Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3490 E., 2025/4803 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3490 E., 2025/4803 K. (23.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3490
Karar No
2025/4803
Karar Tarihi
23.06.2025

8. Hukuk Dairesi 2024/3490 E. , 2025/4803 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/501 E., 2024/382 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/69 E., 2020/62 K. Taraflar arasındaki 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uygulamasına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Adıyaman ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında, 1997 yılında yapılan kadastro çalışmaları soncunda, 115 ada 14 parsel sayılı taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartılmıştır. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Adıyaman ili ... ilçesi ... köyü ... mevki 115 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını kaybetmediği ve mevcut haliyle de orman sayılan yerlerden olmasına rağmen 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığını ileri sürerek, söz konusu işleminin iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazın 1972, 1984, 1992, 1999 hava fotoğraflarında ekim dikim yapılmak suretiyle kullanıldığı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirdiği, orman sayılmayan yerlerden olduğu ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... İdaresi vekili tarafından, "davaya konu taşınmazın 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasına tabi tutulmasının doğru olmadığı, yapılan uygulamanın kanunlara aykırılık teşkil ettiği, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğu, zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı" iddiasıyla istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... hükme dayanak bilirkişi raporlarında taşınmaz üzerinde 15 - 20 yaşlarında bağ omcalarının bulunduğu, 1972, 1984, 1992 ve 1999 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın orman vasfında olmadığı, 1972 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın açık ve orman vasfında olmadığı, sonraki tarihli hava fotoğraflarında taşınmaz üzerinde ağaçların artmaya başladığı, ancak bu durumun üzerindeki bağ omcalarının yaşından kaynaklı olduğu, taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirdiği, İlk Derece Mahkemecesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesine göre esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından, "istinaf dilekçesindeki iddialarla" temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; her ne kadar hükme esas alınan 01.12.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda, 1972, 1984, 1992 ve 1999 tarihli hava fotoğrafları incelenerek dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarında orman vasfında olmadığı; 16.19.2019 havale tarihli orman bilirkişi raporunda da, taşınmazın evveliyatı itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesine göre orman sınırı dışına çıkarıldığı, toprak işlemesinin yaklaşık 40 - 50 yıl öncesine dayandığı, humusun tamamen kaybolduğu belirtilmiş ise de, bu raporlarda söz konusu hava fotoğrafları ayrı ayrı ve detaylı olarak değerlendirilmediği gibi, 05.08.1997 tarihli kadastro tespit tutanağında dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ormanlardan olduğu ve halen de orman vasfını koruduğu, ancak taşınmazı ... oğlu ...'nın orman ağaçlarının arasındaki boşlukları sürerek ve imar ederek ziraatından faydalandığı ve orman ağaçlarının sık bulunduğu belirtilerek orman vasfıyla Hazine adına tespitinin yapıldığı anlaşılmakta olup, bu haliyle hava fotoğrafları ile kadastro tespit tutanağındaki belirlemeler arasında çelişki oluşmasına rağmen bu çelişki üzerinde de durulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, bilirkişi raporları ile dava konusu taşınmazın 05.08.1997 tarihli kadastro tutanağının edinme sütunundaki belirlemeler arasındaki mevcut çelişkiler giderilmeli, hava fotoğraflarında kapalılık oluşturacak orman ağacı bulunup bulunmadığı ayrı ayrı değerlendirilmeli, varsa kapalılık oranı tespit edilmeli; bu kapsama, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişisi kurulu vasıtasıyla hava fotoğrafları ile münhanili haritalar, topografya haritaları ile memleket haritası çekişmeli taşınmaza ve çevresine uygulanarak taşınmazın haritalardaki konumu saptanmalı ve çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği tespit edilmeli, kadastro paftasının hava fotoğrafı üzerine Netcad programı vasıtasıyla çakıştırma yapılarak orijinal - renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ve hava fotoğraflarının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ve hava fotoğrafı ölçeğine çevrildikten sonra, çekişmeli taşınmazın konumu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmeli ve hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazın üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların cinsi, dağılımı ve kapalılık oranı belirlenerek yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve bilirkişi heyetinden özellikle hava fotoğraflarının ayrı ayrı ve detaylı olarak değerlendirilmesi istenilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 889733124827765a feb02b64ea81238f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı