8. Hukuk Dairesi 2023/4695 E. , 2025/1253 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2051 E., 2023/267 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/33 E., 2022/60 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... ili, .. ilçesi, .. köyü 151 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 3.447,83 metrekare yüzölçümü, susuz tarla vasfı ile, davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... vekili, .. ili, Merkez ilçesi, .. köyü sınırları dahilinde yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. madde çalışmasında dava konusu 151 ada 1 parsel numaralı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini ancak davalı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşmediğini belirterek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tescilini istemiştir. İlk olarak İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline şeklinde hüküm kurulmuş, hükmün, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri itibarıyla kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf talebi reddedilmiş, bu karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince 01.03.2018 tarihli ek kararla temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ve işbu ek karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce davacı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2018 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.01.2018 tarihli kararının esastan istinaf incelemesi yapılmak üzere bozulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince esastan yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının eksik inceleme ve araştırma sebebiyle kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davalı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddeleri uyarınca mülk edinme koşullarının gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu ..... ili, ... ilçesi, .. köyü, ... mevkinde kain 151 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince keşfin usulüne uygun olarak yapıldığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu, dava konusu taşınmaz yönünden kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin kanuni şartların davalı lehine gerçekleştiği sonuç olarak kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine dair verilen karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 07.12.2012 tarihinde ilân edilen 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan orman kadastrosu ve 2/b çalışması vardır. İlk Derece Mahkemesince, davalı lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dosya kapsamında 17.04.2017 tarihinde yapılan ve tutanakta ...'un da hazır olduğu belirtilen ilk keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerince dava konusu taşınmazın 20 sene önce davalı ...'a babasından kaldığı, öncesinde gerek babası gerek davalı tarafından sürekli olarak kullanıldığı, babası vefat ettiğinden beri burasının ekilmediği, 1980 den beri davalının babasının burada arpa, buğday ektiğini belirttikleri ancak tespit maliki olan davalı ...'un 26.04.2017 tarihli dilekçesi ile "...Hazine tarafından aleyhime açılan davaya bir itirazım yoktur, söz konusu dosyada dava edilen tarla ile benim bir ilgi ve alakam yoktur, bu nedenle dosyadan feragat ediyorum. Söz konusu arazinin Hazine üzerine bırakılmasına da bir diyeceğim yoktur” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı ...'un yargılama sırasında ölmesi sebebiyle mirasçılarına karşı devam eden yargılamada yapılan 2. keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler dava konusu taşınmazın davalı ...'un kullanımında olduğunu, ...'a bu taşınmazın babasından kaldığını ancak buna yaşlarının yetmediğini, kendilerinin sadece 40-50 yıldır ... tarafından arpa, buğday gibi hububat ekilmek suretiyle tarım arazisi olarak kullanıldığını iyi bildiklerini belirttikleri, Mahkemece dinlenen mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişileri ile ...'un 26.04.2017 tarihli dilekçesindeki beyanı çeliştiği halde davalının beyanı üzerinde hiç durulmadan, ortaya çıkan çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Öte yandan; hükme esas alınan orman raporunda incelenen 1950, 1973, 1985 hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın kısmen açıklık alan, kısmen bağlık ve meyve ağacı olan orman sayılmayan alana isabet ettiği, taşınmazın içerisinin yıllık otsu bitkilerle kaplı tarla durumunda olup, içerisinde orman ağacı ve orman altı bitki örtüsü bulunmadığı, kalker taşı ana kayadan oluşan, taşlı, sığ, kıraç balçık toprak tipinde olduğu; jeodezi raporunda 1950 hava fotoğrafında taşınmazın içinde ağaç izlerinin bulunduğu, tarımsal faaliyet izlerinin bulunmadığı, 1973, 1985, 1999, 2011 ve 2020 hava ve uydu fotoğraflarında taşınmazın içinde ağaç izlerinin bulunduğu, kısmen tarımsal faaliyet izlerinin bulunduğu; ziraat raporunda dava konusu taşınmazın tarımsal amaçlı kullanılmakta olup, 3. sınıf kuru tarım arazisi olduğu, keşif günü itibarıyla sürülmemiş olduğu, yaklaşık 35 yılı aşkın süreden beri tarımsal faaliyet yapıldığı belirtilmiştir. Dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerince dava konusu taşınmazda arpa, buğday vs. ekilmek suretiyle zilyetliğin sürdürüldüğünün belirtildiği, alınan orman raporunda taşınmazın 1950, 1973, 1985 hava fotoğraflarında kısmen bağlık ve meyve ağacı olan alan olarak belirtildiği, jeodezi raporunun ise anlaşılmaz olduğu 1973 yılından 2020 yılına kadar incelenen hava fotoğraflarında taşınmazın içinde ağaç izlerinin bulunduğu, kısmen tarımsal faaliyet izlerinin bulunduğunun belirtildiği ancak bahsedilen ağaçların ne ağacı olduğunun dahi belirtilmediği, alınan raporlara eklenen fotoğraflarda da dava konusu taşınmazın bir kısmının üzerinde taşlar bulunduğu ve ziraat raporundaki incelemenin taşınmazın evveliyatını ve mevcut durumunu açıklamada yetersiz olduğu görülmüş ve dolayısıyla dava konusu taşınmazın evveliyatının imar ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı, imar ihyaya muhtaç yerlerden ise imar ihyanın ne zaman tamamlandığı, taşınmazda zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü, terk olup olmadığı hususlarında tereddüt hasıl olmuştur. Ayrıca dava konusu taşınmazın ilk yapılan tapulama çalışmasında neden tespit harici bırakıldığı, komşu taşınmazlarda tapulama parseli varsa tutanakları getirtilip dava konusu taşınmaz yönünü ne okuduğu hususları üzerinde de durulmamıştır. Kabule göre de; fen bilirkişisi tarafından hazırlanan krokide dava konusu taşınmazın sınırında dere olduğu halde çekişmeli taşınmazın dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığı, aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığı hususlarında inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve bir jeoloji mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (..-.. veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca Mahkemece öncelikle tespit maliki olan davalı ...'un beyanı dikkate alınarak, keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, özellikle dava konusu taşınmazda zilyetlikle kazanılabilecek ve imar ihyanın tamamlandığı bir bölüm olup olmadığı üzerinde titizlikle durularak, yoğun taşlık yapıdaki yerlerde imar ihyanın tamamlandığının kabul edilemeyeceği de dikkate alınarak dava konusu taşınmazın çeşitli yönlerden fotoğrafları eklenmek, Mahkeme gözlemine yer vermek ve dosyada daha önce alınan raporlarla ortaya çıkan ve çıkacak çelişkileri gidermek suretiyle yapılacak inceleme sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e1bb90ff3df6f4a9 eef0a97947e20e0a
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4695 E., 2025/1253 K. (18.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4695
- Karar No
- 2025/1253
- Karar Tarihi
- 18.02.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/108 E., 2025/1283 K. 18.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1311 E., 2025/1281 K. 18.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5077 E., 2025/1261 K. 18.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6185 E., 2025/1195 K. 17.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6804 E., 2025/1196 K. 17.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6655 E., 2025/1199 K. 17.02.2025