8. Hukuk Dairesi 2024/1003 E. , 2025/3562 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/794 E., 2023/1147 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/143 E., 2022/439 K. Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar ve bir kısım asli müdahil vekili ile asli müdahiller ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar ve bir kısım asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Ordu ili ... ilçesi ...Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5304 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesi gereğince yapılan orman kadastro çalışmasında, 104 ada 1 parsel sayılı 15.545.953,12 m² yüz ölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları vekili 11.06.2015 havale tarihli dava dilekçesinde; ........... ili ... ilçesi ...köyü (..........) .............mevkili T. Sani .......arih numara ......, cilt ........, sayfa ........aynı yerde bulunan ................da feyzi yeri mevkili T. Sani ....... numara ......., cilt ........., sayfa ........... yine aynı yerde bulunan T Sani ...yine aynı yerde bulunan T. Sani ..., aynı yerde bulunan Haziran 1935 tarih, numara , cilt ., sayfa .........., yine aynı yerde bulunan 10.06.1944 tarih numara ......, cilt ....., sayfa ........ yine aynı yerde bulunan 17.06.1952 tarih numara ..., cilt ...., sayfa........, yine aynı yerde bulunan 17.06.1982 tarih numara ........, cilt ........, sayfa .........ve yine aynı yerde bulunan.............Salağında mevkili 17.06.1952 tarih numara ........., cilt ......... sayfa 1.......... da kayıtlı taşınmazların müvekkillerinin tapu ile malik ve hissedarları bulunduğu taşınmazlar olduğunu, yapılan kadastro çalışması sırasında bu yerlerin 104 ada 1 parsel adı altında orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların ormanla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, kadimden beri müvekkillerinin ve murislerinin malik ve zilyetinde bulunulduğunu, bu yerlerin bir kısmının bizzat davalı Hazine tarafından müvekkillerine ve murislerine bedeli karşılığında satılan yerler olduğunu, kadastro tespitleri sırasında müvekkillerinin yasal ve anayasal olarak koruma altında bulunan mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, yapılan tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacıların hisseleri oranında tapuya tescil edilmesini istemiştir. Asli müdahil ... vekili 30.06.2016 havale tarihli müdahale dilekçesinde; açılan davada asli müdahilin de aynı yerde tapu ile malik, hissedar ve aynı zamanda zilyetliğinin bulunduğunu ileri sürerek davacılar yanında asli müdahil sıfatıyla davaya katılma taleplerinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil ... vekili 26.02.2020 havale tarihli müdahale dilekçesinde; 17.06.1952 tarih, cilt ..., sayfa......., sıra ........ da kayıtlı taşınmazın müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek davaya katılma taleplerinin kabulünü istemiştir. Asli müdahil ... vekili 04.03.2020 havale tarihli müdahale dilekçesinde; 17.06.1952 tarih, cilt 39, sayfa 42, sıra 19 da kayıtlı taşınmazın müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek davaya katılma taleplerinin kabulünü istemiştir. Asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili 19.11.2020 havale tarihli müdahale dilekçesinde; açılan davada asli müdahillerin de aynı yerde tapu ile malik, hissedar ve aynı zamanda zilyetliğinin bulunduğunu ileri sürerek davacılar yanında asli müdahil sıfatıyla davaya katılma taleplerinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... 04.11.2020 tarihli keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerin ayrıntılı olarak alınan beyanlarından taşınmazın evvelce hayvan otlatılan bir arazi olduğu, çok önceleri Ermenilere ait olduğu ve ............. olarak bildikleri Ermenilerden kaldığı, daha sonra Ermenilerin burayı ... olarak bildikleri ...’e sattıklarını beyan ettikleri, davacılar ve asli müdahillerin tutundukları 1982 tarih cilt 117 numaralı zabıt kaydının hudutları itibarı ile uygulanmasından ve sunulan fen bilirkişisi raporundan taşınmazı kapsamına aldığı ancak yine keşfe müteakip sunulan orman bilirkişi heyetinin 07.01.2021 tarihli heyet raporundan ...Mahallesi 104 ada 2 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve dava konusu taşınmazın da fen bilirkişisi raporundan 104 ada 2 parsel numarasını ifraz görmekle aldığı ve neticeten dava konusu taşınmazın orman olduğunun sabit olduğu ancak davacının eldeki davası ile tapu iptali ve tescil isteminde bulunduğu, üzerinde orman emvali ağaçların bulunduğu veya salt orman toprağı olan taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 16 ve 18 maddeleri mucibince Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunabileceği ve ormanların özel kanunları hükümlerine göre de özel mülkiyete tahsis ve tesis edilemeyeceği, eski tapu kayıt malikinin tapu kaydının her ne kadar kadastro tespiti ile oluşan mevcut tapu kaydı karşısında işleme alınamayacağı bilinmekte ise de eski tapu kayıt maliklerinin bundan kaynaklanan ve doğan tazminat haklarının baki kalacağı, nitekim davacıların 2021/241 Esas sayılı dosyada bu cihetten Devlet aleyhine tazminat davası ikame ettikleri ..." gerekçesiyle, davacı ve asli müdahillerin davasının reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacılar ve bir kısım asli müdahil vekili ile asli müdahiller ... ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, uzman orman bilirkişi heyeti tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmiş olduğu, orman sayılan yerlerin zilyetlikle kazanılmasının hukuken mümkün bulunmadığı, nizaya konu taşınmaz bölümünün davacılar ve asli müdahillerin dayanağı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilse dahi dayanak tapu kaydının 4785 sayılı Kanun karşısında hukuki değerini yitirecek olduğu ve asli müdahilin dilekçe tarihi itibari ile de hak düşürücü sürenin de geçmiş olduğu, nihai olarak davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince davacılar vekilinin ve asli müdahiller vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar ve bir kısım asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar ve bir kısım asli müdahiller vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; delillerin değerlendirilmesinde isabetsiz davranıldığı, alınan bilirkişi raporu ile dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile dava konusu yerlerin davacı ve asli müdahillerin dayandığı tapu kaydı kapsamı içerisinde kaldığının sabit olduğu, dava konusu taşınmazı usulüne uygun şekilde herhangi bir istimlak işlemi yapılmadan davacıların mülkiyetinden alarak hazinenin mülkiyetine geçirilmesinin açıkça yerleşik ve Uluslararası hukuka ve bağlayıcılığı anayasal hükümlerle sabit olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırı olduğunu, Yargıtayın istikrar kazanmış kararlarında 10 yıllık hak düşürücü sürenin ormanlar açısından geçerli olamayacağını ve bu taşınmazlar için her zaman tapu iptali davası açılmasının mümkün olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ve bir kısım asli müdahilled vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1003 E., 2025/3562 K. (08.05.2025) – Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1003
- Karar No
- 2025/3562
- Karar Tarihi
- 08.05.2025
- Konu
- Tazminat, Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1499 E., 2025/3565 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6450 E., 2025/3564 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6632 E., 2025/3563 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1004 E., 2025/3561 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/998 E., 2025/3560 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4697 E., 2025/3510 K. 07.05.2025