8. Hukuk Dairesi 2024/3831 E. , 2025/4805 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/250 E., 2014/530 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çankırı ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında, 5602 sayılı Tapulama Kanunu'na (5602 sayılı Kanun) göre1954 yılında yapılan kadastro çalışmalarında, eski 175 yeni 115 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ... oğlu ... adına tarla vasfıyla tespit ve tescil edildikten sonra 18.12.2006 tarihinde mirasçılarına intikal etmiş olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi gereğince 2011 yılında yapılan ve 17.02.2011-18.03.2011 tarihleri arasında ilan edilen uygulama kadastro çalışmalarında "tapu kütüğünde olduğu gibi tarla niteliğiyle malik ve gayrimenkul üzerindeki tescilli tüm haklar dışında diğer unsurlar yeniden belirlenmek suretiyle" tespiti yapılmıştır. Davacı ... vekili , Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Çankırı ili ... ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi gereğince yapılan çalışmalarda orman parsellerinin sınırlandırılması ve tespiti için kurulan komisyonca harita üzerinde sınırlandırma ve tespitler yapılarak orman parsellerinin yeniden belirlendiğini, ancak bu tespitlerin idarenin tespitlerinden farklı olduğunu, eski 175 parsel yeni 115 ada 2 parsel sayılı taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu ve zilyetlik koşullarının bulunmamasına karşın, kadastro çalışmaları sonucunda davalı adına tespit görüp tescil edildiğini, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, parsel üzerindeki 6.904,98 m² alanın 1960 tarihli memleket haritasında açıklık olarak görünürken, 1992 memleket haritasında yeşil renge boyanmış yerler arasında kaldığını, 2008 hava fotoğrafında da orman örtüsünün bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın 6.904,98 m² alanının tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Çankırı Kadastro Mahkemesinin 16.02.2012 tarihli ve 2011/74 Esas, 2012/48 Karar sayılı kararıyla, "taleple ilgili kararın mülkiyet değişikliğine neden olacağı" gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.02.2013 tarihli ve 2012/8425 Esas, 2013/1858 Karar sayılı ilamıyla; "... dava dilekçesindeki açıklamaya göre davanın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gereli düzeltmelerin yapılması işlemine itiraz ile tescil istemine ilişkin olduğu, ancak davanın mülkiyet hakkına mı yoksa 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uyarınca yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemine mi yönelik olduğu, yoksa her iki istemi de birlikte mi içerdiği hususlarının net olarak anlaşılamadığı, davacı ... İdaresi vekiline dava dilekçesi açıklattırılarak karar verilmesi gerektiği, mülkiyete ilişkin talep olması halinde görevsizlik kararı verilmesi, 3402 sayılı Kanun' un 22/A maddesi çalışmasına yönelik itirazın olması halinde 3402 sayılı Kanun'un 22/2-A maddesi uyarınca yapılan kadastro işleminin 'Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik' hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığının saptanması gerektiği ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında davacı ... İdaresi vekilinin, 06.12.2013 tarihli duruşmada, "dava konusu parselin sınırlarına, yüzölçümüne yönelik itirazlarının olmadığını, taşınmazın orman vasfında olduğu halde yenileme çalışmalarında şahıslara tespit olunduğunu, itirazın bunu ilişkin olduğunu" belirtmesi üzerine Kadastro Mahkemesinin 06.12.2013 tarihli ve 2013/135 Esas, 2013/106 Karar sayılı kararıyla; "... dava konusu parselin ilk tesis kadastrosu sırasında tarla vasfıyla davalılar adına tespit olunduğu, 3402 sayılı Kanun' un 22/A maddesi çalışmaları sırasında mülkiyette bir değişiklik yapılmadığı, uygulama tutanağının mülkiyet sütununa 'Tapu kütüğünde olduğu gibidir' ibaresinin yazıldığı, davacı vekilinin itiraz ettiği husus açısından 3402 sayılı Kanun' un 22/A maddesi çalışmasında usul yasaya aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle 3402 sayılı Kanun' un 22/A maddesi çalışmasına itiraz yönünden davanın reddine, mülkiyete ilişkin talep yönünden Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş ve karar 06.12.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Görevsizlik kararı uyarınca mülkiyete ilişkin dava yönünden dosyanın gönderildiği Çankırı 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 23.09.2014 tarihli ve 2014/250 Esas, 2014/530 Kararla; "... dava konusu yerde orman tahdidi yapılmadığı, dava konusu taşınmazın toprak yapısı itibariyle ormanı karakterize ettiği, orman özelliği ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, 1960 tarihli memleket haritasında açık renkte kaldığı, 1992 tarihli memleket haritasında tamamen yeşil alanda kaldığı, 1953 hava fotoğrafına göre orman bitkisi bulunan alanda kaldığı, orman içi açıklıklardan olmadığı, dava konusu taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, tesis kadastrosu işleminin hatalı olduğu ..." gerekçesiyle, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile tamamının orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş ve iş bu karar bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın tarıma elverişli bir yapıya sahip olduğunu, ancak uzun süredir ekilmediğinin, taşınmazın eğim ve toprak yapısı itibariyle orman karakteri taşımadığının belirtildiğini, devamında orman arazisi olarak değerlendirildiğini ve çelişki oluştuğunu, çelişki giderilmeden karar verildiği, taşınmazın davalıların atalarından kaldığını, hissedar sayısının fazla olması nedeniyle belirli dönemlerde hissedarlardan bir kısmının taşınmazı kullandığını, daha sonra kullanımı bıraktıklarını, taşınmazın hava fotoğraflarına bakıldığında diğer taşınmazlara göre ağaç miktarının oldukça az olduğunu, belli kısımlarında ağaç sayısının fazla olduğunu, ancak taşınmazın tamamının orman sayıldığını, mülkiyet hakk��nın ihlal edildiğini, mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edilmediğini, taşınmazın üzerinde az sayıda meşe ağacının bulunduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 80b4170560788e5a 186104c9a5946c6c
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3831 E., 2025/4805 K. (23.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3831
- Karar No
- 2025/4805
- Karar Tarihi
- 23.06.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5003 E., 2025/4802 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3490 E., 2025/4803 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3487 E., 2025/4804 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4074 E., 2025/4806 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4058 E., 2025/4807 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3894 E., 2025/4809 K. 23.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı