Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/1854 E., 2025/3243 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1854 E., 2025/3243 K. (22.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1854
Karar No
2025/3243
Karar Tarihi
22.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/1854 E. , 2025/3243 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/66 E., 2023/322 K. KARAR : Davanın kabulü İlk Derece Mahkemesi kararı feri müdahil ve davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde; .. köyünde yapılan kadastro sonunda 217 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tespit edildiğini, ancak taşınmazda ihtiyaç olmamasına rağmen yeniden araç yolu bırakıldığını, yol olarak bırakılan taşınmazın da davacının zilyetliği altında olduğunu belirterek taşınmazın davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir. Kadastro Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine, dosya kendisine gelen Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.09.2020 tarihli ve 2019/136 Esas, 2020/283 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 29.01.2021 tarihli ve 2020/1443 Esas, 2021/120 Karar sayılı kararıyla; davacının ilk davayı açtığı Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı, davacı tanıkları dinlenmeyerek hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, mahalli bilirkişi dinlenmediği, en eski ve dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğraflarının incelenmediği, ziraat bilirkişisince düzenlenen raporun yeterli olmadığı gerekçesi ile yeniden keşif ve inceleme yapılarak karar verilmek üzere, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın incelenen hava fotoğraları tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre hiçbir zaman yol vasfında olmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle dava konusu taşınmazın davanın kısmen kabulü ile, dava konusu, Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 217 ada 2 parsel sayılı taşınmaz sınırında yer alan ve fen bilirkişileri tarafından tanzim edilen 18.07.2022 tarihli rapor ve rapora ekli krokilerde (A) harfi ile gösterilip kadastro çalışmalarında yol olarak tescil harici bırakılan 552,69 m² yüzölçümüne sahip alan ile (B) harfi ile gösterilip kadastro çalışmalarında yol olarak tescil harici bırakılan 12,62 m² yüzölçümüne sahip alanların ayrı ayrı Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 217 ada 2 parsel sayılı taşınmaza eklenilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline; fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ..., Hazine vekili ..., fer'i müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmiş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince; her ne kadar dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere gönderilmiş ve daha önce de kaldırma kararı bulunmakta ise de; çekişmeli bölüme ilişkin Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/16547 Esas, 2016/8357 Karar sayılı ilamıyla görev nedeniyle bozulduğu, dolayısıyla eldeki dosyanın Yargıtay incelemesinden geçtiği anlaşıldığından dosya Mahkemesine geri çevrilmiş ve temyiz incelemesi yapılması için dosya Dairemize gönderilmiştir. Uyuşmazlık, kadastro sırasında yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazın 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi uyarınca tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup Davalı ..., Hazine vekili, ..., fer'i müdahiller ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ..., Hazine vekili ..., fer'i müdahiller ... ve arkadaşları vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55'er TL'nin temyiz eden davalı ..., ..., fer'i müdahiller ... ve arkadaşlarından ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e4c4a6fcb23db0f8 e149fdd1307fd03b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı