Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/102 E., 2025/2664 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/102 E., 2025/2664 K. (07.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/102
Karar No
2025/2664
Karar Tarihi
07.04.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/102 E. , 2025/2664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/2 E., 2023/22 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... köyü 138 ada 3, 4, 5, 6 ve 7 parsel sayılı sırasıyla 12.599,48 m² 8.555,95 m², 7.901,22 m², 6.345,40 m² ve 6.938,34 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsiz ve belgesizden ırsen intikal, paylaşım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile sırasıyla ..., ..., ..., ...ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile her bir parsel hakkında ayrı ayrı dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilmiştir. Müdahil Orman İdaresi ise, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 138 ada 3, 4, 5, 6 ve 7 sayılı parsellerin her birinin (B) harfi ile işaretlenen kesimlerinin tarla niteliği ile tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş ise de; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.07.2008 tarihli ve 2008/5699 Esas, 2008/10784 Karar sayılı ilamıyla, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurul raporunda bu bölümlerin 1948 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı açıklanmış olmakla beraber taşınmazların memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumları belirlenmediği gibi, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları yönünden yapılan araştırmanın da yeterli olmadığı belirtilerek, kararda ayrıntılı bir şekilde açıklanan yöntemle orman ve zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince, davaya konu taşınmazların (3/B), (4/B), (5/B), (6/B) ve (7/B) rumuzu ile gösterilen kısımlarının tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 10.02.2021 tarihli ve 2020/3780 Esas, 2021/991 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma kararı gereği yerine getirilmeden, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Yöntemine uygun şekilde kesinleşmiş orman kadastrosuna dair harita ve tutanaklar uygulanmak ve eski tarihli hava fotoğrafı incelenmek suretiyle taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında olduğu ve öncesi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenmiş olup, Mahkemenin buna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, bozma kararında değinildiği halde 1980-1985’li yıllara ait hava fotoğrafları incelenmemiş, ziraat bilirkişisinin taşınmazların uzun yıllardan bu yana toprak işlemesi yapılarak tarla bitkilerinden arpa, buğday, fiğ, burçak vb bitkiler yetiştirilmek suretiyle kullanıldığı ve son 5-6 yıldır herhangi bir sebepten işlenmediği yönündeki tespiti gerçeğin bir görüntüsü olan hava fotoğrafları ile denetlenmemiştir." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kadastro tespitine itiraz mahiyetinde olduğu, davacı Maliye Hazinesinin dava konusu edilen 138 ada 3,4,5,6,7 parsel sayılı taşınmazların imar ihya edilmediği, taşlık, kayalık, çalılık ve boş yerlerden olduğu ve tarım arazisi olmadığı iddiası ile kişiler adına yapılan tespitlerin iptal edilerek taşınmazların şerhsiz olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini talep ettiği, mahkememizce verilen 17/10/2017 tarih 2008/513 esas 2017/13 karar numaralı ilam Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 2020/3780 Esas, 2021/991 Karar numaralı ilamı ile taşınmazların kısmi olarak 3B, 4B, 5B, 6B ve 7B kısımları açısından bozulmasına karar verilmiş, devamında mahkememizce tekrardan keşif icra edilmiş, alınan mahalli bilirkişi beyanında bu kısımların öncesinin davalıların annesi ...'ye ait olduğunu, ...'nin erkek kardeşleri tarafından taşınmazların 50 yılı aşkın süre önceden beridir arpa, buğday ekerek tarım arazisi olarak kullanıldığını, ... evlenince bu babadan kalan taşınmazları diğer kardeşlerinden eşi ile beraber satın aldıklarını, satın alınmadan sonra ... ve eşi kullanmaya devam ettiklerini, ...'nin eşi 98 yılında ölünce ... kendi rızası ile taşınmazları çocuklarına verdiğini, çocuklarının da eşit bir şekilde taksim yaptıklarını, alınan tespit bilirkişi beyanında mahalli bilirkişilerin beyanlarının desteklendiği, alınan jeodezi ve fotogrametri raporunda 1956 tarihli hava fotoğrafında dava konusu B rumuzlu yerlerin açık olduğu ve tarımsal faaliyet yapıldığı, 1992 tarihli hava fotoğrafından ise B rumuzlu yerlerin tarımsal faaliyette bulunduğu, arazi sınırlarının belirgin olduğu, dava konusu yerlerin 1956 yılından beridir tarımsal olarak kullanıldığı belirtilmiş, alınan üçlü ziraat bilirkişi kurul raporunda 56 ve 92 yılı hava fotoğraflarında tarımsal faaliyet yapıldığının gözlemlendiği, taşınmazın tabanında toprak işlemeli tarım yapılmış ve yapılmaya uygun yapıda olduğu, toprak yapısının tipik Akdeniz toprağı olduğu belirtilmiş, alınan raporlar, beyanlar ve diğer delillerden taşınmazın 70-80 yıl evvelinden davalıların kök murisi tarafından tarım toprağı olarak kullanılmaya başlandığı, daha sonra kök muris ölünce çocuklarına intikal ettiği çocukları tarafından tarım toprağı olarak kullanılmaya devam edildiği, çocuklardan ... evlenince eşi ile birlikte diğer kardeşlerinden babadan kalma olan bu yerleri satın aldıkları devamında ...'nin eşi ölünce ... taşınmazlardaki hakkını çocuklarına verdiği, çocuklarının aralarında anlaşarak taksim yaptıkları ve keşif esnasında taksim edilen kısımların kime düştüğünü, ayrıldıklarını gösterdiğini, tarafsız kişiler tarafından beyan edilmiş, bu beyanlar harita bilirkişisinin ve üç kişilik ziraat bilirkişilerinin raporları ile denetlenmiş ve 1956 yılı ve 1992 yılı hava fotoğraflarında taşınmazların tarım toprağı olarak kullanıldığı tespit edilmiş ve beyanlar desteklenmiş ayrıca ziraat raporunda taşınmazların toprak yapısının tarım toprağı olduğu, sahipsiz çalılık boş yerlerden olmadığı belirtilerek alınan beyanlar desteklenmiş, böylece kadastro tarihi olan 2008 yılından geriye yönelik olarak 20 yıl olağanüstü zilyetlik ve imar ihyanın keşif tarihi olan 2023 yılından geriye 50 yılın üzerinde dolayısıyla kadastro tarihinden yaklaşık 30 yılı aşkın süre evvel tamamlandığı anlaşılmış, bu gerekçeye taşınmazın 56 yılı hava fotoğrafından tarım toprağı olarak kullanılması ve kullanımın kadastro tespit tarihine kadar aralıksız sürdürüldüğü hususları davada gerçekleştiği için ulaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine;..ili .. ilçesi ... Mahallesinde kain 138 ada 3,4,5,6,7 parsel sayılı taşınmazların harita bilirkişisinin raporunda 138/3B, 4B, 5B, 6B, 7B harfleri ile gösterilen kısımların sırası ile 138 ada 3, 4, 5, 6, 7 parsel numaraları ile ve yine sırası ile 7.482,59 m², 4.668,49 m², 4.337,65 m², 4.371,56 m², 4.204,95 m² yüzölçümleri ile tarla vasıflarında sırası ile 138 ada 3 parselin ..., 138 ada 4 parselin ..., 138 ada 5 parselin ..., 138 ada 6 parselin ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ..., ... adlarına hisseleri oranında, 138 ada 7 parselin ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı Hazine vekili ve müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı Hazine vekili ve müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı