli, doğusunun ise ........... ve ......... adl şahısların kullanımında olduğu belirtilen ancak 103 ada 1 orman parseli içinde kalan yer olduğu; (L1) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün kuzeyinin ........... Meşeli yolu ve devamının 103 ada 1 sayılı orman parseli, doğusunun kısmen ......... kısmen ..........adlı şahısların kullanımında olup 103 ada 1 orman parseli içinde kalan yer ve güneyinin ise eldeki davada ... tarafından dava konusu edilen, 103 ada 1 orman parseli içerisinde kalan ve fen bilirkişi raporunda (L2) harfi ile gösterilip hakkındaki dava kısmen orman niteliğinde olduğu ve ekonomik amaca uygun kullanımın mevcut olmadığı gerekçesiyle reddedilen davanın reddine karar verilen taşınmaz bölümü olduğu tespit edilmiş olup, ziraat bilirkişisi raporunda (K1) ve (L1) harfli yerlerin otlakiye olarak ve kuru ot üretiminde kullanılan çayır vasfında, orman sayılmayan yerlerden oldukları belirlenmiş ve orman bilirkişi raporunda da taşınmazların dört tarafı ormanla çevrili ise de yukarıda belirtildiği üzere hudutlarındaki şahıs arazileri ile benzer nitelikte oldukları, kuzey hudutlarında yol bulunduğundan orman bütünlüğünün bozulmadığı ve orman içi açıklık olmadıkları açıklanmış ve bu raporlar doğrultusunda İlk Derece Mahkemesince (K1) ve (L1) harfli yerler yönünden hudutlarında yol bulunduğu ve üzerilerinde ekonomik amaca uygun kullanımın söz konusu olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, anılan taşınmaz bölümlerinin hudutlarında bulunan yolun orman içi yol olduğu, yine hudutlarında bulunan ve şahıs arazisi oldukları belirtilen taşınmazların 103 ada 1 orman parseli içerisinde kaldıkları, bu taşınmaz bölümleri yönünden orman olmadıkları iddiasıyla açılmış bir dava, kesinleşmiş mahkeme hükmü veya tapu kaydı bulunmadığı görülmekte olup, eldeki davada birbirine sınır konumda bulunan (K1), (L1) ve (L2) harfli taşınmaz bölümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde dört tarafı 103 ada 1 orman parseli ile çevrili olduğundan orman içi açıklık niteliğine bulundukları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (B1), (B2), (B3), (C), (D), (E), (K1) ve (L1) harfi ile gösterilen dava konusu taşınmaz bölümlerinin orman içi açıklık vasfında oldukları ve 6831 sayılı Kanun' un 17/2. maddesi uyarınca zilyetlik yoluyla kazanılamayacakları gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabul edilmiş olması doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 103 ada 1 parsel içinde yer alan ve 18.03.2016 tarihli fen ve orman bilirkişisi rapor ve krokisinde gösterilen, asıl davanın konusu olan (L2) harfli yere ilişkin davacı ...'un; birleşen 2008/48 Esas sayılı dosyada dava konusu edilen (A2) ve (A3) harfli yerlere ilişkin davacı ...'nın; birleşen 2008/55 Esas sayılı dosyada dava konusu edilen (A) ve (B) harfli yerlere ilişkin davacı ...'un; birleşen 2008/26 Esas sayılı dosyada dava konusu (H) harfli, birleşen 2008/29 Esas sayılı dosyada dava konusu (G) harfli, birleşen 2008/48 Esas sayılı dosyada dava konusu (A1) harfli, birleşen 2008/57 Esas sayılı dosyada dava konusu (M1) harfli yerlere ilişkin davalı ... İdaresi vekilinin ve birleşen 2008/61 Esas sayılı dosya yönünden verilen feragat nedeniyle ret kararına ilişkin davacı ... mirasçısı ...'nın temyiz itirazlarının REDDİNE; Davalı ... İdaresi vekilinin, dava konusu 103 ada 1 parsel içinde yer alan ve 18.03.2016 tarihli fen ve orman bilirkişisi rapor ve krokisinde gösterilen, birleşen 2008/32 Esas sayılı dosyada dava konusu (B1), (B2), (B3) harfli, birleşen 2008/36, 2008/46, 2008/49 Esas sayılı dosyalarda dava konusu (C) ve (D) harfli, birleşen 2008/52 Esas sayılı dosyada dava konusu (K1) harfli, birleşen 2008/56 Esas sayılı dosyada dava konusu (L1) harfli, birleşen 2008/62 Esas sayılı dosyada (E) harfli yerlere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi uyarınca bu taşınmaz bölümleri yönünden BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c0f2df00c29606ab 82b9c2b23b692312

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı