Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/3890 E., 2025/5606 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3890 E., 2025/5606 K. (15.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3890
Karar No
2025/5606
Karar Tarihi
15.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/3890 E. , 2025/5606 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/44 E., 2023/71 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asli müdahillerin davasının kabulüne, asıl ve birleşen davada davacılarının davasının reddine karar verilmiştir. Temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asli müdahillerin davasının kabulüne, asıl ve birleşen davada davacıların davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... ... vekili, ... ve arkadaşları vekili ve davacı ... ve arkadaşı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 62... parsel sayılı taşınmaz 2.422,94 m² yüzölçümlü tarla vasfı ile 1 62... parsel sayılı taşınmaz 8.566,94 m² yüzölçümlü incir bahçesi vasfı ile, 1 64... parsel sayılı taşınmaz 64.287,28 m² yüzölçümlü kargir iki katlı ev, kargir ev, ahır, incir bahçesi vasfı ile, 1 65... parsel sayılı taşınmaz 51.270,18 m² yüzölçümlü kargir iki adet ev, ahır, incir bahçesi vasfı ile, 1 65... parsel sayılı taşınmaz 5.029,20 m² yüzölçümlü incir bahçesi vasfı ile, 1 65... parsel sayılı taşınmaz 48.119,64 m² yüzölçümlü kargir iki adet ev, iki adet ahır ve incir bahçesi vasfı ile davalılar adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tespit edilmiştir. Bu çalışmada dava konusu parsellere ait tutanaklar 14.09.20 06... .10.2006 tarihleri arasında ilan edilmiş, askı ilan süresi içinde dava açıldığından kesinleşmemiştir. Davacılar dava dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazlar hakkında yapılan kadastro tespitinin hatalı olduğunu, dava konusu tüm taşınmazların murislerinden kaldığını belirterek, miras payları oranında adlarına tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir. Birleşen dava davacıları dava dilekçelerinde özetle; davalı adına tespit gören 1 64... , 1 62... ve 5 sayılı parsellerin ortak murislerinden kaldığını belirterek, miras payları oranında adlarına tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir. Asli müdahil Orman İdaresi ve Hazine davaya müdahale etmiş, dava konusu taşınmazların orman sıfatıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini ayrı ayrı talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; asli müdahil Hazinenin ve asli müdahil Orman İdaresinin davalarının ayrı ayrı kabulüne, dava konusu olan ... ilçesi ... köyü, 1 65... , 1 65... , 1 65... , 1 62... , 1 62... ve 164 ada ve 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; karar, davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.10.2011 tarihli ve 2011/7612 Esas, 2011/11706 Karar sayılı ilamıyla; "Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazların 1962 tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda görüldükleri, en eski tarihli hava fotoğraflarında da orman sayılan alanda kaldığı belirtilmiş ise de rapora ekli memleket haritasında dava konusu taşınmazların üzeri kalemle çizilmek suretiyle tarandığından memleket haritasındaki rumuzlar anlaşılmadığı gibi eylemli olarak da taşınmazlar üzerinde çok sayıda incir ve zeytin ağacı bulunmasına rağmen bu ağaçların yaşlarına göre memleket haritasındaki yeşil görünümün meyve ağaçlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ya da haritada boyama hatası olup olmadığı tartışılmadığı, diğer taraftan taşınmazların eski tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de taşınmazların hava fotoğraflarındaki konumu gösterilmediğinden raporun denetlenemediği, bu nedenlerle üç orman bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla en eski hava fotoğrafları ve memleket haritası ile amenajman planının çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye uygulanmak suretiyle taşınmazların bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi ve taşınmazların konumunun memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi" gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; asıl dosya ve birleşen dosya kapsamında davacıların davalarının reddine; asıl dosya ve birleşen dosya kapsamında asli müdahil Hazine ve Orman İdaresinin davasının kabulüne; dava konusu 1 62... ve 5, 1 64... , 1 65... , 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ... vekili ve davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2016/10709 Esas ve 2018/8085 Karar sayılı ilamıyla; "Dosya içeriğindeki hava fotoğrafının incelenmesinde; dava konusu taşınmazların kısmen açık renkli alanlarda kaldıklarının görüldüğü; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ise 1957 tarihli hava fotoğrafında taşınmazların üzerinde ağaç ve küçük bitki formu olan koyu ve hafif koyu renkli alanlarda kaldıkları belirtilmiş ise de taşınmazlar üzerindeki ağaç ve bitki formlarının nitelikleri, cinsleri, sayıları ve yaşları belirtilmediği, bu hali ile bilirkişi raporunun yetersiz olup hükme esas alınmasının isabetli olmadığı, bu nedenlerle dava konusu taşınmazlar ile komşu parselleri de gösteren kadastro pafta örneği ilgili yerden getirtilmeli, dava konusu taşınmazlara bitişik ya da yakın komşu parseller içinde dava sonucunda kişiler adına tesciline karar verilen veya halen davası devam eden taşınmazlar bulunup bulunmadığı araştırılarak bunlara ilişkin dava dosyaları ve kesinleşenlere ilişkin tapu kayıtları eksiksiz olarak dosya içine alındıktan sonra, üç orman bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla en eski hava fotoğrafları ve memleket haritası ile amenajman planının çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye uygulanmak suretiyle taşınmazların bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi ve taşınmazların konumunun memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi" gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "19 53... yılı hava fotoğraflarında parsellerin tamamımın üzerinde boşluklu, gevşek ve tam kapalılıkta ağaç ve küçük bitki formları bulunan koyu, hafif koyu ve kısmen açık renkli orman alanı vasfında olmaları, doğal arazi meyilinin % 12 den fazla olup toprak muhafaza karakteri taşımaları nedenleriyle dava konusu taşınmazların 3116, 5653, 6831, 4999 sayılı yasalardaki orman tarifine girdikleri için 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden oldukları" gerekçesiyle, asıl ve birleşen dosya kapsamında davacıların davalarının reddine, asıl ve birleşen dosya kapsamında asli müdahiller Hazine ve Orman İdaresinin davasının kabulüne, dava konusu 1 62... ve 5, 1 64... , 1 65... , 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ... vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ..., ... vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Ancak; İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu aldırılan 05.11.2023 tarihli orman ve fen bilirkişi raporunda, dava konusu yerlerin evveliyatı orman iken 1970 li yıllardan sonra meyve ağaçları dikilerek kullanılmaya başlandığı, 2011 yılında yörede 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde çalışmaları yapıldığı, 2/B çalışmalarında dava konusu 1 62... sayılı parselin...nolu poligonda, 1 62... sayılı parselin ... nolu poligonda, 1 64... sayılı parselin... nolu poligonda, 1 65... , 3 ve 4 sayılı parsellerin ... nolu poligonda 2/B parseli olarak 2/B şartlarını taşıdığı gerekçesiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazların 2/B niteliği taşıdığı için orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve orman olarak tapu kütüğüne tescilinin mümkün olmadığı göz önüne alınarak taşınmazların bahçe niteliğiyle Hazine adına tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tescil kararı verilmesi bozmayı gerektirmekte ise de; eldeki davanın resen araştırma ilkesine tabi davalardan olduğu hususu da gözönüne alındığında, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; Davacılar ..., ... vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekili ile davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının ayrı ayrı REDDİNE; Temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) nolu bendinde "orman niteliği" ibaresinin hükümden çıkarılarak bu kısma "bahçe niteliğinde" ibaresinin yazılmasına ve (3) numaralı bendin son fıkrasında yer alan "tespit ve tesciline" ibaresinden sonra gelmek üzere hüküm fıkrasına "beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır yazılmasına " hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2a86968d69ac7bf3 2a8a9904e44ba3cd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı