Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3852 E., 2025/4469 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3852 E., 2025/4469 K. (03.06.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3852
Karar No
2025/4469
Karar Tarihi
03.06.2025
Konu
Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/3852 E. , 2025/4469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/947 E., 2024/450 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/204 E., 2022/69 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 109 ada 231 parsel sayılı 7.085,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kullanıcısının kim olduğunun belirlenemediği açıklanarak, tarla vasfıyla, Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 109 ada 231 parsel sayılı taşınmazın aralıksız ve davasız olarak 150 yılı aşkın süredir davacı ve murisi tarafından tarla vasfıyla kullandığını ileri sürerek beyanlar hanesine zilyet olarak şerh konulmasına karar verilmesini istemiş, 01.12.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle ise davadaki taleplerini, yapılan kadastro tespitinin iptali ile çekişmeli taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesi olarak ıslah etmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılın yerlerden olduğunu, davacı adına tespit yapılması için gerekli koşulların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... yerel bilirkişilerin dava konusu taşınmazın önceden davacının babası tarafından, onun ölümü ile miras taksimi ile davacı tarafından ekin ekilmek suretiyle kullanıldığını beyan ettikleri, uzman bilirkişi heyetince hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ile toprak yapısının incelenmesinde de, dava konusu taşınmazın 1957 yılından 1971 yılına kadar üzerinde dağınık şekilde çalılıkların bulunduğu, 1971 yılında üzerindeki çalılıkların temizlenerek imar ihyaya başlandığı ve 1981 yılı itibariyle tamamlandığı, ıslah edilerek tarım toprağı sıfatının oluştuğu, 1971 yılından keşif tarihine kadar bölgeye uygun kültür bitkilerinin yetiştirilmesi suretiyle tarımsal üretim yapıldığı, ıslah edilerek tarım toprağı sıfatının oluştuğunun tespit edildiği, davacı lehine zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği ..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "... mahkemece icra edilen keşifte dinlenen yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıkların, çekişmeli taşınmazın babasından taksimen davacıya kalan yer olduğu ve davacının zilyetliğini doğruladıkları, keşif neticesi alınan bilirkişi raporları ile de, çekişmeli taşınmazda 1971 yılında çok yıllık çalıların temizlenerek imar ihyaya başlandığı, 1981 yılında imar ihyanın tamamlandığı ve dava tarihine kadar tarım yapıldığına yönelik saptama dikkate alındığında öncesi çalılık olan ve tarla niteliği ile tespit gören taşınmazda imar ihyanın tamamlandığının ve kazanma koşullarının davacı lehine oluştuğunun açık olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus olmadığı ..." gerekçesi ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı