8. Hukuk Dairesi 2024/1199 E. , 2025/3532 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2234 E., 2024/101 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/229 E., 2022/176 K. Taraflar arasında İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dernek genel kurul toplantısının iptali davası sonucunda verilen hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; iptali istenilen genel kurul toplantısının toplantıya çağrıda belirtilen adreste yapılmadığı, toplantının İçişleri Bakanlığınca yayımlanan pandemi genelgesine uygun olmadığı, divan oluşumunun usulsüz olduğu, bir kısım üyelerin ismine hazirun cetvelinde yer verilmediği ileri sürülerek davalı Derneğin 25.03.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile iş bu toplantıda alınan kararların iptali istenmiştir. Cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialar reddedilerek davanın reddi savunulmuştur. İlk Derece Mahkemesince; davalı Dernek tarafından üyelere gönderilen e-posta ile toplantıya çağrı metninde ilk toplantının yapılacağı tarih dikkate alınmayarak ikinci toplantıya gelmelerinin talep edilerek ilk toplantının usulüne aykırı çağrı ile engellendiği ayrıca toplantıda divan heyeti oluşumunun usulsüz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve 25.03.2021 tarihli genel kurulun iptaline karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosya kapsamından dernek yönetiminin olağanüstü genel kurulun yapılacağına dair 03.11.2020 tarihinde saat 11:02'de üyelere e-posta gönderildiği, bu çağrının usulüne uygun olduğu, ancak aynı gün üyelere gönderilen ikinci e-postada; "siz tüm üyelerimizi, ilk toplantı tarihini dikkate almayarak ikinci toplantı (Son Toplantı) tarihi olan 25 Mart 2021 Perşembe 13:00 - 17:00 saatleri arasında .....................Restaurant yanında hazır bulunacak olan ........................teknesine bekliyoruz." şeklindeki iletinin usulüne uygun çağrıyı değiştirerek mevzuata aykırı hale getirdiği hazirun cetvelinden 103 üyeden 48 üyenin hazır olduğu, Dernek Tüzüğüne göre; üyelik statülerinin farklılık gösterdiği, ticari üye, emekli üye ve onursal üyelerin oy hakkı bulunmadığı, ikinci toplantı için toplantı yeter sayısının; yönetim, denetim disiplin kurulu üye tam sayısının iki katından az olamayacağının belirtildiği, tüzük değişikliğine ilişkin karar nisabının oy kullanma hakkı olanların 2/3 çoğunluğu olarak belirlendiği, buna karşın genel kurul tutanağında oylama sonuçlarının yazılmadığı, bu şekilde alınan kararlarda gerekli nisabın sağlanıp sağlanmadığının belirsiz olduğu gerekçeleri ile davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, davalı derneğin olağanüstü genel kurul toplantısı ile iş bu toplantı da alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d434e3547301c6e4 20642dbd9873b285
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1199 E., 2025/3532 K. (07.05.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1199
- Karar No
- 2025/3532
- Karar Tarihi
- 07.05.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4422 E., 2025/3497 K. 07.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1823 E., 2025/3530 K. 07.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1083 E., 2025/3531 K. 07.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1817 E., 2025/3533 K. 07.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2015 E., 2025/3534 K. 07.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1959 E., 2025/3535 K. 07.05.2025