8. Hukuk Dairesi 2025/404 E. , 2025/2945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/145 E., 2023/164 K. DAVA TARİHİ : 21.05.2014 HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen davanın usulden reddine dair karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, asli müdahil mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1836 ada 3 parsel sayılı 344,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak 03.07.2010 tarihinde Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince 16.01.2014 tarihinde satış yoluyla ... adına tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Mahallesi 1836 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kendisinin kullanımında bulunduğunu ileri sürerek lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında asli müdahil ... ise, taşınmazda kendi adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında asli müdahilin vefatı nedeniyle mirasçıları dahil edilerek davaya devam edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, "... çekişmeli taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca dava tarihinden önceki bir tarihte (16.01.2014 tarihinde) satılarak ... adına tescil edildiği, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazine ile şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmaz Hazinenin mülkiyetinden çıkıp üçüncü şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra ise şerhe yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı ..." gerekçesiyle verilen davanın reddine dair önceki hükme karşı asli müdahil mirasçıları tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının asli müdahil mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.02.2022 tarihli ve 2021/6003 Esas, 2022/1524 Karar sayılı ilamıyla "... dava konusu taşınmazın, 6292 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca Hazineye ait satış yetkisini de içeren şekilde... Belediyesine devredildiğinin sabit olduğu, belediye encümen kararıyla bu taşınmazların kullanıcılarına satışına karar verildiğine göre, Hazine tarafından yapılan bu mülkiyet devrinin gerçek kişilere yapılan satış işlemi gibi düşünülmemesi gerektiği, eldeki davada, taşınmazın mülkiyeti hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davanın kullanıcı şerhine yönelik bulunduğu açıklanarak, işin esasının incelenerek bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "... eldeki davada, kullanım kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1836 ada, 3 parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, 6292 sayılı Kanun uyarınca... Belediye Başkanlığına satılarak 16.01.2014 tarihinde... Belediyesi adına tapuya tescil edilmiştir. Her ne kadar asli müdahale talebinde bulunan ... dava konusu taşınmazın kendi kullanımında olduğunu belirterek adına kullanım şerhi verilmesini istemiş ise de tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmaz ve civarındaki parsellerin evveliyatında ...'nın kullanımında olduğu, ... kullanımındaki bir kısım taşınmazları devrettiği, ancak dava konusu parsel üzerinde bulunan ve mahallelinin faydalandığı çeşmeyi muhafaza etmek maksadıyla dava konusu parseli herhangi bir şahsa devretmediği, çeşmenin '...' olarak anıldığı, nitekim bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, üzerinde kendiliğinden yetişen yabani böğürtlen, akasya, kokarağaç, defne, alıç, yabani fındık, yabani erik, eğrelti otu vb. tek ve çok yıllık otsu ve odunsu bitkiler ile kaplı, üzerinde herhangi bir zirai ürün bulunmadığı, evveliyatında tarımsal faaliyette kullanıldığına dair herhangi bir emare bulunmadığı, fiili ve ekonomik amaca uygun bir kullanımın bulunmadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar, asli müdahil mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz edenlerden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7f8540adbda64442 4ede64814235bc9c
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/404 E., 2025/2945 K. (15.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/404
- Karar No
- 2025/2945
- Karar Tarihi
- 15.04.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6723 E., 2025/3065 K. 16.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1002 E., 2025/3066 K. 16.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1122 E., 2025/3067 K. 16.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4825 E., 2025/2947 K. 15.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5171 E., 2025/2948 K. 15.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6658 E., 2025/2950 K. 15.04.2025