8. Hukuk Dairesi 2024/215 E. , 2025/3161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/329 E., 2023/887 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/14 E., 2019/369 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı ... İdaresi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 778 parsel sayılı 14.875,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 12.10.1976 tarihinde şahıs adına tarla vasfında tespit ve tescil edildiği, tespitin 11.02.1977 tarihinde kesinleştiği, ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmasının da 29.07.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanı sınırları içinde bulunan ve 6495 sayılı Kanunla 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 5 inci madde kapsamında orman kadastrosu çalışmalarının tamamlandığı ve ilan edilerek yasal süresi sonunda ... köyünde 19.04.2016 tarihinde askı suretiyle ilan edildiğini, davalı adına kayıtlı taşınmazın tamamının orman olarak tespit edildiğini, orman adına yapılan tespitlerin usul ve mevzuata uygun olduğunun kabulünün zorunlu olduğunu, orman sayılan yerlerden tapu veya zilyetlik yoluyla toprak kazanılmasının imkansız olduğunu, öncesi orman sayılan yerdeki bitki örtüsü yok edilse dahi orman sayılan yerlerden olduğunun kabul edilmesi gerektiğinden ... ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii 778 parsel sayılı taşınmazın 2880,12 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, davalılar cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalarda davanın reddini savunmuşlardır. Dava, orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dosyada davalı ...'in ölüm tarihi ile davanın açıldığı tarih arasındaki sürenin uzunluğu dikkate alındığında davacı tarafından gerekli araştırmalar yapılmaksızın ölü kişi aleyhine dava açıldığı, bu durumun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesinde belirtilen "maddi bir hata" dan kaynaklandığının veya "kabul edilebilir bir yanılgı"ya dayandığının düşünülemeyeceği gözetilerek ölü kişiye karşı dava açılamayacağından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmaz maliki olarak ölü davalının gösterilmesi, davalının mirasçıları tarafından tapu kütüğünde gerekli intikallerin yapılmaması birlikte değerlendirildiğinde, tapuda sağ görünen ölü tapu malikine dava açılması kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından, davacı ... İdaresine, davalının tüm mirasçılarını tesbit ettirip yöntemince davaya dahil etmesi için süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması için istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kaldırılma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda; taraf teşkili sağlanmış, 778 parsel sayılı taşınmazın dava konusu edilen ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bu kısmın şahıs mülkiyetine elverişli kadim kültür arazisi olmadığı, taşınmazın ham toprak vasfında olduğu, üzerinde ekonomik değere sahip zirai nebat bulunmadığı, orman muhafaza karakteri taşıdığı, orman alanı içinde kaldığı, evveliyatının orman arazisi olduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmının tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu, orman muhafaza karakteri taşımadığı, evveliyatının orman arazisi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 778 parsel sayılı taşınmazın 28.11.2018 tarihli fen bilirkişisi raporu ekinde yer alan krokide (A) harfi ile yeşil renkli kalem ile boyalı olarak gösterilen yüzölçümü 1.999,95 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, kararın Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırmada ve taşınmazın bir kısmının orman vasfında olduğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... İdaresinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince varılan sonuçlar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava, orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 778 parsel sayılı 14.875,00 metrekare yüz ölçümünde tarla vasfındaki taşınmaz 12.10.1976 tarihinde şahıs adına tarla vasfında tespit ve tescil edilmiş ve bu tespit 11.02.1977 tarihinde kesinleşmiş ise de, dosya içerisindeki orman kadastrosuna ilişkin tutanaklardan anlaşıldığı ve orman mühendisi bilirkişisinin 05.12.2018 tarihli raporunda da belirtildiği üzere, 778 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'un Ek 5 inci madde uygulaması çalışmaları 15.09.2015 tarihinde başlamış ve tamamlanması sonrasında, 28.06.2016 ila 28.07.2016 tarihleri arasında askı ilanına çıkartılarak 29.07.2016 tarihinde kesinleşmiş olup, 28.11.2018 tarihli fen bilirkişisi ve 05.12.2018 tarihli orman mühendisi bilirkişi raporlarında; dava konusu 778 parselin (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlarının, kesinleşen ... ili ... ilçesi ... Mahallesi, 102 ada 1 parsel numarası ile sınırlandırılan orman parseli içerisinde kaldığı tespit edilmiştir. Davalı gerçek kişinin kesinleşen orman tahdidine yönelik bir davası bulunmamaktadır. Kesinleşen orman tahdidi içerisinde kalan ve fen bilirkişisi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımların tapularının iptaline karar verilmesi gerekirken, orman tahdit haritasının dışına çıkılarak mahkeme incelemesi yapılarak hüküm kurulması doğru değildir. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince davanın, dava konusu 778 parselin 28.11.2018 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımları yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken, sadece (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince, anılan hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve kanuna uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ae8a84e8662fa853 8388bf82cd4e5c4f This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2024/215 E. , 2025/3161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/329 E., 2023/887 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/14 E., 2019/369 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı ... İdaresi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 778 parsel sayılı 14.875,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 12.10.1976 tarihinde şahıs adına tarla vasfında tespit ve tescil edildiği, tespitin 11.02.1977 tarihinde kesinleştiği, ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmasının da 29.07.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanı sınırları içinde bulunan ve 6495 sayılı Kanunla 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 5 inci madde kapsamında orman kadastrosu çalışmalarının tamamlandığı ve ilan edilerek yasal süresi sonunda ... köyünde 19.04.2016 tarihinde askı suretiyle ilan edildiğini, davalı adına kayıtlı taşınmazın tamamının orman olarak tespit edildiğini, orman adına yapılan tespitlerin usul ve mevzuata uygun olduğunun kabulünün zorunlu olduğunu, orman sayılan yerlerden tapu veya zilyetlik yoluyla toprak kazanılmasının imkansız olduğunu, öncesi orman sayılan yerdeki bitki örtüsü yok edilse dahi orman sayılan yerlerden olduğunun kabul edilmesi gerektiğinden ... ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii 778 parsel sayılı taşınmazın 2880,12 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, davalılar cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalarda davanın reddini savunmuşlardır. Dava, orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dosyada davalı ...'in ölüm tarihi ile davanın açıldığı tarih arasındaki sürenin uzunluğu dikkate alındığında davacı tarafından gerekli araştırmalar yapılmaksızın ölü kişi aleyhine dava açıldığı, bu durumun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesinde belirtilen "maddi bir hata" dan kaynaklandığının veya "kabul edilebilir bir yanılgı"ya dayandığının düşünülemeyeceği gözetilerek ölü kişiye karşı dava açılamayacağından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmaz maliki olarak ölü davalının gösterilmesi, davalının mirasçıları tarafından tapu kütüğünde gerekli intikallerin yapılmaması birlikte değerlendirildiğinde, tapuda sağ görünen ölü tapu malikine dava açılması kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından, davacı ... İdaresine, davalının tüm mirasçılarını tesbit ettirip yöntemince davaya dahil etmesi için süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması için istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kaldırılma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda; taraf teşkili sağlanmış, 778 parsel sayılı taşınmazın dava konusu edilen ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bu kısmın şahıs mülkiyetine elverişli kadim kültür arazisi olmadığı, taşınmazın ham toprak vasfında olduğu, üzerinde ekonomik değere sahip zirai nebat bulunmadığı, orman muhafaza karakteri taşıdığı, orman alanı içinde kaldığı, evveliyatının orman arazisi olduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmının tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu, orman muhafaza karakteri taşımadığı, evveliyatının orman arazisi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 778 parsel sayılı taşınmazın 28.11.2018 tarihli fen bilirkişisi raporu ekinde yer alan krokide (A) harfi ile yeşil renkli kalem ile boyalı olarak gösterilen yüzölçümü 1.999,95 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, kararın Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırmada ve taşınmazın bir kısmının orman vasfında olduğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... İdaresinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince varılan sonuçlar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava, orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 778 parsel sayılı 14.875,00 metrekare yüz ölçümünde tarla vasfındaki taşınmaz 12.10.1976 tarihinde şahıs adına tarla vasfında tespit ve tescil edilmiş ve bu tespit 11.02.1977 tarihinde kesinleşmiş ise de, dosya içerisindeki orman kadastrosuna ilişkin tutanaklardan anlaşıldığı ve orman mühendisi bilirkişisinin 05.12.2018 tarihli raporunda da belirtildiği üzere, 778 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'un Ek 5 inci madde uygulaması çalışmaları 15.09.2015 tarihinde başlamış ve tamamlanması sonrasında, 28.06.2016 ila 28.07.2016 tarihleri arasında askı ilanına çıkartılarak 29.07.2016 tarihinde kesinleşmiş olup, 28.11.2018 tarihli fen bilirkişisi ve 05.12.2018 tarihli orman mühendisi bilirkişi raporlarında; dava konusu 778 parselin (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlarının, kesinleşen ... ili ... ilçesi ... Mahallesi, 102 ada 1 parsel numarası ile sınırlandırılan orman parseli içerisinde kaldığı tespit edilmiştir. Davalı gerçek kişinin kesinleşen orman tahdidine yönelik bir davası bulunmamaktadır. Kesinleşen orman tahdidi içerisinde kalan ve fen bilirkişisi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımların tapularının iptaline karar verilmesi gerekirken, orman tahdit haritasının dışına çıkılarak mahkeme incelemesi yapılarak hüküm kurulması doğru değildir. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince davanın, dava konusu 778 parselin 28.11.2018 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımları yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken, sadece (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince, anılan hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve kanuna uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ae8a84e8662fa853 8388bf82cd4e5c4f ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/215 E., 2025/3161 K. (21.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/215
- Karar No
- 2025/3161
- Karar Tarihi
- 21.04.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1816 E., 2025/3158 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6125 E., 2025/3159 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6171 E., 2025/3160 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/489 E., 2025/3162 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1082 E., 2025/3163 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1813 E., 2025/3164 K. 21.04.2025