Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/6829 E., 2025/3064 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6829 E., 2025/3064 K. (16.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6829
Karar No
2025/3064
Karar Tarihi
16.04.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/6829 E. , 2025/3064 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/801 E., 2024/85 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama kadastrosu sırasında, ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda paylı olarak ... ve .. oğlu ... adına kayıtlı bulunan eski 1512 parsel sayılı 8790 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6574 ada 16 parsel numarasıyla ve 8.347,87 m² yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1513 ile 1514 parsel sayılı sırasıyla 4.300 ve 4.540 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, 6574 ada 17 ve 18 parsel numarasıyla 4.505,11 ve 4.739,92 m² yüzölçümlü olarak tespit edildikten sonra, komisyon kararıyla genel mahkemede dava konusu olduklarından bahisle yüzölçümü haneleri açık bırakılarak tutanaklar Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait ... ilçesi ... Mahallesi eski 1512 yeni 6574 ada 16 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve eksikliğin davalılara ait 6574 ada 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek eski hale getirilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında davacı vefat ettiğinden dava, mirasçıları ... ve müşterekleri tarafından takip edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve dava konusu taşınmazların uygulama tespit tutanağındaki gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından; "... her ne kadar yörede 3402 sayılı yasanın 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında taşınmazlar hakkında kadastro komisyonu tarafından Kocaeli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/82 Esas sayılı dosyasında dava konusu olmaları sebebi ile sınırları ve yüz ölçümleri kesinleştirilmeksizin tespit edilmiş iseler de, kadastro komisyonunun bu işleminin ilgili yönetmelik ve genelge hükümlerine uygun düşmediği, zira ortada ilk tesis kadastrosu ile belirlenen ve kesinleşen bir ortak sınırın mevcut olduğu, Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/82 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesindeki anlatıma göre “elatmanın önlenmesi” istemiyle açılan dava olup bu dava sonucunda taşınmazların çaplarının ve yüz ölçümlerinin değiştirilmesine karar verilmesinin talep edilmediği, başka bir anlatımla, elatmanın önlenmesi davası sonucu verilecek hükmün, taşınmazların kadastral sınırlarını (çaplarını) değiştirmeyeceği, bu nedenle Kocaeli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/82 Esas sayılı dosyasındaki el atmanın önlenmesi davasının, uygulama kadastrosu nedeniyle kadastro mahkemesine aktarılması gereken davalardan olmadığı, dolasıyla söz konusu dava, taşınmazların sınır ve yüzölçümüne ilişkin bulunmadığından Kadastro Güncelleme Yönetmeliğin 28/1-a maddesi uyarınca kadastro mahkemesine aktarılması gereken davalardan olmaması ve aktarılacak derdest davanın da bulunmaması nedeniyle uygulama kadastro tutanaklarının davalı bırakılmasının doğru olmadığı açıklanarak, ilk derece mahkemesince, kadastro komisyonunca usulüne uygun uygulama tutanağı düzenlenip ilana çıkarılması yani uygulama kadastrosunun olağan usullere göre yapılıp tamamlanması için dava konusu parsellerin uygulama kadastrosu tutanaklarının Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar vermesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir durum bulunmadığından 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-2.maddesi gereği “kanunun olaya uygulanmasında hata edilen“ ve “yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan” eldeki dava açısından hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, ancak yeniden esas hakkında karar verilmesinin öncelikli koşulunun yerel mahkeme kararının kaldırılması olduğuna göre, kendi adına asaleten davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerektiği, kabule göre de, uygulama kadastrosunda dava konusu parsellerin uygulama tutanaklarına yapılan itiraz üzerine komisyon tutanağı ile yüzölçümleri ve sınırları genel mahkemede ki davalar nedeniyle davalı bırakılmasına rağmen mahkemece sınır ve yüzölçümleri belirlenmeden tespit gibi tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı ..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Kocaeli Kadastro Mahkemesi'nin 02.03.2022 tarihli ve 2020/54 Esas, 2022/15 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esası ile ilgili olarak; davacılar vekili tarafından açılan davasının Kadastro Komisyonu tarafından yapılan itiraz üzerine verilmiş bir karar olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi 6574 ada 16, 17, 18 parsellerin uygulama kadastro tespit tutanaklarının asıllarının karar kesinleştiğinde olağan usullere göre tamamlanması için ilgili Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... Kadastro Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 70c8aa43f3958030 f4773a21296f094b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı