8. Hukuk Dairesi 2025/516 E. , 2025/4480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/903 E., 2024/1677 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/571 E., 2024/116 K. Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili özetle; Sinop ili ... köyü, ... Mahallesinde kain 112 ada 29 parselde sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu, ilk kadastro tespitinde taşınmazın 2.220 m² yüzölçümünde olmasına rağmen uygulama kadastrosu işlemi sonrasında taşınmazın 1.891,15 m² yüzölçümüyle tespit edildiğini, davalının taşınmazının ise yüzölçümünün arttığını ileri sürerek; taşınmazların ilk kadastro ölçümüne göre yeniden sınırlandırılmasına, davalı taşınmazına geçen kısmın tapusunun iptaline ve bu kısmın davacı adına tescil edilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince; "....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, dava dilekçesinde maliki bulunduğu taşınmazın 1984 yılında yapılan ilk kadastro tespitinde 2.220 m² olarak ölçüldüğünü, 2014 yılında yapılan yenileme kadastrosu tespitinde ise 1.891,15 m² olarak tespit edildiğini, bunun nedeninin ise davalının kadastro tespitinde bire bir bulunmak suretiyle tespiti kendi lehine yanlış yönlendirdiğini, oysa yenileme çalışmalarının mümkün olduğu kadar aslına sadık kalınarak ve varsa eksikliklerini gidermek için yapılması gerektiğini, neticeten yapılan bu işlemle, kendisinin taşınmazının m²'sinin azaldığını, davalının taşınmazının m²'sinin ise arttığını ve sınırların yanlış ölçümü m² üzerinde bir alan bu şekilde davalıya ait Sinop ili ... köyü ... Mahallesi 112 ada 30 parsele katıldığını beyan etmiş ise de, mahkememizce emsal yüksek mahkeme içtihatlarında belirtilen bilgi belgelerin dosyamız arasına celbedilerek mahallinde mahalli bilirkişi ve tanıkların dinlenmesi suretiyle keşif icra edildiği, bilirkişilerce hazırlanan raporda taşınmazların tesis kadastrosu sırasında belirlenen ve kesinleşen sınırlarını ve uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sınırlarını bir arada ve farklı renkli kalemlerle gösterildiği, ilk tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosunun teknik yönden incelendiği, 1954, 1968, 1974 yılı hava fotoğraflarından yapılan stereoskopik incelemede, dava konusu parsellerin bir bütün olarak kullanıldığı, aralarında parselleri ayıran herhangi bir sınır olmadığı ve parsellerin içerisinde herhangi bir yapı olmadığının tespit edildiği, ancak ilk tesis kadastrosuna en yakın tarih olan 1990 yılı hava fotoğrafı incelendiğinde, tesis kadastrosu paftasında da bulunan davalıya ait binanın tespitinin yapıldığı, söz konusu yapının zeminde mevcut olan yapıyla aynı yapı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. 2014 yılında yapılan 22/A yenileme kadastro çalışmasında tescil edilen sınırların ilgili kanun ve yönetmeliklere uygun olarak yapıldığı ve doğru tespit edildiği görüş ve kanaatlerini bildirdikleri teknik bilirkişi raporu ile ortaya çıkmakla, 2014 yılında yapılan 22/A yenileme kadastro çalışmasında tescil edilen sınırların ilgili kanun ve yönetmeliklere uygun olarak yapıldığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 00bfcb78fd3722bb 2acdf6dff1ae188e
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/516 E., 2025/4480 K. (03.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/516
- Karar No
- 2025/4480
- Karar Tarihi
- 03.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3852 E., 2025/4469 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3006 E., 2025/4471 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/293 E., 2025/4476 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5743 E., 2025/4478 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5868 E., 2025/4479 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2181 E., 2025/4481 K. 03.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı