8. Hukuk Dairesi 2024/108 E. , 2025/1283 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/24 E., 2023/18 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları, davacı ... vekili, duruşmasız olarak davalı ... İdaresi ve asli müdahil Gayrimenkul Değerler AŞ vekilleri tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.02.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden davacı ... vekili Avukat ..., davacı ..., asli müdahil Gayrimenkul Değerler Ticaret AŞ vekili Avukat ... ile karşı taraftan Hazine vekili Avukat ... katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Hisarönü köyü, Kocakür mevki 151 ada 24 parsel sayılı 1631,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle ... zilyetliğindeyken 1985 yılında ...'a sattığı ve halen onun zilyetliğinde olduğu, ancak Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/95 Esasına kayıtlı dava dosyasında dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/137 Esasına kayıtlı dosyada, davacı ... tarafından davalı sıfatıyla Hazine ve Hisarönü Köyü Tüzel kişiliği aleyhine açılan tescil davasıyla, ... tereke temsilcisi ... ... ve ... Efendi mirasçıları ... ve arkadaşları tarafından davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği ile ... taraf gösterilerek, tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63, 64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından, tescil davasının reddi ile ...'un elatmasının önlenmesi istemiyle açılan dava birleştirilmiştir. Yargılama esnasında ..., müteriz davacıların tutunduğu tapu kaydında kendisinin de pay sahibi olduğundan muteriz davacılar yanında davaya katılmıştır. Müdahil davacı ... AŞ vekili Avukat ... müdahale dilekçesinde; müvekkil Şirket ile davacı ... ailesi arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca Şirkete düşen pay hesabı doğrultusunda tescil talep etmiştir. Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.2008 gün ve 2008/198-183 sayılı, ... tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalarda görevsizliğe ilişkin kararıyla dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 27. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece diğer davaların reddine, ...'un davasının kabulüne ilişkin verilen karar, Hazine, Orman İdaresi ve Firuzuan Topaloğlu ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 31.01.2012 tarihli, 2011/16368 Esas, 2011/589 Karar sayılı kararıyla; “...davacılardan ...'nin yargılama sırasında öldüğü anlaşıldığından, dava dilekçesi ve duruşma gününün adı geçenin tüm mirasçılarına yöntemince tebliğe edilerek, davacı sıfatıyla davayı takip etmeleri için kendilerine olanak tanınması ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması...” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan ve taraf teşkili sağlandıktan sonra, davacı ...'un davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine ve dava konusu 157 ada 24 parsel sayılı taşınmazın ev ve bahçesi niteliğiyle davacı ... adına tesbit ve tapuya tesciline, taşınmazın 1. derecede doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili, Orman İdaresi vekili ile ... mirasçıları ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.12.2013 tarihli, 2013/8726 Esas, 2013/ 11730 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle; " uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritası ile eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi dışında kalan ve orman sayılmayan yerlerden olduğundan Orman İdaresinin temyiz itirazlarının reddi gerektiği, Hazine vekili ve Muteriz davacılar ... mirasçıları ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yönünden ise; dosya kapsamında toplanan delillerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, dava konusu taşınmazların sınırında bulunan taşınmazların varsa tespitine dayanak tapu kayıtları getirtilerek taşınmazları ne olarak gösterdiklerinin belirlenmediği, usulüne uygun olarak olaylara dayalı şekilde zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılmadığı, davacılar Adviye Onay ve arkadaşlarının dayandıkları tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin olarak yapılan araştırma ve incelemenin de hüküm kurmaya elverişli olmadığı, çekişmeli taşınmazın, cinsi Mihrişah Valide ... Vakfı olan Hisarönü, Ergöz ve Gelibolu - Söğüt Çiftlik tapuları kapsamında olup olmadığı, bu tapu kayıtları kapsamında ise, geldisi olan Mihrişah Valide ... Vakfının mülk araziden tahsis edilen, sahih ve icareteynli vakıf olup olmadığı, Mart 1290 tarih 18, 19 ve 20 numaralı çiftlik tapularından paylaşım ve intikal yoluyla oluşan Ağustos 1326 tarih 2, 3 ve 4 numaralı tapularda malik olarak görülen ... ... kızı ... Hanım'ın kök tapu kaydı maliki ... ... (... ...) Efendi'nin kızı olup olmadığı, tapu kayıtlarının doğru temele dayanıp dayanmadığı, çekişmeli taşınmazın bilinen en eski tarihte kimin tarafından kullanıldığı, kimden kime kaldığı, kadastro mahkemesine aktarılan tescil davasında dayanılan zilyetliğin Medeni Kanunun yürürlüğünden 10 yıl önceye uzanıp uzanmadığı, Arazi Kanunnamesinin 20 ya da 78. madde hükümlerinin yürürlükte olup olmadığı ve somut olayda uygulanıp uygulanamayacağı; çiftlik tapu malikleri ile Hisarönü köyünden 79 kişi arasında görülüp kesinleşen Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/333-51 sayılı kararının ve davacıların sunduğu diğer kararların, davanın tarafları için kesin hüküm niteliğinde bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın bu kararların kapsamında kalıp kalmadığının araştırılmadığı, mahkemece çiftlik tapu kaydına tutunan davacı gerçek kişilerin iddiaları ve sundukları deliller, dayandıkları tapu kayıtları yöntemince uygulanmadığı, tapu kaydı uygulaması yönünden, Kadastro Mahkemesinin 05.04.2001 gün ve 1996/11-16 sayılı kararı kesin hüküm olarak kabul edilmiş ve bu dosyadaki tapu uygulamasına dayanılmışsa da, bu karar, o davanın tarafı olan tapu malikleri ... ve paydaşları yönünden Kadastro Kanunun 34. maddesi gereğince kesin hüküm oluştursa da, Kadastro Mahkemesinin sözü edilen 1996/11 E. sayılı dosyasında taraf olmayan Hazine ve bu dosyanın davacıları olan ve zilyetlikle edinme iddiasında bulunan gerçek kişiler yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı, Arazi Kanunnamesinin 78. maddesi hükmüne değer verilmesi nedenleriyle, Arazi Kanunnamesinin Medenî Kanuna aykırı düşmeyen hükümlerinin, bu arada konuyla ilgili 20. ve 78. maddelerinin yürürlükte olduğunun kabulü ile somut olayda anılan kanun hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılıp tartışılması gerektiği,mahkemece, tapu kaydının çekişmeli parselleri kapsamadığı, bir an için kapsadığı kabul edilse bile, taşınmazların Medenî Kanunun yürürlüğünden önce tapu malikleri dışındaki kişiler tarafından 10 yıldan fazla süreyle zilyet edilmesi nedeniyle, Arazi Kanunnamesinin 20. ve 78. maddeleri gereğince tapu kaydına değer verilemeyeceği kabul edildiğine göre, dayanılan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı, başka bir anlatımla dava konusu taşınmazın davacılar ve katılan gerçek kişilere ait tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı konusunda yapılan uygulamanın yetersiz olması bir yana, zilyetliğe dayanan davacı ve önceki zilyetlerin Medenî Kanunun yürürlüğe girdiği 1926 yılından önce zilyet olup olmadıkları, zilyetlikleri varsa ne zaman ve ne şekilde başladığı, zilyetliğin çekişmesiz, aralıksız, malik sıfatıyla devam edip etmediği konularındaki araştırma ve bu konuda toplanan deliller de hüküm kurmaya yeterli olmadığı, bu nedenle mahkemece; aynı tapu kayıtlarına dayanılarak açılan bir çok davadan, muteriz davacılar ... mirasçıları ve arkadaşlarının dayandığı delillerin eksiksiz olarak toplandığı aynı nitelikteki dava dosyalarından birisi kılavuz dosya seçilerek; tapu kayıtlarının uygulanması,bu tapu kayıtlarının revizyon gördüğü ya da hükmen bu tapuların uyduğu belirlenen kadastro parselleri, gerekirse mahkemedeki tüm dosyalar ve tapu sicile devredilmiş tüm dosyalar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle saptanması,Vakıf Taşınmazları ve Vakıf Hukuku Konusunda uzman bilirkişiler belirlenip, dosyadaki tarafların tutunduğu mülknameden başlanarak tüm kayıtlar ve belgeler incelettirilmeli, Mihrişah Valide ... Vakfının mülk araziden tahsis suretiyle edinilip edinilmediği, sahih vakıflardan olup olmadığı yönünde rapor düzenlettirilmesi,çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ait, en eski tarihlisinden en yeni tarihte düzenlenen memleket haritaları dahil, yöreye ait tüm memleket haritaları ile hava fotoğraflarının dosyasına eklenmesi, tapu kaydının 3402 sayılı Kanunun 20 ve 21. maddeleri hükmüne göre, sabit sınırlarla bağlantısı kesilmemek suretiyle, bu sınırlardan başlanarak, genel kadastroda revizyon gördüğü, çiftlik tapu sahipleri adına kesinleşen parseller de dikkate alınmak suretiyle uygulanarak, kayıtların yüzölçümüyle kapsadığı alanlar tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, tapu kaydının yüzölçümüyle kapsadığı alanlar içinde kalıp 4785 sayılı Kanun hükümlerine göre devletleştirilen orman alanları belirlenmesi, devletleşen orman alanları var ise,bu alanlarının yüzölçümü, tapu kayıtlarının yüzölçümünden düşüldükten sonra, artan bölümün tarım alanları ve yerleşim alanları için hüküm ifade edeceği, başka deyişle birbirlerine sınır olduğu ve toplam 14000 dönüm yüzölçümünde olduğu anlaşılan bu üç tapu kaydının yüzölçümüyle kapsadıkları alan içinde kalan ormanların devletleştirme kapsamında olduğu gözönünde bulundurularak, devletleştirilen orman alanının yüzölçümü, tapu kaydı miktarından düşüldükten sonra, kalan miktarın bir bütün halinde çiftliğin tapu kaydı kapsamındaki diğer araziler olabileceği düşünülerek muteriz davacıların tapu kayıtlarının kapsamının belirlenmesi,yapılacak bu keşifte, ayrıca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme iddiasında bulunan davacı gerçek kişi ile tapu kaydına tutunan muteriz davacı tarafların ve Hazinenin tanıkları ve yerel bilirkişiler taşınmaz başında dinlenip, zilyetliğin nasıl ve ne zaman başladığı; kaç yıl süre ile ne şekilde devam ettiği, zilyetliğin kiracı yada malik sıfatıyla olup olmadığı, tapu kayıtları kapsamında kalan bölümlerinde, Medenî Kanunun yürürlüğünden en az 10 yıl öncesine dayanan zilyetlik varsa, zilyetliğin başlangıcının ne şekilde hatırlandığı veya kendilerine bu bilgilerin ne şekilde aktarıldığı sorulup, somut olaylara dayalı yeterli ve kesin yanıtlar alınması, yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritası ile daha sonraki yıllarda düzenlenen (özellikle dava tarihi olan 08.08.1985 tarihinden 15-20 yıl öncesine ait) tüm hava fotoğrafı ve haritalar özel streaskop aletleriyle incelenip dava konusu taşınmazın bu belgelerle ne olarak göründüğü, özellikle kullanılan tarım arazisi olarak görünüp görünmediği belirlenerek bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğnun denetlenmesi, yukarıda sayılan deliller ve diğer deliller ile özellikle Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/333 E. - 1994/51 K., ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1960/104 E. - 1961/25 K. sayılı kararları ile 1189/103 Esas sayılı dava dosyası krokileri yerine uygulanması,Arazi Kanununun 45. maddesinin, Medenî Kanununun 658 ve 659. maddeleriyle zımnen yürürlükten kaldırıldığı ancak, diğer maddelerinin halen yürürlükte olduğunun kabul edilmesi, yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 27.04.1949 gün ve 1948/7-1949/7 sayılı kararıyla da Arazi Kanunun 78. maddesi hükmüne değer verilmesi nedenleriyle, Arazi Kanununun Medeni Kanun’a aykırı düşmeyen hükümlerinin, bu arada konuyla ilgili 20 ve 78. maddelerinin yürürlükte olduğunun kabulü ile somut olayda anılan kanun hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi, anlatılan şekilde yapılacak uygulama ve değerlendirme sonucunda, dava konusu taşınmazın muteriz davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı belirlendiği ya da tapu kaydı kapsamında kalmakla birlikte tapu kaydının, davacı gerçek kişi yararına hukuki kıymetini kaybettiği kabul edildiği takdirde, davacı tarafın zilyetliğinin ne zaman başladığı, nasıl devam ettiği, kimden kime geldiği hususları yerel bilirkişi ve tarafların göstereceği tanıklardan sorularak saptanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri, eski tarihli hava fotoğrafları ve ilk tescil davasının dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları ve jeolog bilirkişiler ile ziraat bilirkişilerden alınacak raporlarların denetlenmesi" gereğine değinilmiştir. Müdahil davacı ... AŞ vekili müdahale dilekçesinde; müvekkil Şirket ile davacı ... ailesi arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca Şirkete düşen pay hesabı doğrultusunda tescil talep etmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; ''davacı ... AŞ ve müdahil davacıların dayandığı tapu kayıtlarının sabit bir sınırı bulunmadığından tapu kayıtlarına miktarıyla geçerli olacak şekilde kapsam tayin edilmesinin mümkün bulunmadığı, taşınmazların Hisarönü köyü çalışma alanında tespiti yapılan ve dava konusu edilen taşınmazın miktarıyla geçerli tapu kayıtlarının kapsamında kaldığının ispatlanamadığı ve çiftlik tapularına dayanan davacıların taşınmazda zilyetliğinin de bulunmadığının Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin temyiz incelemesi nedeniyle bulunan çok sayıdaki dava dosyasından ve özellikle mahkemenin kılavuz dosya olarak kabul ettiği 2014/26 Esas sayılı dava dosyasında yapılan keşif ve alınan raporların değerlendirilmesiyle belirlendiği, davacı ... yönüyle yapılan en son tarihli keşif ve alınan raporlara göre 3402 sy 14 ve 17.maddelerine göre imar ve ihya etme suretiyle kullanımın bulunmadığı, gerçeğin en doğru bilimsel gösterimi olan 1972-1975 tarihli hava fotoğrafları, 1959 tarihli memleket haritasına göre herhangi bir kullanım yahut tarımsal faaliyet bulunmadığı gibi Kocakür mevkiindeki taşınmazların pek çoğunun 1970'li yıllarda köylüler ve zilyetlerce bir araya muhtarlıkta gelinerek kendi aralarında zilyetlik ve devir ve satışa konu olduğu, bu tarihten öncesi taşınmazların pek çoğunun hali arazi niteliğinde olduğu Marmaris Kadastro Mahkemesine gelen dosyalardan anlaşılan maddi bir gerçek olduğu, her ne kadar tescil davası (1985)'den sonra davacı ... tarafından taşınmaz kullanılmış ve açıklık ... getirilmişse de davanın açıldığı tarihten geriye doğru 20 yıllık zaman periyodunda kanunun aradığı şartlar sağlanmadığı, Mahkemenin vermiş olduğu tapu kaydına istinaden pek çok kararının Yargıtay Yüksek 8.Hukuk Dairesince teferruatlı incelendiği, pek çok kararında ... ve arkadaşlarının tutundukları Hisarönü ve Ergös (Ergöz/Öküz/ Löngöz) mevkili tapu kayıtlarına kapsam tayinin hukuken mümkün bulunmadığı ve bu nedenle davalarının reddine karar verilmesinin gerektiğinin vurgulandığı, somut durumda da kapsam tayinine gerek olmadığı, ayrıca karar düzeltme aşamasında da önceki dairelerden farklı olarak araştırmaya yönelik bozma kararlarının kaldırılarak, tescil davasının açılış tarihi itibariyle 3402 sayılı yasanın 14 ve 17.maddelerindeki şartlar lehine tahakkuk etmiş zilyetler lehine verilen kararları onadığı, bu şartların dahi oluşmadığı durumlarda ise taşınmazın niteliğine göre Orman İdaresi ya da Hazine adına karar verilmesi gerektiği belirtilerek genişletilmiş bozma/onama kararlarının verildiği, somut olayda davaya konu taşınmazın Hisarönü Köyünde olduğu, tapu kaydına tutunan davacıların tapu kaydının hukuken geçerli olmadığı gibi yeniden kapsam tayinin de emek zaman masraf kaybına neden olacağı son yüksek yargısal içtihatlara göre hukuki bir gerçek olduğu anlaşıldığından davacı ...'un ise taşınmazda tespit günü itibariyle imar ihya suretiyle 3402 sayılı yasanın 14 ve 17. maddelerindeki şartlar tahakkuk etmediği" gerekçeleriyle davacı ...'un davası ile diğer davacıların davasının reddine, Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... köyü 157 ada 24 parsel sayılı taşınmazın ev ve bahçe vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, taşınmazın 1. derece doğal sit alanında kaldığının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 7. maddesi gereğince tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları davacı ..., davalı ... İdaresi, asli müdahil Gayrimenkul Değerler AŞ tarafından temyiz edilmiştir. 1. Davacı ... ve arkadaşları, davalı ... İdaresi, asli müdahil Gayrimenkul Değerler AŞ vekillerinin tüm, davacı ...'un aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Gayrimenkul Değerler AŞ vekili, davacı ... arkadaşları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... İdaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı ... vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı ...'un taşınmazda bulunan muhdesata ilişkin temyiz itirazları bakımından; İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde her hangi bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasında, taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği belirtilmiş olup, çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği tarihten önceki tarihli 1992 yılına ait ve tespitten sonraki 2009 yılına ait uydu fotoğraflarına göre taşınmaz üzerinde yapının bulunduğu ve mahalli bilirkişi beyanlarından da söz konusu yapının davacıya ait olduğu anlaşılmakta olup, anılan kanun hükmü uyarınca, taşınmaz üzerinde bulunan yapı yönünden, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, davacı ... lehine muhdesat şerhi verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması usul ve kanuna uygun aykırı olup hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle; davacı ... ve arkadaşları, davalı ... İdaresi, asli müdahil Gayrimenkul Değerler AŞ vekillerinin tüm, davacı ...'un (2) no.lu bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle; davacı ...'un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacı ...'a iadesine, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden asli müdahil Gayrimenkul Değerler AŞ'den alınmasına, 539,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 75,70 TL'nin temyiz eden davacı ... ve arkadaşlarından alınmasına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince 28.000,00 TL'nin duruşmalı temyiz isteminde bulunan ... ve arkadaşlarından alınarak davalı Hazineye verilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Kararı temyiz eden tapu malikleri veya halefleri; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerlere ait üç adet tapu kayıtlarının olduğunu, tapu kaydı olan yerde zilyetliğe üstünlük verilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına dayanılarak kendi adlarına tesciline karar verilmesini istediklerini, daha önce Mahkemece tapu kayıtlarına dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuki geçerliliğini yitirdiği ve uygulama kabiliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davalarının reddine karar verildiği, tapuya dayanan davacılar tarafından reddedilen kararların temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16 ve 20. Hukuk Dairelerince tapuya dayanan davacıların dayanak tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararların lehlerine bozulduğu, bozma üzerine Mahkeme Hâkimince önceki kararda direnildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca takriben 20 adet dosyada tapuya dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararlarının bozulduğu, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerine karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dayanak tapu kayıtlarının geçersiz olduğuna ilişkin davanın reddedilerek kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde davacılara ait bir kısım yerin kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin ödendiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerinden bedeli ödenerek bir çok yerin satın alındığı, satın alınmaya çalışıldığı veya kiralanmak istendiği, ... Mahallesindeki taşınmazlara revizyon görerek bir kısım parsellerin tapu malikleri adına kesinleştiği, revizyon gören tapu kaydının iki sınırı ile Hisarönü’nü kapsayan tapu kaydının iki sınırının aynı olduğu, dolayısı ile diğer tapu kayıtlarının da hukuken geçerli olduğu, bazı davalar da tapu malikleri adına tesciline karar verilen dosyaların (örn.2022/8001 Esas) Dairemizce onandığı ve tapuya dayanan davacıların, tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğuna değer verilmesi gerektiği, Mahkemece yeniden taşınmazların başında keşif yapılarak taşınmazların sınırlarının belirlenerek davacıların tapusunun kapsamında kalan yerlerin tapu malikleri, ırsi veya akdi halefleri adına yazılması gerektiği kanaatinde olduğumdan kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 42de90fc35129b6e f00582666ca25e5b This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2024/108 E. , 2025/1283 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/24 E., 2023/18 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları, davacı ... vekili, duruşmasız olarak davalı ... İdaresi ve asli müdahil Gayrimenkul Değerler AŞ vekilleri tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.02.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden davacı ... vekili Avukat ..., davacı ..., asli müdahil Gayrimenkul Değerler Ticaret AŞ vekili Avukat ... ile karşı taraftan Hazine vekili Avukat ... katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Hisarönü köyü, Kocakür mevki 151 ada 24 parsel sayılı 1631,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle ... zilyetliğindeyken 1985 yılında ...'a sattığı ve halen onun zilyetliğinde olduğu, ancak Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/95 Esasına kayıtlı dava dosyasında dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/137 Esasına kayıtlı dosyada, davacı ... tarafından davalı sıfatıyla Hazine ve Hisarönü Köyü Tüzel kişiliği aleyhine açılan tescil davasıyla, ... tereke temsilcisi ... ... ve ... Efendi mirasçıları ... ve arkadaşları tarafından davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği ile ... taraf gösterilerek, tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63, 64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından, tescil davasının reddi ile ...'un elatmasının önlenmesi istemiyle açılan dava birleştirilmiştir. Yargılama esnasında ..., müteriz davacıların tutunduğu tapu kaydında kendisinin de pay sahibi olduğundan muteriz davacılar yanında davaya katılmıştır. Müdahil davacı ... AŞ vekili Avukat ... müdahale dilekçesinde; müvekkil Şirket ile davacı ... ailesi arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca Şirkete düşen pay hesabı doğrultusunda tescil talep etmiştir. Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.2008 gün ve 2008/198-183 sayılı, ... tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalarda görevsizliğe ilişkin kararıyla dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 27. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece diğer davaların reddine, ...'un davasının kabulüne ilişkin verilen karar, Hazine, Orman İdaresi ve Firuzuan Topaloğlu ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 31.01.2012 tarihli, 2011/16368 Esas, 2011/589 Karar sayılı kararıyla; “...davacılardan ...'nin yargılama sırasında öldüğü anlaşıldığından, dava dilekçesi ve duruşma gününün adı geçenin tüm mirasçılarına yöntemince tebliğe edilerek, davacı sıfatıyla davayı takip etmeleri için kendilerine olanak tanınması ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması...” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan ve taraf teşkili sağlandıktan sonra, davacı ...'un davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine ve dava konusu 157 ada 24 parsel sayılı taşınmazın ev ve bahçesi niteliğiyle davacı ... adına tesbit ve tapuya tesciline, taşınmazın 1. derecede doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili, Orman İdaresi vekili ile ... mirasçıları ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.12.2013 tarihli, 2013/8726 Esas, 2013/ 11730 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle; " uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritası ile eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi dışında kalan ve orman sayılmayan yerlerden olduğundan Orman İdaresinin temyiz itirazlarının reddi gerektiği, Hazine vekili ve Muteriz davacılar ... mirasçıları ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yönünden ise; dosya kapsamında toplanan delillerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, dava konusu taşınmazların sınırında bulunan taşınmazların varsa tespitine dayanak tapu kayıtları getirtilerek taşınmazları ne olarak gösterdiklerinin belirlenmediği, usulüne uygun olarak olaylara dayalı şekilde zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılmadığı, davacılar Adviye Onay ve arkadaşlarının dayandıkları tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin olarak yapılan araştırma ve incelemenin de hüküm kurmaya elverişli olmadığı, çekişmeli taşınmazın, cinsi Mihrişah Valide ... Vakfı olan Hisarönü, Ergöz ve Gelibolu - Söğüt Çiftlik tapuları kapsamında olup olmadığı, bu tapu kayıtları kapsamında ise, geldisi olan Mihrişah Valide ... Vakfının mülk araziden tahsis edilen, sahih ve icareteynli vakıf olup olmadığı, Mart 1290 tarih 18, 19 ve 20 numaralı çiftlik tapularından paylaşım ve intikal yoluyla oluşan Ağustos 1326 tarih 2, 3 ve 4 numaralı tapularda malik olarak görülen ... ... kızı ... Hanım'ın kök tapu kaydı maliki ... ... (... ...) Efendi'nin kızı olup olmadığı, tapu kayıtlarının doğru temele dayanıp dayanmadığı, çekişmeli taşınmazın bilinen en eski tarihte kimin tarafından kullanıldığı, kimden kime kaldığı, kadastro mahkemesine aktarılan tescil davasında dayanılan zilyetliğin Medeni Kanunun yürürlüğünden 10 yıl önceye uzanıp uzanmadığı, Arazi Kanunnamesinin 20 ya da 78. madde hükümlerinin yürürlükte olup olmadığı ve somut olayda uygulanıp uygulanamayacağı; çiftlik tapu malikleri ile Hisarönü köyünden 79 kişi arasında görülüp kesinleşen Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/333-51 sayılı kararının ve davacıların sunduğu diğer kararların, davanın tarafları için kesin hüküm niteliğinde bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın bu kararların kapsamında kalıp kalmadığının araştırılmadığı, mahkemece çiftlik tapu kaydına tutunan davacı gerçek kişilerin iddiaları ve sundukları deliller, dayandıkları tapu kayıtları yöntemince uygulanmadığı, tapu kaydı uygulaması yönünden, Kadastro Mahkemesinin 05.04.2001 gün ve 1996/11-16 sayılı kararı kesin hüküm olarak kabul edilmiş ve bu dosyadaki tapu uygulamasına dayanılmışsa da, bu karar, o davanın tarafı olan tapu malikleri ... ve paydaşları yönünden Kadastro Kanunun 34. maddesi gereğince kesin hüküm oluştursa da, Kadastro Mahkemesinin sözü edilen 1996/11 E. sayılı dosyasında taraf olmayan Hazine ve bu dosyanın davacıları olan ve zilyetlikle edinme iddiasında bulunan gerçek kişiler yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı, Arazi Kanunnamesinin 78. maddesi hükmüne değer verilmesi nedenleriyle, Arazi Kanunnamesinin Medenî Kanuna aykırı düşmeyen hükümlerinin, bu arada konuyla ilgili 20. ve 78. maddelerinin yürürlükte olduğunun kabulü ile somut olayda anılan kanun hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılıp tartışılması gerektiği,mahkemece, tapu kaydının çekişmeli parselleri kapsamadığı, bir an için kapsadığı kabul edilse bile, taşınmazların Medenî Kanunun yürürlüğünden önce tapu malikleri dışındaki kişiler tarafından 10 yıldan fazla süreyle zilyet edilmesi nedeniyle, Arazi Kanunnamesinin 20. ve 78. maddeleri gereğince tapu kaydına değer verilemeyeceği kabul edildiğine göre, dayanılan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı, başka bir anlatımla dava konusu taşınmazın davacılar ve katılan gerçek kişilere ait tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı konusunda yapılan uygulamanın yetersiz olması bir yana, zilyetliğe dayanan davacı ve önceki zilyetlerin Medenî Kanunun yürürlüğe girdiği 1926 yılından önce zilyet olup olmadıkları, zilyetlikleri varsa ne zaman ve ne şekilde başladığı, zilyetliğin çekişmesiz, aralıksız, malik sıfatıyla devam edip etmediği konularındaki araştırma ve bu konuda toplanan deliller de hüküm kurmaya yeterli olmadığı, bu nedenle mahkemece; aynı tapu kayıtlarına dayanılarak açılan bir çok davadan, muteriz davacılar ... mirasçıları ve arkadaşlarının dayandığı delillerin eksiksiz olarak toplandığı aynı nitelikteki dava dosyalarından birisi kılavuz dosya seçilerek; tapu kayıtlarının uygulanması,bu tapu kayıtlarının revizyon gördüğü ya da hükmen bu tapuların uyduğu belirlenen kadastro parselleri, gerekirse mahkemedeki tüm dosyalar ve tapu sicile devredilmiş tüm dosyalar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle saptanması,Vakıf Taşınmazları ve Vakıf Hukuku Konusunda uzman bilirkişiler belirlenip, dosyadaki tarafların tutunduğu mülknameden başlanarak tüm kayıtlar ve belgeler incelettirilmeli, Mihrişah Valide ... Vakfının mülk araziden tahsis suretiyle edinilip edinilmediği, sahih vakıflardan olup olmadığı yönünde rapor düzenlettirilmesi,çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ait, en eski tarihlisinden en yeni tarihte düzenlenen memleket haritaları dahil, yöreye ait tüm memleket haritaları ile hava fotoğraflarının dosyasına eklenmesi, tapu kaydının 3402 sayılı Kanunun 20 ve 21. maddeleri hükmüne göre, sabit sınırlarla bağlantısı kesilmemek suretiyle, bu sınırlardan başlanarak, genel kadastroda revizyon gördüğü, çiftlik tapu sahipleri adına kesinleşen parseller de dikkate alınmak suretiyle uygulanarak, kayıtların yüzölçümüyle kapsadığı alanlar tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, tapu kaydının yüzölçümüyle kapsadığı alanlar içinde kalıp 4785 sayılı Kanun hükümlerine göre devletleştirilen orman alanları belirlenmesi, devletleşen orman alanları var ise,bu alanlarının yüzölçümü, tapu kayıtlarının yüzölçümünden düşüldükten sonra, artan bölümün tarım alanları ve yerleşim alanları için hüküm ifade edeceği, başka deyişle birbirlerine sınır olduğu ve toplam 14000 dönüm yüzölçümünde olduğu anlaşılan bu üç tapu kaydının yüzölçümüyle kapsadıkları alan içinde kalan ormanların devletleştirme kapsamında olduğu gözönünde bulundurularak, devletleştirilen orman alanının yüzölçümü, tapu kaydı miktarından düşüldükten sonra, kalan miktarın bir bütün halinde çiftliğin tapu kaydı kapsamındaki diğer araziler olabileceği düşünülerek muteriz davacıların tapu kayıtlarının kapsamının belirlenmesi,yapılacak bu keşifte, ayrıca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme iddiasında bulunan davacı gerçek kişi ile tapu kaydına tutunan muteriz davacı tarafların ve Hazinenin tanıkları ve yerel bilirkişiler taşınmaz başında dinlenip, zilyetliğin nasıl ve ne zaman başladığı; kaç yıl süre ile ne şekilde devam ettiği, zilyetliğin kiracı yada malik sıfatıyla olup olmadığı, tapu kayıtları kapsamında kalan bölümlerinde, Medenî Kanunun yürürlüğünden en az 10 yıl öncesine dayanan zilyetlik varsa, zilyetliğin başlangıcının ne şekilde hatırlandığı veya kendilerine bu bilgilerin ne şekilde aktarıldığı sorulup, somut olaylara dayalı yeterli ve kesin yanıtlar alınması, yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritası ile daha sonraki yıllarda düzenlenen (özellikle dava tarihi olan 08.08.1985 tarihinden 15-20 yıl öncesine ait) tüm hava fotoğrafı ve haritalar özel streaskop aletleriyle incelenip dava konusu taşınmazın bu belgelerle ne olarak göründüğü, özellikle kullanılan tarım arazisi olarak görünüp görünmediği belirlenerek bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğnun denetlenmesi, yukarıda sayılan deliller ve diğer deliller ile özellikle Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/333 E. - 1994/51 K., ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1960/104 E. - 1961/25 K. sayılı kararları ile 1189/103 Esas sayılı dava dosyası krokileri yerine uygulanması,Arazi Kanununun 45. maddesinin, Medenî Kanununun 658 ve 659. maddeleriyle zımnen yürürlükten kaldırıldığı ancak, diğer maddelerinin halen yürürlükte olduğunun kabul edilmesi, yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 27.04.1949 gün ve 1948/7-1949/7 sayılı kararıyla da Arazi Kanunun 78. maddesi hükmüne değer verilmesi nedenleriyle, Arazi Kanununun Medeni Kanun’a aykırı düşmeyen hükümlerinin, bu arada konuyla ilgili 20 ve 78. maddelerinin yürürlükte olduğunun kabulü ile somut olayda anılan kanun hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi, anlatılan şekilde yapılacak uygulama ve değerlendirme sonucunda, dava konusu taşınmazın muteriz davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı belirlendiği ya da tapu kaydı kapsamında kalmakla birlikte tapu kaydının, davacı gerçek kişi yararına hukuki kıymetini kaybettiği kabul edildiği takdirde, davacı tarafın zilyetliğinin ne zaman başladığı, nasıl devam ettiği, kimden kime geldiği hususları yerel bilirkişi ve tarafların göstereceği tanıklardan sorularak saptanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri, eski tarihli hava fotoğrafları ve ilk tescil davasının dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları ve jeolog bilirkişiler ile ziraat bilirkişilerden alınacak raporlarların denetlenmesi" gereğine değinilmiştir. Müdahil davacı ... AŞ vekili müdahale dilekçesinde; müvekkil Şirket ile davacı ... ailesi arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca Şirkete düşen pay hesabı doğrultusunda tescil talep etmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; ''davacı ... AŞ ve müdahil davacıların dayandığı tapu kayıtlarının sabit bir sınırı bulunmadığından tapu kayıtlarına miktarıyla geçerli olacak şekilde kapsam tayin edilmesinin mümkün bulunmadığı, taşınmazların Hisarönü köyü çalışma alanında tespiti yapılan ve dava konusu edilen taşınmazın miktarıyla geçerli tapu kayıtlarının kapsamında kaldığının ispatlanamadığı ve çiftlik tapularına dayanan davacıların taşınmazda zilyetliğinin de bulunmadığının Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin temyiz incelemesi nedeniyle bulunan çok sayıdaki dava dosyasından ve özellikle mahkemenin kılavuz dosya olarak kabul ettiği 2014/26 Esas sayılı dava dosyasında yapılan keşif ve alınan raporların değerlendirilmesiyle belirlendiği, davacı ... yönüyle yapılan en son tarihli keşif ve alınan raporlara göre 3402 sy 14 ve 17.maddelerine göre imar ve ihya etme suretiyle kullanımın bulunmadığı, gerçeğin en doğru bilimsel gösterimi olan 1972-1975 tarihli hava fotoğrafları, 1959 tarihli memleket haritasına göre herhangi bir kullanım yahut tarımsal faaliyet bulunmadığı gibi Kocakür mevkiindeki taşınmazların pek çoğunun 1970'li yıllarda köylüler ve zilyetlerce bir araya muhtarlıkta gelinerek kendi aralarında zilyetlik ve devir ve satışa konu olduğu, bu tarihten öncesi taşınmazların pek çoğunun hali arazi niteliğinde olduğu Marmaris Kadastro Mahkemesine gelen dosyalardan anlaşılan maddi bir gerçek olduğu, her ne kadar tescil davası (1985)'den sonra davacı ... tarafından taşınmaz kullanılmış ve açıklık ... getirilmişse de davanın açıldığı tarihten geriye doğru 20 yıllık zaman periyodunda kanunun aradığı şartlar sağlanmadığı, Mahkemenin vermiş olduğu tapu kaydına istinaden pek çok kararının Yargıtay Yüksek 8.Hukuk Dairesince teferruatlı incelendiği, pek çok kararında ... ve arkadaşlarının tutundukları Hisarönü ve Ergös (Ergöz/Öküz/ Löngöz) mevkili tapu kayıtlarına kapsam tayinin hukuken mümkün bulunmadığı ve bu nedenle davalarının reddine karar verilmesinin gerektiğinin vurgulandığı, somut durumda da kapsam tayinine gerek olmadığı, ayrıca karar düzeltme aşamasında da önceki dairelerden farklı olarak araştırmaya yönelik bozma kararlarının kaldırılarak, tescil davasının açılış tarihi itibariyle 3402 sayılı yasanın 14 ve 17.maddelerindeki şartlar lehine tahakkuk etmiş zilyetler lehine verilen kararları onadığı, bu şartların dahi oluşmadığı durumlarda ise taşınmazın niteliğine göre Orman İdaresi ya da Hazine adına karar verilmesi gerektiği belirtilerek genişletilmiş bozma/onama kararlarının verildiği, somut olayda davaya konu taşınmazın Hisarönü Köyünde olduğu, tapu kaydına tutunan davacıların tapu kaydının hukuken geçerli olmadığı gibi yeniden kapsam tayinin de emek zaman masraf kaybına neden olacağı son yüksek yargısal içtihatlara göre hukuki bir gerçek olduğu anlaşıldığından davacı ...'un ise taşınmazda tespit günü itibariyle imar ihya suretiyle 3402 sayılı yasanın 14 ve 17. maddelerindeki şartlar tahakkuk etmediği" gerekçeleriyle davacı ...'un davası ile diğer davacıların davasının reddine, Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... köyü 157 ada 24 parsel sayılı taşınmazın ev ve bahçe vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, taşınmazın 1. derece doğal sit alanında kaldığının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 7. maddesi gereğince tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları davacı ..., davalı ... İdaresi, asli müdahil Gayrimenkul Değerler AŞ tarafından temyiz edilmiştir. 1. Davacı ... ve arkadaşları, davalı ... İdaresi, asli müdahil Gayrimenkul Değerler AŞ vekillerinin tüm, davacı ...'un aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Gayrimenkul Değerler AŞ vekili, davacı ... arkadaşları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... İdaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı ... vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı ...'un taşınmazda bulunan muhdesata ilişkin temyiz itirazları bakımından; İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde her hangi bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasında, taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği belirtilmiş olup, çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği tarihten önceki tarihli 1992 yılına ait ve tespitten sonraki 2009 yılına ait uydu fotoğraflarına göre taşınmaz üzerinde yapının bulunduğu ve mahalli bilirkişi beyanlarından da söz konusu yapının davacıya ait olduğu anlaşılmakta olup, anılan kanun hükmü uyarınca, taşınmaz üzerinde bulunan yapı yönünden, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, davacı ... lehine muhdesat şerhi verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması usul ve kanuna uygun aykırı olup hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle; davacı ... ve arkadaşları, davalı ... İdaresi, asli müdahil Gayrimenkul Değerler AŞ vekillerinin tüm, davacı ...'un (2) no.lu bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle; davacı ...'un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacı ...'a iadesine, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden asli müdahil Gayrimenkul Değerler AŞ'den alınmasına, 539,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 75,70 TL'nin temyiz eden davacı ... ve arkadaşlarından alınmasına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince 28.000,00 TL'nin duruşmalı temyiz isteminde bulunan ... ve arkadaşlarından alınarak davalı Hazineye verilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Kararı temyiz eden tapu malikleri veya halefleri; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerlere ait üç adet tapu kayıtlarının olduğunu, tapu kaydı olan yerde zilyetliğe üstünlük verilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına dayanılarak kendi adlarına tesciline karar verilmesini istediklerini, daha önce Mahkemece tapu kayıtlarına dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuki geçerliliğini yitirdiği ve uygulama kabiliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davalarının reddine karar verildiği, tapuya dayanan davacılar tarafından reddedilen kararların temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16 ve 20. Hukuk Dairelerince tapuya dayanan davacıların dayanak tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararların lehlerine bozulduğu, bozma üzerine Mahkeme Hâkimince önceki kararda direnildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca takriben 20 adet dosyada tapuya dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararlarının bozulduğu, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerine karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dayanak tapu kayıtlarının geçersiz olduğuna ilişkin davanın reddedilerek kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde davacılara ait bir kısım yerin kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin ödendiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerinden bedeli ödenerek bir çok yerin satın alındığı, satın alınmaya çalışıldığı veya kiralanmak istendiği, ... Mahallesindeki taşınmazlara revizyon görerek bir kısım parsellerin tapu malikleri adına kesinleştiği, revizyon gören tapu kaydının iki sınırı ile Hisarönü’nü kapsayan tapu kaydının iki sınırının aynı olduğu, dolayısı ile diğer tapu kayıtlarının da hukuken geçerli olduğu, bazı davalar da tapu malikleri adına tesciline karar verilen dosyaların (örn.2022/8001 Esas) Dairemizce onandığı ve tapuya dayanan davacıların, tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğuna değer verilmesi gerektiği, Mahkemece yeniden taşınmazların başında keşif yapılarak taşınmazların sınırlarının belirlenerek davacıların tapusunun kapsamında kalan yerlerin tapu malikleri, ırsi veya akdi halefleri adına yazılması gerektiği kanaatinde olduğumdan kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 42de90fc35129b6e f00582666ca25e5b ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/108 E., 2025/1283 K. (18.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/108
- Karar No
- 2025/1283
- Karar Tarihi
- 18.02.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4145 E., 2025/1221 K. 18.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3207 E., 2025/1244 K. 18.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2735 E., 2025/1241 K. 18.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1311 E., 2025/1281 K. 18.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5077 E., 2025/1261 K. 18.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4695 E., 2025/1253 K. 18.02.2025