Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/1276 E., 2025/5603 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1276 E., 2025/5603 K. (15.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1276
Karar No
2025/5603
Karar Tarihi
15.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/1276 E. , 2025/5603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3796 E., 2023/2850 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/133 E., 2022/74 K. Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesine dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli, davalı Hazine vekili tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; duruşma istemi değerden reddedilmiş, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 6198 sayılı parsel 25.10.1974 tarihinde 208,00 metrekare yüzölçümü ile arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Orman İdaresinin bu tespite karşı süresinde dava açması üzerine ... Tapulama Mahkemesinin 1974/284 Esas ve 1975/346 Karar sayılı ilamıyla 6198 parsel sayılı taşınmazın 200 metrekaresinin kesinleşmiş orman sınırlarında kaldığından bahisle parselin 200 metrekaresinin 6198 sayılı parselin dışında bırakılarak geriye kalan 8,00 metrekaresinin Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmaz orman sınırları dışına çıkarılan ....lu blok parselin içerisinde kaldığından bahisle 15299 parsel numarası verilerek bahçe vasfıyla 197,95 metrekare yüzölçümüyle 2015 yılında Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Yörede 1943 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre orman tahdit çalışmaları yapılmıştır. 1981 yılında 6831 sayılı Kanun'a göre orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunla Değişik 2. madde çalışmaları yapılmıştır. Daha sonra 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmaları 2013 yılında yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmazı yaklaşık 50 yıldır malik sıfatıyla zilyet ve ekonomik amacına uygun olarak kullanmakta olduğunu, davacının murisi Mithat Çakıcı'nın işbu 6198 parsel sayılı taşınmazı 1965 yılında... isimli kişiden satın aldığını ve vefatından önce taşınmazı davacı eşine bıraktığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davacı adına 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi uyarınca tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında 01.02.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile taşınmazın 4721 sayılı Kanun 713. maddesi gereğince davacı adına tescili, mümkün olmadığı takdirde 2/B arazisi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ''davaya konu taşınmazın 1971 yılından itibaren eklemeli zilyetle 20 yıldan fazla süre ile davacılar tarafından kullanıldığı, böylelikle 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesindeki nizasız fasılasız halde 20 yıl malik sıfatıyla zilyetliği gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın orman alanında kalmadığının dosya içerisine alınan deliller ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu'' gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 15299 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaline, iptal edilen taşınmazın ... 7. Noterliğinin 26.11.20 19... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki miras hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; orman niteliğindeki veya orman rejimi dışına çıkarılan yerlerin zilyetlik yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2?B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve tesis kadastrosu suretiyle Hazine adına tescil edildiği açık olduğuna göre, maliki belli olmayan bir taşınmaz olmadığını, Hazine adına kayıtlı taşınmazın 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi gereğince davacılar adına tescil edilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın, müvekkili idare yönünden husumetten reddi gerektiği, aksi kanaatte olunması halinde ise davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı bir taşınmaz olduğu için 4721 sayılı Kanun'un 713/1. maddesi kapsamında davacılar adına tescilinin talep edilemeyeceğini, davaya karşı hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacıların yeni 6198 parsele ilişkin herhangi bir tescil taleplerinin olmadığını defaatle ikrar ettiklerini, işbu sebeple davanın İdareye ait olan yeni 6198 parsel sayılı taşınmaz yönünden reddini, kalan kısım yönünden ise müvekkil İdarenin yetki ve sorumluluğu bulunmadığından dolayı husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; ''1943 yılında 3116 sayılı Kanun kapsamında yapılan çalışmada dava konusu yerin orman tahdit çalışmalarında orman sayılan yer içerisinde bırakıldığı, çalışmanın itirazsız kesinleştiği, daha sonra 706 sayılı Tapulama Kanunu gereğince yapılan çalışmada 6198 parsel olarak Hazine adına tescil gördüğü ancak orman idaresinin açtığı dava sonrasında Tapulama Hakimliğinin 1974/2 84... /346 sayılı kararı gereğince 25.11.1974 tarihinde 28... parsel sayılı 208 metrekare olarak kayıtlı taşınmazın 200 metrekarenin kesinleşmiş orman tahdid sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından parselin 200 metrekaresinin 6198 parselin dışında bırakılarak, geriye kalan 8,00 metrekare bakiye miktarın Hazine adına tespit ve tesciline karar verildiği, davacının talebinin 200 metrekarelik alana ilişkin olduğu, bu kısım yönü ile 3302 sayılı 2/B çalışması neticesinde orman olmaktan çıkarıldığı anlaşıldığından ve orman olan yerde zilyetlikle kazanım mümkün olmadığından, keza ormandan 2/B niteliğinde çıkarma çalışmaları Hazine adına yapılabileceğinden, ayrıca taşınmazın tapuya bağlanmış olması nedeni ile davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca 2/B niteliği ile Hazine adına tescil edilmiş yer bakımından Orman İdaresine husumet yöneltilemeyeceği'' gerekçeleriyle istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle Orman İdaresine yönelik davanın husumet yokluğundan diğer davalılara yönelik davanın esastan reddine karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Hazine adına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğundan bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın orman niteliğinde olmadığını ve davacıya murislerinden kaldığından bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0793bc33ede574b9 c68c5ed61473dc50

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı