Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/1122 E., 2025/3067 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1122 E., 2025/3067 K. (16.04.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1122
Karar No
2025/3067
Karar Tarihi
16.04.2025
Konu
Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/1122 E. , 2025/3067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/3 E., 2022/37 K. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ..., davalı ... .. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 123 ada 5 parsel sayılı 1365.58 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleriyle, beyanlar hanesine, "Üzerindeki meyve ağaçları .. oğlu ... mirasçılarına aittir. .. kızı . .. ölüdür" şerhi verilmek suretiyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde; miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... ilçesi ... köyü 123 ada 5 parsel sayılı taşınmazın miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların dava konusu taşınmazda zilyet olmadıklarını, taşınmazın kendi murislerinden intikal ettiğini ve zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.12.2006 tarihli ve 2003/3 Esas, 2006/4 Karar sayılı ilk kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.04.2012 tarihli ve 2011/6243 Esas, 2012/3012 Karar sayılı ilamıyla; "... Keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin, taşınmazın davacıların babası ... tarafından kullanıldığını, ağılın da bu kişi tarafından yapıldığını, bu yeri ağıl yapması için .. .. oğlu .. verdiğini beyan ettiğini, tutanak bilirkişisi ve davacı tanıkları da taşınmazın 25-30 yıl önce ... tarafından kullanıldığını, taşınmaz içindeki ağılın da ... tarafından yapıldığını beyan ettikleri, davacıların, sonra tekrar zilyetliklerinin başladığını ileri sürmelerine ve duruşmada dinlenen tespit bilirkişileri de davacıların babası .. köyü terkettikten sonra çocuklarının köye tekrar döndüklerini söylemelerine rağmen ilk derece mahkemesince yöntemince zilyetlik araştırması yapılmadığı açıklanarak, mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılması, keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, davacıların babaları ... ile birlikte köyü terk ettikten ne kadar zaman sonra köye geri döndükleri, dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin devam edip etmediği, taşınmaz üzerindeki ağaçların kim tarafından ve hangi tarihte dikildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, gerektiğinde komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılması, zeminin mülkiyeti ile ağaçların aidiyeti konusunda farklılık olması halinde 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesinin uygulama olanağı bulunup bulunmadığı tartışılarak, keşifte hazır bulundurulacak fen ve ziraatçi bilirkişiden ağaçların taşınmaz üzerindeki dağılımı ve konumunu gösterir rapor istenilmesi gereğine ve ayrıca kadastro hakiminin doğru sicil oluşturması gerektiği düşünülmeksizin, sicil oluşturulmayarak davanın reddi ile yetinilmesinin isabetsizliğine ..." değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar ve İkinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 07.01.2014 tarihli ve 2012/4 Esas, 2014/1 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile payları oranında davacılar adlarına tesciline karar verilmiş; hükmün, davalılar ... vekili ile davalılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 23.10.2018 tarihli ve 2018/2150 Esas, 2018/6140 Karar sayılı ilamıyla; "... tespit maliklerinden ...'nın mirasçılarının davaya dahil edilmediği açıklanarak, taraf teşkili sağlanmaksızın esas hakkında hüküm kurulmasının isabetsizliğine ..." değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. C. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozma İlamına Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 123 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacılar ... ve müşterekleri adlarına tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... temyiz dilekçesinde; zilyetlikle kazanım koşullarının davacılar lehine gerçekleşmediğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; zilyetlikle kazanım koşullarının davacılar lehine gerçekleşmediğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70'şer TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70'şer TL'nin temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9b0d94dd016ff9dc 2a6eeb36b55b6d38

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı